DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

Ukrayna savaşı ve anlattıkları...

Yayın Tarihi: 28/02/22 14:11
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Rusya’nın Ukrayna’ya askeri harekatı başlayalı 5 gün oldu.  Batılılara göre bu bir "İşgal"’

Rusya’ya göre ise bir "operasyon"...

Her halukarda düşük yoğunluklu bir savaş şu anda mevcut...Günümüz teknoloji ve ağır silahların varlığını düşününce düşük yoğunluklı bir savaş ifadesini kullanıyorum...Ancak bu yoğunluğun son iki gündür artmaya başladığını söylemek mümkün!

Rusya-Ukrayna arasındaki gerilim 2004 yılına dayanıyor... Ancak 2004’ten günümüze kadar olan süreci daha önceki yazılarımda özetlemeye çalıştığım için tekrardan anlatmaya gerek yok...

Ama yine de küçük bir anımsatma yapalım!

Ukrayna’daki savaşın çıkmasında NATO’nun genişleme süreci-Ukrayna’nın Batıya yanaşması ve NATO üyesi olma isteği, Ukrayna merkezi hükümetinin Donbass bölgesine yönelik tutumu ve tüm bunlara ilişkin Rusya’nın tepkisi... Daha önce belirttiğimiz üzere jeopolitik bir rekabet!

Günümüze ve savaşın yansımalarına bakalım...

Savaş sadece askeri anlamada olmuyor...Bir medya-iletişim savaşı da yaşanıyor...

Batılı medya kuruluşları 2014 yılından pek bahsetmiyorlar, oysa ki Ukrayna merkezi hükümetinin-ordusunun Donetsk ve Lugansk’ta Rus nüfusa yaptığı saldırılar Birleşmiş Miletler raporlarına da yansımıştı...

Rus medyası ise Ukrayna’daki milliyetçiliğe ve Donetsk ve Lugansk’ta 2014 yılında yaşananlara odaklanıyor...Rus televizyonlarında Sovyetler Birliği ve öncesindeki tarihi belgesellere de yer veriliyor...

Günümüzde yaşananlara dair net bilgi alma şansımız oldukça sınırlı...

Kiev’de yaşayan eski öğrencilerimden (yazımı yazarken eski bir öğrencimle haberleştim kendisi sığınaktan bana yazıyordu) aldığım bilgilere göre siviller açısından durum günden güne kötüye gidiyor. Kent merkezinde alt yapı çökme noktasında! Bu yüzden olacaktır ki, sivillerin kent dışına taşınması artık gündeme taşınmaya başladı!

Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin sivilleri silahlandırarak  sivillere askeri sıfat yüklemesi ve askeri hedef haline dönüştürmesi savaşta dikkat çekici bir nokta...

Ukrayna yönetimini sürekli destekleyen Batılı ülkeler savaşın ilk 2 gününde sadece Rusya’ya karşı yaptırımlar uygulayacaklarını dile getirmekle yetindiler... Ancak Almanya ve ABD son 3 gündür Ukrayna’ya silah yardımını gerçekleştireceklerine ilişkin karar aldılar... Bu ne derecede gerçekleşecek bilinmez! Göreceğiz...Bu savaş aynı zamanda bizlere, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi reel politika-güç savaşı-dengesi çerçevesinde çalışan bir yapı olduğunu anımsatmasıdır... Diğer bir deyişle, hukuktan öteye güç siyaseti! Daha önce Kosova, Libya ve Irak’ta olduğu gibi...

 Uluslararası ilişkiler teorileri içerisinde uluslararası hukuka iyimser yaklaşan liberal düşüncenin de bu noktada küresel düzeyde sıkıntılı bir hali yeniden anımsaması söz konusudur!

Coğrafi, tarihi gerçeklikleri ve zorunlulukları da unutmadan yaşanan süreci değerlendirmekte yarar vardır...Rusya-Ukrayna gerilimi yapay-yaratılan bir gerilim...Bu gerilimin nedeni NATO’nun genişlemesi ve karşı tepki... NATO niye genişliyor? Bu soruyu sormaktan çekinmeyelim? Cevap arayalım...Bazı liberal politikaları dayatmak için jandarmalık mı? ABD-NATO Yunanistan’da üsler kuruyor ve silahlandırıyor, keza son dönemde Romanya ve Bulgaristan ile Polonya’da da aynı yaklaşım var...Rusya niye bu kadar tepki koyuyor? Bu soruya da ekleme yapalım,Rusya’nın jeopolitik öncelikleri nelerdir?

Rusya açısından Karadeniz’den Akdenize kadar uzayan bir güvenlikleştirme var bu jeopolitik yaklaşımın içerisinde, o yüzden Ukrayna oldukça önemli ve Odessa limanının da geleceği buna göre şekillenebilir! Bu mevzuyu özel olarak ilerleyen günlerde yeniden işleyebiliriz!

Çok kutuplu bir dünya sisteminde gerilimin ve çatışmanın daha üst düzeyde oalcağını iddia eden uluslararası ilişkiler kuramcıları haklı çıkıyor... Chicago Üniversitesinde görev yapan akademisyen John Mershaimer’e hakkını vermek gerek... Yıllardır Çok kutupluluk ve hegemonya mücadelesi üzerine argumanlarını yazarak ve konuşarak ortaya koyuyor...Onun argumanlarına göre Pasifik’te de bizleri ilerleyen günlerde gerilim bekliyor! Öyle ki takip ettiğim veriler de bu minvalde!

Dönelim bölgeye, Türkiye’nin Monterux’u gündeme alması doğru bir yaklaşım... Bundan sonra da Türkiye’nin takınacağı tavır oldukça önemli...

Türkiye bu noktada kendi ekonomik ve siyasal çıkarlarını düşünerek davranmak durumunda,  bu bağlamda da coğrafi gerçeklikleri dikkate almak gerek sanırım...

Özellikle ABD ve Birleşik Krallık önderliğinde NATO kendisine bir cephe açmış durumda bu karşı cephede Rusya var... Bu bağlamda Rusya  ‘’ötekileştirilen’’ ve ‘’yalnızlaştırılan’’ bir ülke yapılmaya çalışılacaktır...

Bu cepheleşmede NATO üyesi Türkiye Cumhuriyeti ne yapacaktır? Soru burada, çünkü son dönemde Türkiye, Rusya ile bazı konularda farklı yaklaşımlara sahip olsa da Suriye konusu dahil bir çok alanda (güvenlik,ekonomik vs.) Rusya ile çok yakın ilişkiler içerisine girmiş bir ülke...

Türkiye NATO üyesi olmasına karşın müttefikleriyle  farklı yaklaşımlara sahip ve ve sorunlu bir dönem geçiriyor... Tüm bunlara ek olarak Türkiye asker-savunma bağlamında NATO’dan ve müttefiklerinden istediği desteği alamıyor; Patriot ve F-35 mevzuları ortada...

Nacizane düşüncem ,Türkiye’nin orta ve uzun vadeli bir dış politika yaklaşımını ortaya koyması gerek... ‘’Yarı tarafsız’’ bir ülke pozisyonu almak Türkiye açısından en makul dış politika yaklaşımı olsa gerek düşünüyorum!

Yazımı yazarken Rusya ve Ukrayna arasında heyetler görüşmeye başlıyordu, öte yandan Kiev’de sirenler çalıyordu...

Karadeniz’de Bahar savaşla geliyor...

Her an her şeyin değiştiğini görüyoruz...

Henüz savaşın akıbetine dair bir şey net değil, ancak hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir döneme girdiğimiz net...

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.