Kılıfını almadan çıkma, üşütürsün!

loading
13 Ağustos, Perşembe
£

9.61

8.69

$

7.34

A- A A+

Kılıfını almadan çıkma, üşütürsün!

Huyumuz suyumuz değişti. Bi haller oldu hepimize. Eskiden kalplerimiz naifti şimdi bedenlerimiz. Şimdi kalplerimizi çelik yelekle kuşatmışız kimse içeri de giremiyor zarar da veremiyor. İnsanlar için de yeni kılıflar gerekli olmaya başladı tıpkı akıllı telefonlar gibi. Eskiden takoz telefonlar vardı, sapasağlam, taş gibi. Üstünden araba geçse araba sarsılırdı, yere atsan yine aynı şekilde hiç bir kırık çizik olmadan kullanabilirdin. Oysa şimdi öyle mi? Sözde akıllı telefonlarımız da içleri güçlendikçe dışları hassaslaştı. Onları korumak için de ayrıca telefon kılıfı, ekran koruyucu gerekmeye başladı. Sanki bizlerde aynı değişime uğradık. Kendimizi korumak için dolaplarımızda sıralı bin türlü kılıfımız ve sahte yüzleri gizleyen bir dolu ekran koruyucumuz var.
Yeni kılıflarımız da maskelerimiz oldu. Şahane değil mi? Makyajsız mısın maskeni tak çık, traş mı olmadın maskeni çek çık, geceden kalma mısın siperlik artı maske tamamdır. Lehimize çevirelim biraz da bu durumu. Memleketten gelen misafir yığınlarına bu süreçte son verildi. Şehir dışında kalan kaynanalar, gelinlerin coronadaki talihi oldu, bir de tatile gelen kaynananın corona çıktıktan sonra geri dönemeyişi de ayrı bir bahtsızlık örneği. 

Corona ilişkileri ne hale getirdi? 

  İlişki konusuna ne diyosunuz? Sözde corona ilişkileri bitirmiş. Evladım siz zaten bitirmeye bahane arıyormuş sunuz, şu yüzyılın en geçerli sebebine sığınmışsınız. Görmüyor musunuz insanları, covid movid dinlemiyor çatır çatır evleniyor. 
  Dünyanın baş edemediği şu süreçte evlenenleri hiç anlamıyorum. 
 
Hadi evlendiniz anladık, peki ya düğün neden? 

Tamam bizler ikna olduk, siz gerçekten evlendiniz, bizden yana içiniz rahat olsun, aynı evde yaşamanız için onay da verdik, altınlarınızı da kargolarız, hala neden düğün? 
Tüm dünya şahit, siz evlendiniz! Lütfen düğün yapmayın artık. 

Havaalanlarının son hali 

İnsanların hiç canının kıymeti yok mu, yoksa gerçekten cahiller mi anlamıyorum. Pandemi sürecinde ilk uçak yolculuğumu dün gerçekleştirdim. Burun dezenfektanımı sıktım, eczacıların hazırladığı özel karışım solüsyonları yüzüme sıktım, maske tamam, üzerine de siperliğimi kuşandım, çantamda antibakteriyel ıslak mendillerim, dezenfektanım, tek kullanımlık eldivenler derken artık koyuldum yola. Tüm bu korunaklı halimden dolayı 2 saat su içmemek için çok direndim. Fakat gördüğüm kadarıyla insanlar bu durumu telefonlardaki bilim kurgu oyunu zannediyor yoksa bu kadar şuursuzluğun başka bir açıklaması olamaz. Kimsenin hakkını yemek istemem, herkeste maske ya da maske adı altında bi bez parçası vardı. Sorun şu ki o maskeler olması gereken yerde değil. Büyük çoğunluğun çene altında, lama gibi tükürük yarışındalar sanırım. Kimi kolda, kimi elde, kimi kafada, en fenası da ensede bile gördüm, ensesine çok rüzgar yemiş olcakki o da çareyi maskeyle enseyi kapatmakta bulmuş. Ense önemli. Virüs döneminde çok gerekli, enseden vücuda yapışıp, kene gibi emiyor insanın kanını bu corona illeti. Artı bir maske de ense için şart. Aman dikkat! 
 Havaalanında karşılaştığım manzaralar ve insanların haddinden fazla bu rahatlığı oldukça sinir bozucu. 
  
Temmuzda Antalya mı Tokat mı?

Tüm bu yolculuğu neden çektim peki? Yolun sonunda ailem bildiğim arkadaşlarım vardı. Peki hangi şehirde? Tokat. Evet gerçekten yaptım bunu. Yaz ayında kalktım Antalya'dan Tokat'a gittim. Haliyle çevremdekilerin de alay konusu oldum. Herkes temmuz sıcağında haritanın iç kesimlerinden güneye; egeye, akdenize gelirken insan neden Tokat'a giderki? Sanırım bu da tam olarak beni yansıtan bir tutum. Herkes bildiği yoldan giderken ben her zaman başka yollar bulma derdindeyim. Üstüne üstlük bi de kaybolurum, o yolda kimsenin başına gelmeyen tuhaflıklar da gelir beni bulur. Tek başıma sitcom (durum komedisi) çevirmekte üstüme yoktur. Temmuz ayında Tokat'ı tercih etmem, pandemi de ilk yolculuğumu Tokat'a yapmış olmak tam Mervece haller. Sizlere de kendi yolunuzu kendiniz açacağınız, tek başınıza kaldığınızda bile yaptığınız saçmalıklara kahkahalara boğularak güleceğiniz, kendinizin bu hallerini herkesten çok sevdiğiniz günler diliyorum. 

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.