Vücudumuzun savunma sistemini tanıyor muyuz?

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

TRİYAJ

Op. Dr. Harun GÜLMEZ
harun.gulmez@kibrispostasi.com
Op. Dr. Harun GÜLMEZ
A- A A+

Vücudumuzun savunma sistemini tanıyor muyuz?

Vücudumuz her gün patojen(hastalık oluşturan) mikroorganizmalarla, virüslerle, kimyasallarla, yaralanmalar ve zararlı etmenler ile karşılaşıyor ki. Vücudumuzu bu zararlı etmenlere karşı koruyan ve onlar ile savaşan hücrelerimize bağışıklık sistemi “İMMÜN SİSTEM” diyoruz.

İmmün sistem hücrelerimiz tüm vücudumuzda 7/24 aktif nöbet tutuyorlar.

Bağışıklık sistemimizde ilk savunma hattını

  • cildimiz
  • göz, burun ve akciğerlerimizdeki sekresyonlarımız
  • Midemizdeki asidik ortam oluşturur.

Ağız, burun ve  sindirim sistemimizde yer alan ve “normal FLORA” olarak bilinen, hastalık oluşturmayan mikroorganizmalar vardır. Vücudumuzda yer alan ve dost mikroorganizmalara flora diyoruz. Sağlıklı bir flora, patojen(hastalık oluşturan) mikroorganizmaların yerleşmesine engel olur.

Peki patojen bir mikroorganizma, yukarıdaki bariyerleri aşıp vücudumuza girerse ne olur?

  • Yabancı mikroorganizma ile karşılaşır karşılaşmaz onu ortadan kaldırmaya çalışan doğal öldürücü hücreler, fagositik hücreler ve protein yapısındaki kompleman sistemi+sitokinler devreye girer. Doğal bağışıklık sistemi dediğimiz bu savunma hücreleri ayırım yapmaksızın tüm yabancı işgalcilere saldırır. Spesifik değildir ve hafıza kaydı oluşturmazlar.
  • T ve B Lenfositlerden oluşan kazanılmış bağışıklık sistemini ise; yabancı mikroorganizma ile karşılaşmayı takiben bir hazırlık sürecine girer. Patojeni tanımlar ve etkene spesifik bir savunma oluşturur. Hafıza kayıtları oluştururlar ki patojen ile bir daha karşılaşırlar ise hızla cevap verebilsinler.

Bu iki sistem farklı gibi görünse de ortak savunma sistemini oluştururlar ancak farklı şekilde savaşırlar.

Vücudumuza giren patojen mikroorganizmaların yapısında bulunan protein, karbonhidrat, nükleik ya da lipit moleküllerine ANTİJEN adını veriyoruz.

Antijen varlığını haber alan T hücrelerinin bir grubu (öldürücü T hücreleri) antijenleri yok etmeye çalışırken, B hücreleri “bağışıklık sisteminin akıllı molekülleri” olarak adlandırılan ANTİKOR’ları sentezlemeye başlar.

Antikorlar yabancı antijene bağlanarak, antijeni etkisiz hale getirir ya da kompleman sistemi ve diğer savunma hücrelerini aktive ederek antijenin yok edilmesini sağlarlar.

T ve B hücreleri sayesinde belirli bir patojene karşı özel bağışıklık geliştirilebilir. Bu tür bir yanıtın gelişmesi günler alabilir ve ilk saldırıyı önlemede etkili değildir. Ancak ilerleyen süreçte enfeksiyonu önler ve uzun süreli enfeksiyonlara karşı vücudumuzu korurlar.

Koronavirüs, hepimizin yeni karşılaştığı bir patojen. Yukarıda anlattığım savaş, enfekte olan herkesin vücudunda devam ediyor. Bu savaşı kazanmak savunma hücrelerinizin gücü ile doğru orantılı.

Bağışıklık sistemimiz içerisinde bir biri ile koordine çalışan o kadar çok hücre ve yardımcı grupları var ki. Hepsini anlatmak gerçekten zor ve karışık.

Savunma hücrelerimiz bir savaş alanındaki askerler gibi savaşıyorlar.

Savaşan hücrelerimize gereken desteği vermek ya da vermemek sizin elinizde. Onlara ve kendimize destek olalım, aynı birer asker gibi.

Bir savaşı kazanmak için neler gerekirse (düşmanı tanımak, silahlarını bilmek, savunma stratejisi oluşturmak, eğitimli ve bilgili olmak, moral-motivasyon, fiziksel kondisyon, dengeli beslenme, saldırı silahlarımız yani “tedavi” ve nasıl kullanılacağı, toplumsal strateji, ekonomik ve sosyal planlamalar “çünkü hiçbir savaş bireysel kazanılamaz”) herşeyi yapmamız gerekir.   

Bağışıklık sistemimizi zayıflatan etmenleri de kısaca belirtelim:

  • Obezite
  • Alkolizm, sigara
  • Madde bağımlılığı
  • Beslenme bozuklukları
  • Vitamin ve mineral eksiklikleri
  • Stres ve uyku bozuklukları

Unutmayın! 

Siz fark etmeseniz de vücudumuzda yabancı patojenler ile devam eden bir savaş var.

Bu savaşı yabancı patojen mikroorganizmanın galibiyetinin ne anlama geldiğini sanırım söylememe gerek yok.

Sağlıcakla kalın ve savaşın kazananı olun.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.