Hadi da gene grev var...

loading
2 Haziran, Salı
£

8.51

7.56

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Hadi da gene grev var...

Sendikal Platform adına Arslan Bıçaklı'yı dinledim dün arabada Karpaz'dan dönerken…

Genel Grev ve 28 Ocak'ta eylem çağrısı yapmaktaydı…

Bana kalırsa durumumuz şu:

Kuzey Kıbrıs'ın ekonomik durumu, politik durumuna bağlı olduğundan, Kıbrıs Sorunu çözülmeden, burada sürdürülebilir bir ekonomik yapı kurmanın, olanağı yoktur.

Çünkü, uçak olsun, gemi olsun, telefon olsun, Türkiye'ye uğramadan uluslar arası alana çıkmanın olanağı yoktur bugün için.

Ve bu da maliyetleri yükseltip, rekabet şansımızı sıfıra indirmektedir.

Öte yandan, Kıbrıslı Türk, kendini yüzyıllardan beri olduğu gibi, kimseyle değil, Kıbrıslı Rum ile kıyaslamaktadır.

1974'te bile kişi başına düşen gelir açısından, Rumlar ile aramızdaki fark, 400 dolardan ibaretti.

Oysa şimdi, fark, nerdeyse 10bin dolar seviyesindedir.

Ve üstelik bizdeki fiatlar, güneyin iki katı düzeyindedir.

Yani yaşam kalitemiz, Kıbrıslı Rumlara kıyasla yarı yarıyadan da daha geridedir.

O zaman, "bu nasıl kurtarılmak" lâfı, insanlar söylemese de beyinlerinin bir yerinde, yanıp sönmeye devam etmektedir.

Çözüm hevesinin altında yatan da budur…

Beri yandan, 74 sonrasında oluşturulan ekonomik sistemin sürdürülebilir olamayacağı da gizli bir şey değildi.

Bile bile kuruldu yani…

Politik bir iddiayı kanıtlamak üzere!

Ecevit'in," Kıbrıs'ta bir vitrin kurup, dünyayı etkileyeceğiz" sözleri, benim aklımdadır.

Bu ne demekti?

Ekonomik olmasa bile, açığı biz karşılayıp, direneceğiz demekti…

Türkçe konuşuyoruz burada…

Değil ana dilimiz, nene dilimiz bile Türkçe…

Türkçe söylenen lâfın alt anlamını anlamak için tercümana ihtiyacımız yok…

Şimdi bazı Türkiyeli memurlar ve onların sözcüsü birkaç taşra politikacısı ile yalaka gazeteci, zaten İngiliz Döneminden beri mevcut olan, Anadolu ile aramızdaki yaşam standardı farkına "gıcık" olunca, zaten yürüyemeyeceğini bildiğimiz ekonomik sistemsizliğimize yaptıkları katkıyı, geri çekiyorlar.

Asıl istedikleri, yaşam düzeyimizi aşağı çekmek…

"Neden biz finanse edelim?" diyorlar.

Anadolu'dan bakınca, haklı gibi görünüyor.

Oysa değil!

Çünkü bunu biz istemedik!

Onlar bize dayattı…

Şimdi, işin içinden çıkmak için, Kıbrıs Sorunu'nu çözmek gerektiğinde herkes hemfikir ama karşı tarafın da eli armut devşirmiyor.

Durumun bu olduğunu kavrayınca, onlar da elbette ki direnip, alabileceklerinin tümünü almayı beklemek politikası güdüyorlar.

Ama asıl önemlisi, buradaki yaşam düzeyine gıcık olarak, bizi geriletmek için elinden geleni yapan Anadolu taşra politikacıları ile memurlarının, iş çözüme gelince de "durun bakalım" demesi! "Bekleyin de sizi kendi AB maceramızda da kullanmamız gerekiyor… O bitsin, çözüm de yaparız…"

Bu tevatür değildir ha! Muğla milletvekillerinden biri bizzat bana söyledi…

AKP'li değil…

Bir gece yatakta, Nasrettin Hoca'yı karısı dürtmüş: "Kalk, aşağıdan sesler geliyor. Eve hırsız girdi… " Hoca fırlayıp, alt kata seyirtmiş… Hanım yatakta bekler, gelen giden yok… Sonunda dayanamamış, bağırmış: "Hocaaaa… Ne yapıyorsun?" Cevap: "Hırsızı yakaladım"… "Al gel o zaman…" "Gelmiyoooor…" "Bırak gitsin sen gel madem öyleeee… " Cevaptır: " Bırakmıyoooorrrr…"

Durum budur…

Kardeşim, çıktın geldin, canımızı kurtardın…

Şimdi yukarıda Allah varsa, inkâr eden kör olur…

Sağol, Varol, berhüdar ol…

Ama Türk lirası serbest piyasada konvertabıl olursa ne olur diye, üstümüzde deney yapıp, anamızı ağlattın…

Yürümeyecek bir ekonomik sistemi zorla empoze edip, "açıkları biz karşılarız" diye söz de verdin…

Şimdi pişman oldun, amenna…
Ya artık AB yolunda çözüleceği aşikâr olan bu meseleyi çözmemize kadar yardıma devam et…

Ya da bu defa bilmeden değil, bilerek bir hata daha yapıp, bırak çözelim…

Nasrettin Hoca yalnız senin mi atan?

Bu millet, 1943'te 2. Dünya Savaşı sürerken, sendika kurup, İngiliz'e hava alanı inşaatında grev yapmış millettir, bilesiniz…

Dünya imparatorluğundan korkmadı, kimseden de korkmaz…

Babasından bile korkmaz…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.