DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

Liderlik ve dış ilişkiler zafiyeti gözden kaçmıyor...

Yayın Tarihi: 27/10/21 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

KKTC  iç siyasetinde yaşanan gerilim ve siyaset adına düzeysizliğin ön plana çıkması göze çarpıyor...

İçimize kapandıkça ve dış ilişkilerimizde zafiyet yaşadıkça toplum olarak birbirimizle didişiyoruz, hem de toplumsal değerleri kaybediyoruz...

Dış ilişkilerimizi  geliştirecek bir ‘’siyasal liderliğin’’ olmaması nedeniyle  dış ilişkilerde zafiyet artıyor ve tekrardan ‘’kasaba politikasına’’ dönülüyor...

Kasaba politikası derken kasabalara karşıyım anlamı sakın çıkmasın!

Karşı olduğum zihniyettir!

KKTC’de mevcut statüko, yani sürdürülemez durum gün geçtikçe gözümüze batıyor...

Bizi huzursuz ediyor...

Yaşanası bir coğrafya olmaktan çıkma hali var...

Saygı ve sevginin noksanlığı gözden kaçmıyor...

‘’Kasabayı’’ kim yöneteceğe odaklanılıyor, nasıl güzele, iyiye ulaşırız noktasına odaklanan yok...

Oysa ki, bu şekilde bir toplumun var olması hele de günümüz dünyasında mümkün değil...

İçimize kapanık durum derinleşmesine seyirci kalıyoruz, sorunlar dağ gibi yığılırken, evimizi yani yurdumuzu düzeltme konusunda adım atacak bir yönetimden bahsetmek mümkün değil...

Bu hale düşmemizde en büyük nedenler;  Kurumsal yapının noksanlığı ve liyakata önem veren yaklaşımın siyasette ve de  bürokraside ön plana çıkarılmamasıdır...

Hal böyle olunca da dış ilişkilere yönelecek bir siyasal atmosferden de uzaklaşıyoruz... Dış politikada güçlü olmanın bir faktörü de etkili bir siyaset-yönetim-bürokrasi kadrosuna sahip olmaktır...

Dış ilişkilerin ülke ekonomisine ve günlük yaşama etkisini burada anlatmaya gerek yok! Ancak başka bir yazıda anımsatmakta yarar var sanırım diye de düşünüyorum...

Geçtiğimiz 10 güne baktığımızda yanı başımızda  Güney Kıbrıs’ın tüm siyasal aksaklıklarına rağmen uluslararası arenada proaktif bir dış ilişkiler politikasını sürdürdüğünü  gözlemlemekteyiz...

Rum Dışişleri Bakanı Christodoulides’in Moskova’da Rusya Dış işleri Bakanı Lavrov ile yaptığı görüşme gözden kaçmıyor... Christoulides görüşme sonrası yaptığı açıklmada Rusya ve Kıbrıs Cumhuriyeti (Güney Kıbrıs) arasında stratejik işbirliği ve 2022-24 yıllarını kapsayan ‘’Ortak Eylem Planı’ndan’’ bahsediyor; İnsani operasyonlar ve kriz yönetimi...

Buna  ek olarak, Christoulides’in ifadesi şu şekilde: ‘’iki mevkidaş olarak uluslararası hukuk çerçevesinde Akdeniz’de Güney Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölge konusunu ve Türkiye tarafından yapılan ihlalleri görüştük...’’

Akdeniz, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki sorunlar ve jeopolitik durum da ilgili görüşmede masaya yatırıldı... İlgili görüşmede Avrupa Birliği ve Rusya arasında yaşanan zorluklar ve sorunlar da tartışıldı...

Kısacası  Moskova’da bir çok stratejik  konu  tartışıldı...

Elbette Güney Kıbrıs’ın ilgili görüşmedeki beklentilerinin başında Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’ndeki gücünden yararlanma ve turizm-finans sektörünün de olduğu bir çok sektörde Rusya’dan ekonomik anlamda yararlanmaktır...

Rusya ise AB üyesi olan Güney Kıbrıs’ın AB içerisindeki asimetrik gücünden-diplomatik anlamda yararlanmaya devam etmek istiyor... İlişkilerde yaşanan durgunluğun giderilmesi için tarafların çaba sarf edecekleri gözden kaçmıyor... Batı buna ne kadar izin verir o ayrı bir soru!

Güney Kıbrıs’ın proaktif politikası ve asimetrik güç kullanımı ajandasında Christoulides’in Macaristan ziyareti ve AB Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısı da yer almıştı...

Öte yandan, Güney Kıbrıs Savunma bakanı Petrides Bölgesel Stratejik liderlik Programına ev sahipliğinde Akdeniz’deki jeopolitik, güvenlik ve uluslararası hukuk ile birlikte enerji konularının işlenmesinde öncü rol oynuyordu...

Atina’da, 19 Ekim’de 9. Kez toplanan Güney Kıbrıs, Mısır ve Yunanistan üçlü zirvesi de  gözden kaçmıyordu...

Bizde ise kendi kendimize didişme ve içimize kapanma devem ediyor...

Güney Kıbrıs’ın dış ilişkilere önem vermesinin tek sebebi Kıbrıs sorunu değil, ekonomisinin servis sektörüne yani turizme dayanmasıdır...

Adanın kuzeyinde de ekonomik sektörler bağlamında durum pek farklı değil, ancak bu konuda hem siyasal hem de teknik düzeyde çalışmaya başlanması gerekmesine karşın, kısır ve düzeysiz süreçlerin içine sürüklenen bir hal var...

Ekonomik verilere bakınca önümüzdeki yılın çok daha zor geçeceğini söylemek mümkün... En büyük zafiyetimiz içe kapanma ve dış ilişkilerin önemini idrak etmeme...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.