Biz arkadaş gibiyiz…

loading
7 Temmuz, Salı
£

8.62

7.75

$

6.87

Uzm. Psk. Hasra AVCI
hasra.avci@kibrispostasi.com
Uzm. Psk. Hasra AVCI
A- A A+

Biz arkadaş gibiyiz…

Kendi ebeveyniniz ile nasıldı aranız? Ya da varsa kendi çocuğunuzla? Arkadaş gibi misiniz? Hayır arkadaşı var onun ben onun anne babasıyım dersek o ilişki nasıl bir ilişki oluyor? Soğuk mesafeli mi? Hangi endişe ile insan çocuğu ile arkadaş gibi olur? Yalnız olduğu için mi? Çocuğu uzak olursa hayatında olup bitene hâkim olamam endişesi ile mi? Peki çocuk açısından nasıldır arkadaş gibi ebeveyne sahip olmak?

Özellikle bu konuyu geçen haftaki aldatma yazısının arkasından iletiyorum. Tahmin edeceğiniz üzere aldatma her ne kadar iki kişi arasında yaşanıyor olsa da ev içerisinde çocukları da olumsuz etkileyen bir durumdur.

Bir açıklama bekleyen meraklı gözleri sakinleştirmek amacıyla bazen de öfkeli olduğunuz eşinize haber gitsin diye çocuklara anlatılır birçok şey. Hem de onları üzen, korkutan, endişelendiren bu olayı sevdiği ebeveyni ile ilgili eleştirileri diğer sevdiği ebeveyni tarafından dinler. Destek mi olmalı, nasıl tarafsız kalmalı bilemez küçükler.

Bazen 14-15 yaşında olunca olgunlaştı zannedebilirsiniz. Ancak henüz ilişkilerdeki duygusal dengeyi anlamaya başlayan ergeniniz de bir çocuk ve kendi ilişkinizin bozuk dinamiğini size hissettirdiği öfke ve pişmanlık hisleri ile ona anlattığınız zaman çocuğunuzun büyüdükçe sağlıklı ilişkiler kurabileceğini düşünüyor musunuz?

Belki seçimlerini düzgün yapması açısından bir ders niteliğinde bile görüyor olabilir ebeveyn bu anlatımı. Ve belki çocuk büyüyünce tüm bunlara dikkat ederek bir eş seçecektir. Ancak güven duymayacaktır. Güven hissetmediği bir ilişki içerisinde mutlu da olamayacaktır. Bunların yanı sıra çocukla yaptığınız ilişki paylaşımlarınız onu kendi gündeminden uzaklaştıracaktır. Derslere karşı ilgisi azalacak ve sizin hayatınıza bomba gibi düşen bu gündemle birlikte sizin çevrenizde dolanmaya başlayacaktırlar.

Tabii ki ev içerisinde olan olumsuz olay hakkında konuşabilmeli. Ancak çocuklarla yapılacak olan konuşma onların duygularını aktarmalarına izin vermekle ilgili olmalı ve endişeleri hakkında konuşulmalı. Sizin planlarınız (boşanma, intikam, takip etme, aile büyükleri ile konuşma) onların gündeminde olmamalı. Aksi halde o gündemde kendilerine yer seçmeye çalışırlar. Çocuklar kendi duygularını paylaştıktan sonra kendi hayatlarını yönetmekle meşgul olmalılar.

Çocuğa ağlamak, dert yanmak, sır anlatmak çocuğu duygusal anlamda istismar etmek demektir. Onlarda yaratılan etkiyi tüm yaşamları boyunca ilişkilerinde hissetmelerine neden olur. Bu nedenle ilişki sorunlarını çocuklara anlatma konusunda insanın kendine hâkim olması çok önemlidir. Diğer bir neden de eşler arasında sonlanabilecek olan ilişkinin çocuklarla ömür boyu devam etmesidir. Bir ebeveyn yanında olmak zorunda hissedecek olan çocuk diğer ebeveyni ile arasında duygusal olarak mesafe hissederse bu yine çocuğu olumsuz etkileyecektir.

Özetle çocuklarınız sizin arkadaşınız değildir. Duygularınızı ifade etmeniz ve ilişkiniz içerisinde duygularına alan tanımanız onları ya da sizi arkadaş yapmaz. Bu ifade duyguların çekinmeden paylaşıldığı arkadaşlık ilişkisinden doğmuştur. Ancak burada düşünülmesi gereken mevzu insanın duygularını ifade etme özgüvenini her koşulda hissetmesidir. Duyguları ifade etmenin uygun olmayacağına dair inanç ise bir sonraki yazının konusu olsun.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.