DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

Siyaset sadece tepki duymak ve boş heyecan yaratmak mı?

Yayın Tarihi: 09/08/21 14:45
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

"Siyaset nedir?" Eski Yunandan beridir sorulan sorudur. Sürekli de yanıtı aranır...

Cevabını çok farklı şekillerde vermek mümkündür, ancak yine de cevaba ilişkin ortak nokta söz konusudur...

Siyasete ilişkin tanımların Aristotoles’e dayandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Aristotetel’e göre siyaset   toplumu iyileştirme yönünde yapılan bir faaliyettir, bir başka deyişle insanın-kişinin yaşam koşullarını iyileştirip daha ileriye taşımak için çaba sarf etmesidir.

Siyaset aynı zamanda bireyin toplumsal bir varlık yönünde gelişmesini de sağlayan önemli bir unsurdur.

Toplumsal yani genel sorunların bireysel sorunların önünde değerlendirilmesi ve toplumsal refahın-mutluluğa ulaşmada bir araçtır siyaset...

Siyaset toplumsal fayda, yani kamusal yararı amaç edinmekle birlikte kendi bünyesinde amaca ulaşmada farklı siyasal yönelimler vardır... Bu yönelimler bir düşünce biçimi yani ideolojidir...

Bireyin özgür olmasıyla toplumsal huzura-refaha veya erdeme ulaşılacağına inananlar olmakla birlikte genelin-toplumun mutluluğuyla bireyin mutlu olabileceğine inanalar da vardır. Öyle ki, basit-temel anlamda liberal ve toplumcu (sosyalist) görüşler-ideolojiler ortaya çıkmıştır...

Mevzuyu fazla uzatmaya gerek yok, siyaset toplum refahı için düşünce üretmek ve bunu pratiğe geçirme sanatıdır bir bakıma...

Bu noktaya geldikten sonra, siyaset ne değildir sorusunu da sorabiliriz?

Siyaset gerçek dışı değildir...

Son dönemde çok yazdım ya geçek dışılık dönemi!

Ona takmış bulunuyorum, her geçek dışı dönem başlar ve biter,  siyaset üretmeden ve toplumsal sorunlara çözüm bulmadan...

Üretilen sadece laftır, ötesi yoktur!

Son günlerde KKTC’de yaşananlar sadece tepki ve laf üretmekten öteye geçmemektedir...

Siyaset yaptığını sanan bir grup var maalesef hükümette.

Bir üstadın dediği gibi bırakıp gitseler bugünden daha kötü olmaz...

İyi olacağı da kesin bence !

Son  5-6 aydır verilen demeçleri bir toplasak toplum yararına somut atılacak adımlardan bahsetmek mümkün değildir...

Ortada sadece  ‘’cek-cak’’ ile biten cümleler var, başka bir şey yok...

Yapılacak olanların hangi yöntemle ve nasıl yapılacağına ilişkin hiçbir paylaşım yok...

Ancak ne var? Tepki ve hamaset var...

Onlar da gerçeklik dışı...

Başbakan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e meydan okuyor kendince...

Dışişleri Bakanı ise ya Borell’e ya da Leyen’e tepki gösteriyor...

Ancak bu tepkiler kendi kendimize kampanyadan  öteye gitmiyor...

Yani diplomatik bir temas veya uluslararası alanda çabadan söz etmek mümkün değil !

O yüzden gerçek dışı dönemi yaşıyoruz...

Diğer bir deyişle tribün şov...

Siyaset sözden ibaret olmuş durumda...

Sağlık sisteminin iyileştirilmesine yönelik bir adımdan bahsedilemiyor...

Eğitime dair de öyle...

Aşılanan vatandaşların yurt dışında yaşadıkları sıkıntılara dair de hükümetin pek bir şey yaptığı yok!

Gelelim muhalif konumlanmaya...

Bugün sendikacı bir dostumuzu dinliyordum, tepkisel konuşmuyordu, nelerin eksik olduğunu nelerin yapılması gerektiğini anlatıyordu...

Kendi alanında konuşuyordu sendikacı dost, girmiyordu sert ve tribünlere  ''heyecan verici''  tartışmalara...

Bir de baktım ki ayakları yere basan sendikacıyı yaklaşık 11-12 kişi izliyor internet üzerinden...

Halbuki birilerine saldırsa, toplumu kutuplaştırıcı geren  bir şeyler söylese, yani boş şeyler söylese izlenme oranı artacaktı...

Muhalif konumlanma da nihilist bir yaklaşımdan ibaret olmamalı, tepkisel ve havada dolaşan sloganlardan uzak durulmalı...

Muhalif olmak eksiği görmek ve önermektir-program yapmaktır ve pratiğe dökmektir. O zaman siyasetten bahsedebiliriz...

Heyecan duymak güzel bir duygu, ancak kalıcı heyecanı yaratmak istiyorsak istiyorsak, üretmek zorundayız, gerçekçi ve böylece geleceğe bakan bir yol haritası çizebiliriz...

Aksi halde sadece bir güruh şeklinde tepki duymakla, boş heyecanla ve gerilmekle günlerimizi geçiririz...

Geleceğe dair kalıcı heyecana ve siyasete ihtiyacımız var...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.