DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

Bir Ofis Romansı (Служебный роман)

Yayın Tarihi: 15/02/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Bu haftaki yazımda ne Corona salgınınının küresel etkilerinden, ne Doğu Akdeniz’deki gerilimden ne de hükümetin hatalarından-yanlışlarından bahsedeceğim...

Yeteri kadar herkesin morali bozuk ve canı sıkılmış durumda...

Moral vermek için İkinci Dünya Savaşında halkına moral veren Dmitri Shostakovich gibi yeteneğim de yok müzik alanında!

Amacım sizlerle sinema tarihine yolculuk yapmak açıkçası...

Sinema yaşamı yansıtan bir sanat...

1977 yılında çekilen Bir Ofis Romansı (Служебный роман) isimli filmi yıllar önce izlemiştim…

Geçtiğimiz günlerde film birden aklıma geldi...

Youtube üzerinden filmi televizyonda tekrardan izledim...

İzlediğin filmi niye ikinci kez izliyorsun diye sorabilirsiniz...

Filmler yaşamı yansıtıyor, bu yaşamı yansıtma kimi zaman abartılı olabilmekte kimi zaman ise gayet sade bir şekilde...(bilimkurgular hariç diyeceğim ama bugünlerde salgınla ilgili çekilen bilim kurgu filmleri gerçek oluyor!)

Evet yaşamı yansıtan filmler aslına bakarsanız insanın zihniyetini, siyasal ve ekonomik sistemi, toplumsal yapıyı da yansıtıyor...

Siyaset felsefesi açısından filmin çekildiği döneme dair bir kez daha düşünüyorsunuz... (İnsani gaile bağlamında!

İşte bu sebeplerden dolayı filmi ikinci kez izledim...

(Not:Film Rusça , ancak filmi Türkçe veya İngilizce alt yazılı izleme şansınız da var)

Film, 1970’li yıllarda Moskova’daki istatistik bürosunda çalışanların birbirleriyle olan ilişkilerini anlatıyor...

Filmin yönetmeni Eldar Ryazanov...

Film aslında Ryazanov’un yazdığı bir tiyatro eserinden esinlenerek sinemada yerini almış...

Dönemine göre film oldukça eleştirel...

Güldürürken düşündüren bir film...

Demir Perdede insanların ilişkilerde yaşadıkları hiyerarşi, duygusal yaklaşımlar ve kıskançlıklar kapitalist dünyayı pek de aratmayacak nitelikte olduğu filmde irdeleniyor...

Dahası da var, Batı hayranlığı ve Avrupa menşeli ürünlere olan düşkünlük yalın bir şekilde filmde anlatılıyor...

Marka bağımlılığı o dönemde Sovyetlerin kalbine kadar girmiş meğer !

Zihniyet ve toplumsal yaşamın yanı sıra devlet mekanizması ve emekçi kesimler arasındaki ilişkiler v.s. bu filmde bir çırpıda gözünüze çarpacaktır diye düşünüyorum...

Yukarıda da bahsettiğim üzere film güldürürken düşündürüyor...

Komsomolda eğitim almış imaja sahip ve iş yerinde ciddiyetinden taviz vermeyen sert bir kadın müdür, yaşamını frenleyen ancak sonra değişen...

İlgili istatistik ofisinde lüksü ve Avrupa Menşeli ürünlerin arayışında olanlar...

Dedikodu yapanlar! Birbirinin kuyusunu kazanlar v.s.

Çok daha fazla detay vermemekte yarar var diye düşünüyorum, aksi halde filmin tadı kaçacak...

Sovyet döneminde iş yaşamını zihin emekçilerinin gözleriyle ve davranışlarıyla izlemeye ne dersiniz? Bence kaçırmayın izleyin, gişe rekorları kırmış olan bu film sizlere çok şey anlatacak ve katacaktır diye düşünüyorum...

Herkese iyi seyirler, yaşam devam ediyor....

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM yazıları