Anahtar kelime
Biz akademik çalışma yapıp, tez yazarken çok moda değildi
Şimdilerde sanırım bir Anglo Sakson geleneğidir, bilimsel makalelerin başına bir özet yazıldıktan sonra, "anahtar kelimeler" diye de bir girizgâh yapılır.
Bana göre, Kuzey Kıbrıs'ın ekonomisi konuşulurken, anahtar kelime de " ürettiğini satmak"tır
Bu memlekette, bilindiği gibi 1974 sonrasında, Sanayii Holding diye bir kuruluş vardı.
Rumlar'ın bırakıp kaçtığı elli küsur fabrikadan oluşmuş bir kompleks.
O holdingin ürettiği bir elektrikli kaloriferi, hala kullanıyorum
Sünger, boya, metal boru v.s. gibi, türlü çeşitli üretim yapan bir sanayii kompleksi idi
Battı
Bir arkadaşım, üşnmedi aradı taradı, tuttu bir piyano fabrikası kurdu
Üretti de
KKTC'de sattığı üç otuz piyano da çalmaya devam ediyor ama battı
Neden?
Çünkü politik durum dolayısıyla, her kim ki müşteri olmaya kalktı; Rumlar "bu ürünler bizde zorla alınan ve geri gitmemize izin verilmeyen, bize ait fabrikalarda üretiliyor" diye müracaat edip, satın alınmasını engellediler
Ürettiği ilk parti malı satamayan fabrika, bir sonraki partiyi nasıl üretecek?
Battı hepsi de
Başlangıçta, ayni itiraz tarımsal ürünler için de yapıldı ama bize ait tarımsal araziler de bulunduğu ve hangi ürünün tapusu bir Türk'e; hangisinin Rum'a ait toprakta üretildiği tespit edilemeyeceğinden, tarımsal ürünleri, tanınmış bir limandan çıkması şartıyla sattık
Ta ki politik gerekçelerle, ihraç ettiğimiz mala KKTC diye mühür vurup, Rumlar'ın ABAD'a dava açmasına neden olalım!
Ve üstelik ABAD da nedir diyerek, oraya kendimizi savunmak üzere bir avukat göndermeye de tenezzül etmeyerek, davayı kaybedip, ambargo yiyelim
O alanda da ürettiğimizi satamaz hale böyle geldik
Kırk yılda Türkiye gümrük mevzuatını aşamadığımız için, Türkiye'ye bile ürettiklerimizi henüz satabilmiş değiliz
Çare neydi?
Satabilecek politik koşulları yaratmak!
Onu da duymak bile istemedik
Hizmet sektörü dedik
Off Shore bankacılık
O macerayı anlatmayayım, kimlerin geldiğinden bahsetmeyeyim, mali kara listeye gireriz
Ama dünya ile doğrudan iletişimi olmayan bir toprakta nasıl bir finans merkezi olabilir sorusunu da sormadık!
Çünkü, işimize gelmezdi ve zaten niyetimiz de başkaydı
Turizm dedik
Doğrudan ulaşım olmayan bir yere gelmenin ne zaman ne de para açısından rekabet koşullarının olmadığını, konuşmamayı ve hatta düşünmemeyi yeğledik!
Hala da düşünmemeyi tercih ediyoruz
Üniversitecilik dedik
Başlangıçta tuttu gibi de
Ama Bütün Avrupa üniversiteleri Bologna Süreci diye bir sistem içinde bütünleşirken ve güneyde de üniversite yokken, kulağımızın üstüne yattık
Adamlar bizden sonra üniversite kurup sisteme dahil olurken bile, meselenin ne olduğunu anlamamakta ısrar ettik
Anlatmaya çalışana da sövdük!
Sistemin dışında, gene "ürettiğini satamayan" bir sektör olarak, her sene daha da zor koşullarda, sistem çırpınıyor
Anahtar kelime, "ürettiğini satabilmek"tir
Evet
Mal da olsa, hizmet de
Ürettiğinizi satamazsanız, yeniden üretim yapamaz, batarsınız
Bunun için ekonomi uzmanı olmaya gerek yok
Peki, bize bu sistemi kuranların bu gerçekten haberleri yok muydu?
Vardı ama politik gerekçelerle, devletçilik oynadığımız gibi, ekonomicilik de oynadık kırk yıldır.
"Miileti kamu sektörüne alın, açığı biz karşılarız" lâfı, izninizle bana ait değil
Şimdi olan nedir biliyor musunuz?
2002'den beri, Kıbrıslı Türkler bunu anladı
Dünyadan izole bir ekonomi olamaz
Dünya ile bütünleşmenin, ekonomiden değil, politikadan geçtiğini anladılar ve onun için politik çözüm talep ediyorlar.
2009'da, "Acaba eski günlere döner miyiz? Acaba mı?" diyerek, bir "time out" aldılar
Olamayacağını şimdi acı bir biçimde anlıyorlar
Aslında sinirleri, kimseye değil!
Kendilerine
Kuzey Kıbrıs ekonomisini nasıl düzenlerseniz düzenleyin; Kıbrıs Sorunu çözülmeden, rasyonel bir sistem kuramazsınız
Onun için birbirimizi yemeyi bir tarafa bırakalım
Yazıktır
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.