Sınav Kaygısı

loading
20 Eylül, Pazar
£

9.77

8.96

$

7.56

Uzm. Psk. Hasra AVCI
hasra.avci@kibrispostasi.com
Uzm. Psk. Hasra AVCI
A- A A+

Sınav Kaygısı

Koronavirüstü, online eğitimdi derken yine de sınav dönemi geldi çattı. Milyonlarda öğrenci bugün ve yarın ter dökecek. Sınavların olmazsa olmazı sınav kaygısı.

Özellikle öğrencilerin bir soruda takıldığı an nefesini tutma, heyecanlanma, kalp çarpıntısı, ellerde terleme, bacakta titreme ile kendini gösteren ve performansı düşüren bir sorun bu.

Bazen soruları ilk gördüğü anda bile başlayabiliyor. Kaygının dikkat dağıtıcı bir unsur olması da çocuğun bildiğini yapmasına engel olabiliyor.

Peki nasıl geçer bu sınav kaygısı? Öncelikle adlandırabilmek önemli. Yaşadığı sıkıntıdan kurtulabileceğini bilmesi önemli.

Çocuk bunu kendisine ait normal bir süreç olarak görüyor olabilir. Bu nedenle okulların hem öğrencileri hem de aileleri sınav kaygısı açısından bilgilendirmesi, hatta öğrencileri sınav dönemi öncesinde sınav kaygısına ilişkin ölçeklerle bu açıdan değerlendirmesi ve desteğe ihtiyaç duyma derecesini belirlemesi sağlıklı olabilir.

Sınav kaygısını çözmek için hem ailenin hem de sınava girecek öğrencinin sınava yüklediği anlam bilinmeli. Öğrencilerden sık sık ‘ailem benim için çok çaba harcıyor, çok masraf ediyor bunun karşılığını vermeliyim’, özellikle boşanmış ailelerde ‘annem benim için çok şeye katlandı bugüne dek onu gururlandırmalıyım’, ebeveyni vefat eden çocuklarda ‘annem/babam beni izliyor gibi, onu gururlandırmalıyım’, ‘bu sınav benim hayatımı belirleyecek’, ‘iyi üniversiteye girebilirsem iyi bir hayatım olacak’ gibi düşünceler onların sınava ilişkin kaygılarını artırabilmekte.

Ailelerde ise daha fazla ‘biz her şeyi onun iyiliği için istiyoruz, bizim zorlandığımız şekilde o hayatta zorlanmasın diye iyi bir okulda okusun istiyoruz’ diyebiliyorlar. Veya ebeveynler iyi eğitim aldıkları noktada çocuklarının da özellikle kapasitelerinin iyi olduğuna inandıklarından o kapasitelerini sonuna kadar sergilemeleri konusunda ısrarcı olabiliyorlar.

Sınav kaygısını oluşturan hatta artıran ve direnç sağlamasına neden olan ise çocuğun kendisine dair olumsuz inancı. Yetersizlik algısı, başarmaya ilişkin güçlülük çocuğun zorlandığı noktada çaba göstermesine engel olabilir ve süreci yarım bırakabilir.

Özellikle bir soruda zorlanınca o soru üzerinde gereğinden fazla zaman harcadıkça hem ‘zamanın dararması’ hem de bir tane daha yanlış yapma veya boş bırakma ihtimali çocuğu iyice strese sokabiliyor. Öğrencilerin en sık yaptığı hata ise bir sonraki soruya geçtiklerinde, bir öncesinde çözemedikleri soruyu düşünmeye devam ediyor olmaları.

Sınav sürecinin çocuğun bağımsız ve bireysel bir yolculuğu olduğunu unutmamalı. Bunu başarmayı sadece ve sadece kendisi için yapmalı. Bu süreçte alınacak profesyonel destekle çocuğun sınava ilişkin algısı, beklentisi konuşulup normal bir düşünce akışı içerisinde kalması sağlanabilir hem de stres anında kendisini yönetmesi öğretilir.

Böylece sürecin hali hazırda beklenen kaygısı normal aralık içerisinde kalır. Unutmamalıyız ki kaygı bir duygudur ve biraz kaygı sınav esnasında bizi ateşleme görevi görecektir. Hiç kaygı olamamalı düşüncesi de yanlış bir beklenti olacaktır.

Sınava girecek tüm öğrencilere başarıları diliyorum.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.