DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

İktidar, bilgi ve sözde daimi doğrular!

Yayın Tarihi: 17/05/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Bu haftaki yazımı yazmazdan önce ‘’bilgi’’ üzerine düşündüm... iktidar-bilgi-toplum ve birey üzerine kafa yordum kendimce...

Ardından Michael Foucault geldi aklıma bilgi ve iktidar ilişkisi üzerine düşünürken... Ben Foucault’dan hareketle düşünmemiştim bilgi kavramını son bir kaç gündür... Ancak bu konuda bir şeyler yazmak gerekliliğine inandığım andan itibaren Foucault’un argümanlarına ilişkin de düşünüp bağlar kurulabilir mi diye kendi kendime sordum...

Foucault’a göre iktidar ve bilgi arasındaki ilişki tek yönlü değildir, bir bakıma sürekli olarak birbirlerini yeniden üretirler. İktidarlar kendilerini var etmek için sürekli bilgi üretirler, diğer yandan ise bilgi de sürekli bir halde iktidar oluşturabilecek bir zemini kurar... Başka bir deyişle iktidar ve bilgi arasında sürekli bir etkileşim vardır...  (Çelebi:2013).

İktidar ve bilgi arasındaki ilişki içerisinde özne olmak da önemlidir, öyle ki özne olunamıyorsa iktidardan da bahsetmek pek de mümkün değildir.... Sonuçta, iktidar-bilgi arasındaki etkileşimden bir özne ortaya çıkar...

Bu özne de iktidardır aslında!

Modernite ve iktidar arasında da bağ vardır ve bu da Foucault’un belirtiği üzere moderniteyle birlikte yerleşen iktidarın ‘’daimi doğruları’’ vardır... Bunlar söyleme de yansımıştır...

Ancak bu "daimi doğruları" günümüzde eleştirel bir bakışla ‘’sözde daimi doğrular’’ olarak da yorumlayabiliriz...

İktidarlar özellikle bilgi üretemedikleri noktalarda ve bununla birlikte bilgi üretecek kapasiteye sahip olmadıklarından olacaktır ki, moderniteye dayanan bir yönetimde dahi bilgi üzerinden bir özneden –iktidardan bahsetmek mümkün olmaz...

Bunun yerine biraz Gramscian yaklaşımla, yani Perry Anderson’un analizlerine de gönderme yapmak pek mümkündür... Doğuda rıza üzerinden kurulamayan hegemonya (kurulamamasının bir nedeni de bana göre iktidar-bilgi ilişkisidir) artık zora başvurmak durumunda olabilir!

Özellikle eğitim kurumları üzerinden yerleşik iktidar odaklarının kurdukları iktidarların artık yetersiz kaldığı göz önüne alındığında, elde kalan medyadır... Ancak medyanın çeşitliliğinin artması-yeni medyanın ortaya çıkması iktidar odaklarının hegemonyasına meydan okumaktadır...

Tüm bunlara iktidar olduklarını iddia edenlerin iktidar-bilgi ilişkisine (üretimine) dair giremeyecek kadar zayıf bir noktada olmaları, özne olamadıklarını sadece bireysel bağlamda esas iktidar odaklarının araçları oldukları sonucu ortaya çıkmaktadır... Bu bağlamda yine de sözde iktidarlar ve sözde daimi doğrular, ancak ve ancak düzey kayıbına uğramış halde ve zora dayanan bir yönetimle var oma yoluna giderler... Bu zora dayanan biçimin muhtevasında her türlü yola başvurma hali mümkündür! Bu yola başvurulurken de sözde daimi doğrular üzerinden siyaset icra edilmeye çalışılır !

Sonuca gelince, gerek küresel düzeyde gerekse adamızda biraz yaşadıklarımızı yazıyla bağ kurarak değerlendirelim...

Yönetmeye mücehhez olmayanlar ortaya çıkı verir!

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM yazıları