Bir Sibirya Hikayesi: Züleyha...

loading
24 Kasım, Salı
£

10.60

9.44

$

7.95

DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga Özsağlam
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga Özsağlam
A- A A+

Bir Sibirya Hikayesi: Züleyha...

Aslında yazının tam başlığı "Bir Sibirya Hikayesi: Züleyha Gözlerini Açıyor", ancak teknik anlamda bir sıkıntı teşkil etmemesi için başlığı üç nokta koyarak tamamladım...

Rusya’da son 15 yıldır güzel filmler çekiliyor diyebilirim, ancak Rusya dizilerinin pek de iyi olduğunu söyleyemem...

Geçtiğimiz hafta Rossiya 1 kanalında "Züleyha Gözlerini Açıyor" dizisine rastladım, dizi ilgimi çekmişti, ancak 5. Bölümündeydi... Rusya’da çekilen tüm film ve dizileri youtube’da yer aldığını bilerek hemen youtube’a bağlandım, bu arada diğer yandan da diziye ilişkin entelektüel dostum Ulaş Gökçe’ye mesaj attım,  Gökçe: "Rusya’da çok tartışma yarattı bu dizi ve kitabı bak bakalım hocam dedi..."

Madem ki tartışma yarattı bunu izlemeliyim dedim kendi kendime...

Dizi 2015 yılında  Tatar yazar Güzel Yakhina tarafından yayınlanan romandan esinlendi...  Yakhina’nın romanı bu yıl başında Türkçeye Nilüfer Natalia Denissova tarafından çevrildi...

Önce diziyi izlememe karşın romanı da en kısa zamanda okuyacağım...

Roman, sanat eleştirmenlerine göre Sovyet tarihine yönelik eleştirel bir  bakışı yansıtıyor... kimisi için ise o döneme haksızlık edildiği ifade ediliyor...

Benim için ise romandan esinlenerek dizinin çekilmesi ve Rusya’nın devlet televizyonunda yayımlanması ise tarihsel bir yüzleşmeyi ifade ediyor...

Sovyet tarihinin en acı verici hikayeleri Stalin dönemine aittir... Bu acı verici hikayelerin başında ise toprakların kolektifleştirilmesi ve Kolhoz-Solhoz (kolektif tarımcılık) sistemi vardı...  Devlet eliyle zorla oluşturulan bir yapı vardı ve bu yapı insanları hem mutsuz etmiş  hem de üretimin düşmesine de neden olmuştu...

Stalin döneminde İnsanların zorunlu olarak göç ettirilmeleri, ailelerin bölünmesi ve korporatist otoriter bir yapının kurulması söz konusuydu...

Dizide yukarıda bahsettiklerimiz yalın ama etkili bir şekilde anlatılıyor...

Dizi Züleyha üzerine kurgulanıyor, Züleyha karakterini son dönemde sanatsal anlamda Rusya’da adından çok söz ettiren Çulpan Hamatova canlandırıyor...

Züleyha, küçük bir Tatar köyünde despot karakterli eşi Murtaza ile yaşıyordu... Murtaza Gulag kamplarına ve kolhoz sistemine karşı gelen bir karakteri de temsil ediyordu ve sonuçta Stalin’in askerleri tarafından öldürülüyor...

Züleyha ise 1930 yılından 1946 yılına kadar Sibirya’nın ücra bir yerine sürülüyor. Elbette Züleyha sürgünde yalnız değil, farklı etnik gruplardan oluşan akademisyen, tıp doktoru, sanatçı ve köylülerle birlikte bu ücre yerde çalışma kampında yaşamını sürdürmek zorunda kalıyor.

Dizi, Tatar, Çuvaş, Rus, Alman ve Aşkenaz gibi etnik unsurların birbirleriyle olan ilişkilerini ve günün sonunda var olabilmek adına dayanışmalarını da gösteriyor...

Bolşevik devrimine karşın, yozlaşmanın siyasal kültür olarak devam ettiği dizide açıkça işleniyor... Sovyet devriminin 1930 ve 1940’lı yıllardaki erkek egemen ve cinsiyet ayrımcı yapısı  da dizide olabildiğince vurgulanmış...

Baskının, şiddetin zirvede olduğu ve özgürlüklerin kısıtlandığı bir ortamda Sibirya’nın sert iklimiyle mücadele etmeye zorlanan insanlar...

Tüm bu şartlar altında Züleyha karakteri ön plana çıkıyor, bir annenin yeni doğan bebeği Yusuf ile yaşam savaşını izliyorsunuz...

Diziyle ilgili genel hatlarıyla bilgileri vermeye çalıştım...

Tarihle yüzleşme açısından bence Rusya devlet televizyonu Rossiya 1 kanalı iyi bir iş yapmış.Sovyetler Birliği insanlığa çok şey kazandırmış olabilir, ancak özellikle Stalin döneminde yaşananları da anımsamak adına 8 bölümlük bu diziyi mutlaka izleyin derim...

Not: Dizi Rusça dilinde ancak youtube üzerinde  bunu bir şekilde farklı dillerde alt yazılı izleme şansı yaratılabilir sanırım... Ancak sadece Rusça izlemek bile görsellikle bir çok şeyin anlaşılmasına yetiyor. Elbette, romanı da okuyalım derim...

Diziye göz atmak için >>>>>

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.