Koronavirüs salgını döneminde yapmış olduğumuz seçimler hayatımızı değiştirecek!

loading
14 Temmuz, Salı
£

8.60

7.78

$

6.87

TRİYAJ

Op. Dr. Harun GÜLMEZ
harun.gulmez@kibrispostasi.com
Op. Dr. Harun GÜLMEZ
A- A A+

Koronavirüs salgını döneminde yapmış olduğumuz seçimler hayatımızı değiştirecek!

Bugüne kadar hiç umursamadığımız kronik hastalıkların önemini anladığımızı umuyorum. Kronik hastalıkların hayatımızı nasıl şekillendirdiğinin bir kez daha farkına varıyoruz.

Vücudumuzun yaşamını sürdürebilmesi için devamlı olarak korunması gereken bir dengesi vardır. Tıpta buna “homeostasis” deriz. Uzun süre boyunca ya da kısa da olsa şiddetli olumsuz etkiler bu dengenin bozulmasına ve yaşamsal sürecin tehlikeye girmesine yol açar.

Kendi sağlığımıza dikkat etmeden, beslenme bozuklukları (özellikle aşırı yeme), hareketsiz yaşam(egzersizden uzak), bile bile tükettiğimiz tütün ve alkol ürünleri, mutluluktan uzak stres dolu yaşamımız farkına varmadan bizi dengesiz bir yaşama sürükler.

Hele bir de sanki yapılan yanlışlar doğruymuş gibi algı oluşturulursa unutuveririz yapmamız gerekenleri. Çünkü zordur dengeyi korumak!? Ya da zor sanırız. Az yemek zor mudur? Yürümek? Alkol ya da tütün kullanmamak? Mutlu olmak? İşimizi doğru yapmak?

  • “Her işin başı sağlık.”
  • “Sağlık varlıktan yeğdir.”
  • “Hasta olmayan sağlığın kadrini bilmez.”
  • “Başın sağlığı, dünyanın varlığı.” 

Atasözleri toplumsal deneyimlerin özetidir. Atasözleri toplumun duygu, düşünce, inanç ve kültür yapısını yansıtır.

Biz ne kadar çok anlatsak ta sağlığın önemini anlamak istemiyorsa bir kişi, yol almanız mümkün değildir. Hasta olduğunun farkında olmayan yada hastalığını kabul etmeyen bir kişiyi tedavi etme şansınız yoktur.

Toplum olarak geldiğimiz ya da getirildiğimiz noktada, birbirimize olan saygımızı ve inancımızı maalesef kaybettik.

Bireysel olduğu kadar meslek erbaplarına olan saygı ve inançta azaldı. İnternet sayesinde herkes her şeyi bilir oldu. Oysa bir işte başarıyı getiren “tecrübedir, bilgileri doğru yorumlayabilmektir”.

Meslekler, kurallar, devletler, savaşlar, barışlar neden oldu, yaşandı. Hepsi inançlar uğruna değil mi? Bügün içinde bulunduğumuz bütün oluşumlar yüzyılların deneyimi sonucu oluşmadı mı?

Toplumsal deneyimlerimizden ders çıkaralım. Geçmişimizden öğrendiklerimizi hatırlayalım. Belki de doğa bize kaybettiğimiz değerleri tekrar kazanmamız için bir fırsat sağlıyor.

Geçmişinden aldığı dersleri uygulayabilen toplumlar varlıklarını sürdürüyorlar. Bizler tarihin en eski dönemlerinden beri var olan bir toplumun devamı olarak, büyüklerimizden öğrendiklerimizi çocuklarımıza öğreterek varlığımızı sürdüreceğiz.

Doğru bilginin öğretilmesi, doğru sonuçlar doğurur. Doğrunun yanında olalım. Çocuklarımızın geleceği için bugün doğru kararlar alalım.

Büyüklerimize saygıyı ihmal etmeyelim. Büyüklerimizi, onların bizi koruyup kolladığı gibi koruyalım ve kollayalım. Bugün büyüklerine saygı göstermeyenler, yarın saygı görmez!

Büyüklerimizin tecrübe ve birikimlerinden faydalanabilmek ve yeni kuşaklara aktarabilmek bizlerin tutum ve davranışları ile mümkün olacaktır.

Kanuni Sultan Süleyman’ın özlü sözü ile bitirelim:

“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet dibi,

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.”

Sağlıcakla kalın...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.