Hey! Felaket tellalları, size bir sorum var!

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

TRİYAJ

Op. Dr. Harun GÜLMEZ
harun.gulmez@kibrispostasi.com
Op. Dr. Harun GÜLMEZ
A- A A+

Hey! Felaket tellalları, size bir sorum var!

Her şeyi matematik olarak gören, “şu kadar zamanda bu kadar hasta olacak, her gün bilmem şu kadar ölüm olacak” diyen arkadaşlar.

Hayat matematik değildir. Hastalıklar matematik değildir. Hekimliği mitolojiden ve dinsel düşüncelerden kurtarıp tamamen bilimselliğe dayandıran ve günümüze kadar tecrübelerin aktarılması, akılcı uygulamaların devamı ile tıp etiğinin oluşmasını sağlayan Hipokrat’ı hatırlatmak isterim sizlere.

Hani “insanlık tarihi hiç böyle bir şeyi görmedi” diyenler var ya, bakın Hipokrat 2300 yıl önce ne söylemiş. Evet, 2300 yıl önce. Milattan 350-400 yıl önce; 

Hekimliğinin en önemli ilkelerinden biri şudur:

“Hastalık yoktur, hasta vardır. Hastalar somuttur ve hastalığın özelliği olan belirtileri hiçbir zaman aynı ölçüde göstermezler. Hasta, içinde bulunduğu zamanın ve iklimin etkilerine olduğu kadar atasal geçmişin etkilerine de bağlıdır. Alışılmış yaşam biçimi, mizaç, beslenme, morfolojik tipe ilişkin farklılıklar, yüz ifadeleri, ter, idrar, dışkı değişiklikleri, uyku, rüyalar vs. dikkate alınmak suretiyle, hastalığın gidişinin nasıl bir durum alacağı önceden söylenebilir.”

Şimdi gelelim günümüze. 2019 sonlarında Çin’de başlayan, Avrupa, Orta Doğu, Amerika’ya yayılan ve 3-4 ay sonra bizlere kadar ulaşan, viral bir enfeksiyon karşısında düştüğümüz aciz duruma.

Diğer ülkelerden daha şanslıyız. Onlar, daha ne olduğunu anlamadan karşı karşıya kaldılar Koronavirüs ile. Bize gelirken ise adı konmuştu. Kim olduğu, nasıl bulaştığı, kimleri nasıl hasta ettiği, kimlerin ölümüne sebep olduğu ve hatta tedavi için kullanabileceğimiz ilaç seçenekleri bile neredeyse belli idi. 

Biriktirdiğimiz tecrübeler, deneyler, araştırmalar, bilimsellik bize ne söylüyor?

Lütfen dedikodulara değil, öğrendiklerimize ve tecrübelerimize kulak verelim.

  • Öncelikle Koronavirüs yeni bir virüs değil. O hep vardı. Adı o dönemler (çok eskilerde adı da yoktu) “sebebi bilinmeyen” idi. Sonra SARS, daha sonra MERS oldu. O da bizim gibi karakter değiştirdi. Kendisine karşı kullanılan ilaçlardan korunmak için yapısını değiştirdi. Aynen şimdi olduğu gibi. Bizler Koronavirüse karşı mücadele edeceğiz ve onu yeneceğiz. İnanın ki yeneceğiz. Her savaşta olduğu gibi, gazilerimiz(hastalığı ağır ve sekelli atlatanlar) ve maalesef şehitlerimiz(kaybettiğimiz yakınlarımız) olacak.
  • Savaş kazanmak (toplumsal bağışıklığının oluşması ) zaman ister. Toplumun çoğunluğu bu hastalığa yakalanacak ve hafif atlatacak, belki de fark etmeyecek bile. Sonrasında bağışıklık geliştirecek.
  • Hastalığı ağır yaralı atlatacak ya da atlatamayacak olan yakınlarımızın çoğunluğu ileri yaş ve kronik hastalığı olan dayanma güçleri zayıf olanlar olacak.

Lütfen, alınan tüm önlemler ve uygulamalar toplumumuzun sağlığı içindir.

Lütfen, panik değil! Duyarlı ve tedbirli olalım.

Lütfen, dikkatli ve sorumluluklarımızın bilincinde olalım.

Başkası söyledi diye değil, kendimiz ve sevdiklerimiz için kurallara uyalım.

Sevdiklerimiz ile birlikte yaşayabilmek için,

Sağlıcakla kalın.

 Unutmayın!

“Hastalık yoktur, hasta vardır.”

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.