Beslemeler...

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.58

7.65

$

6.78

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Beslemeler...

Bu tanımlamayı, Kıbrıslı Türkler unutmayacaklardır.

Belki de 1963-74 arasında söylenseydi, haklılık payı vardı.

Ama şimdi hem haklı değil ve hem de Kıbrıs Sorunu denilen meselenin, Kıbrıslı Türkler'in var olma iddiası ile beraber, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki çıkarlarına sahip çıkma davası olduğunu da bilmeyen yok!

Sayın başbakan, bunu kendi de dile getirdi zaten…

Bu bakımdan, ta başından beri Kıbrıs Sorunu, ekonomik olmadığı aşikar olan; ama politik yoldan sürdürülmesi gereken, çok daha büyük çıkarların ifadesi olan bir meseledir, Türkiye açısından bakınca. 1963'ün sonlarından başlayarak, Kıbrıslı Türkler'in üretimden koparılarak asker yazılmasının ve Türkiye'den gönderilen ayni ve maddi yardımlarla yaşamaya başlamasının nedeni de budur.

O dönemde, gerçekten de biz elde silah dağlarda beklemiş ve Türkiye'nin gönderdiği, nohut, bulgur, mercimekle beslenmişizdir.

Herkes de gene Türkiye'den gönderilen, aile başına 30 Kıbrıs Lirası maaşa talim etmiştir.

İtiraz etmeden…

Fakat bugün "besleme" derken, bazı rakamların konuşulmasına da canımızın sıkılmaması lâzım…

Şimdi vereceğim rakamlar, KKTC Meclisi'nin kabul ettiği 2011 Bütçe Yasası'ndan alınmıştır.

Meraklısı, resmi gazeteye baksın…

Bu yıl bizim bütçemiz, 3 milyar 77 milyon TL'na bağlanmıştır.

Bunun 200 milyon TL'sinin, açık olduğu öngörülmektedir. Bu yıl yapılması öngörülen TC yardımları ise 360 milyon TL yardım ve 500 milyon TL kredi olmak üzere, 860 milyon TL'dir.

Bütçenin nerde ise %25'i, evet…

Geçen yıl gerçekleşen yardım ise 305 milyon yardım ve 590 milyon kredi idi…

Buna mukabil, KKTC Merkez Bankası Bültenleri'nden aldığımız rakamlara göre, KKTC 2010 yılında, toplam 1.2 milyar dolarlık ithalat yaparken, bunun %67'sini Türkiye'den gerçekleştirmektedir.

Bu, 2008 yılında 1.681 milyar $, 2009'da 1.332 milyar $, 2010 yılının ilk dokuz ayında ise 1.099 milyar $ anlamına geliyor.

Türkiye/KKTC arasındaki ihracat/ithalat dengesinin verdiği açık, en düşük olduğu yıl, 1.300 milyar $'dır.

Yâni kaba bir hesapla, 1 milyar yardım verip, 2 milyarlık ticaret açığı sağlıyorsun.

Bunun ne kadarının vergi olarak bütçeye geri döndüğünü, hesaplayabilirsiniz…

Pek çok şey söylenebilir ama herhalde bu bir "besleme" durumu, değildir.

KKTC Merkez Bankası'nın Eylül ayı Bülteni'ne göre, (ki başında bilindiği gibi Türkiye'den gönderilen bir uzman bulunmaktadır) KKTC'de toplam Para Arzı 7 milyar TL'dir.

Bunun, piyasada dolaşan kısmı ise 260 milyon TL'dir. 600 milyon TL, resmi mevduat olarak vadeli veya vadesiz olarak, bankalarda durmaktadır.

Yaklaşık 6.3 milyar TL ise toplam mevduat miktarıdır.

Bunun, yaklaşık yarısı ise adadaki TC bankalarında yatmaktadır.

Buyrun!

Eğer bu bir "besleme" durumu ise, hiç diyecek lâfım yok…

Aldım, kabul ettim…

Kıbrıs'ın kuzeyi söz konusu edildiğinde, dünya tersine dönmektedir.

"Bu sorun rasyonel değil" dediğimizde kastettiğimiz şey, budur.

Dünyanın her tarafında, ekonomi siyaseti belirlerken, burada politika ekonomiyi belirliyor.

Çünkü politik sorunun kriz yönetimi akılla yapılmadığı için zamanında, örneğin 1992 ABAD Kararı sonrasında, biz dünyadan izole olduk. Bu bir şey değil, biz kırk yıldır, Türkiye Gümrük Mevzuatı'nı da aşabilmiş değiliz.

Ürettiğini satamayan bir ekonominin, dış krediyi bir tek kaynaktan aramak zorunda olan bir ekonominin, ayakları üstünde durma şansı, nedir?

Gönül isterdi ki biz, bunları böyle meydanlarda değil, kendi aramızda tartışabilelim.

Çünkü, gene krizi akılla değil, alelacaip özlemlerle yönlendirmeye çalışmanın sonucunda, hepimiz adına AB üyesi olan Güney'deki yönetimin, müzakere anlayışının ne olduğu bir sır değildir.

Zaman oynayarak, ekonomik sorunların bizi boğacağı noktayı bekleyeceklerini, daha 1974'te ilân etmişlerdi.

Hesapsız kitapsız tartışmalar, kısa vadede bizim ama uzun vadede de Türkiye'nin çıkarlarını alt üst edecektir.

Birileri bunu anlatmalıdır…

Kime anlatacaksa…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.