Kendi yörüngemize dair

loading
14 Temmuz, Salı
£

8.62

7.79

$

6.86

Uzm. Psk. Hasra AVCI
hasra.avci@kibrispostasi.com
Uzm. Psk. Hasra AVCI
A- A A+

Kendi yörüngemize dair

Hayatımızın bir noktasında bir uzmandan destek alma ihtiyacını hissedebiliriz. Peki ya psikoloğa/psikiyatriste gidecek cesareti bulamazsa insan? Bu desteği almak için maddi olanakları kısıtlıysa ne olacak? Şöyle küçük bir ara verin kendinize, gözlerinizi kapayın ve düşünün.

Sihirli bir değneği olsa bir peri kızının ve bir gece siz uyurken gelse ve hayatınızda sizi üzen, yoran, kızdıran, suçlu hissettiren, enerjinizi sömüren ne varsa bir hokus pokusla değiştirse. Sabah uyandığınızda bir şeylerin değiştiğini nerden anlardınız? Nedir değişen şeyler? Bunu biraz düşünün. Diyelim ki sizi iyi hissettirmeyen bir durum var. Aklınızın köşesinde hangi düşünceler kalmış geçmişten? Hangi duygular sizi şu an daha kızgın daha üzgün hissetmenize neden oluyor? Kendinize sorduğunuz oluyor mu hiç? Ben ne istiyorum diye? Neye ihtiyacım var? Gerçekte kime kızgınım?

İhtiyacınız olan şey daha fazla ilgi mi? Belki sevgi, belki şefkat… Neden bunu başkaları tarafından hissetmeye ihtiyacınız oluyor hiç düşündünüz mü? Belki terkedilmekten korkuyorsunuzdur ya da hayatınızda birilerini memnun etmeye mi çalışıyorsunuz? Elbette geçmişin yanık izleri bunlar. Savaş, esaret, göç yaşamış bir toplum. Küçük bir ada toplumu. Duygusal olgunlaşma dediğimiz kendi duygumuzun farkında olma, karşıdakinin duygusunun farkında olma hali gecikmiş birçok insan var hayatımızda. Oğlundan kızından ayrışamayan, duygusal olarak yapışık. Bağımsız hareket etmekte güçlük yaşayan insanların kendi sorunlarına da çözüm getirmeleri bir o kadar zor oluyor. Küçük yaşlardan itibaren 'beni seviyorsan', 'beni üzersin', 'beni öldüreceksin' şartlandırmaları ile büyüyen, yapabilme becerisi olduğu halde annesinin ya da ona bakım veren anneanne/babaannesinin kaygılı hallerinden dolayı kısıtlanarak büyüyen çocukların yetişkin hayatlarında da bulundukları durum içerisinden çıkmaları için gerekli özgüveni kendinde bulamayan birçok insan var.

Nasıl mı çözülecek bu düğüm? Şöyle bir metafor üzerinden gidelim derim; galaksideki gezegenler olarak düşünün anne/babanızı. Siz de bu gezegenin yörüngesinde dönen bir uydusunuz. O yörüngede dönerken ana gezegenin enerjisi sayesinde yörüngede kalıyorsunuz. Ancak bu enerjinin olumsuz olduğunu düşünün. O zaman o yörünge sizin hapsiniz olur. Örneğin hiçbir şeyden memnun olmayan bir anne düşünün. Her yaptığınız şeye 'niye bunu böyle yaptın?' ya da 'yapa yapa bunu mu yaptın?' diyen bir anneniz/babanız olsa hayatınızda yeni adımlar atmanız ne kadar zor olurdu değil mi? Çünkü doğduğunuz an itibariyle bir şekilde güvenli/güvensiz/dezorganize bağ kurduğunuz ebeveyninizin onayını almak için bir ömür geçmeye başlıyor. O memnuniyetsiz oldukça siz onu memnun etmeyi amaç ediniyorsunuz farkında olmadan.

Nasıl çıkılır bu döngüden? Ana gezegenin yörüngesinden çıkıp kendi gezegeninizi ilan etmeniz, bağımsızlaşıp, duygusal olarak ayrışmanız için önce duygu, sonra da düşüncelerin farkındalığı çok önemli. Tabii ki bu diğer gezegenlerden kopmanız anlamına gelmiyor. Tüm galakside uyumlu bir bütünlük içerisinde hareket devam ediyor.

Bir sonraki yazıda buluşana dek sevdiklerinizle sağlıklı ve huzurlu geçireceğiniz bir bayram dilerim.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.