Türkçülük düşüncesi nasıl doğdu? (1)

loading
29 Eylül, Salı
£

10.01

9.10

$

7.80

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Türkçülük düşüncesi nasıl doğdu? (1)

Tarihsel ve sosyolojik bir gerçektir ki "nation" anlamında ulus, tarihsel/sosyal bir kategoridir.

Yani ne ezelden beri vardır, ne de sonsuza kadar var olacaktır.

Bu, üretim güçlerinin belli bir gelişme aşamasında, iç gümrükleri ortadan kaldırmak ve doğal sınırlar içinde bulunan ayni dilin yaygın olarak konuşulduğu pazara egemen olmak üzere, burjuvazinin uydurduğu ve aradan geçen iki yüz yılda doğru dürüst tanımının bile yapılamadığı, bir politik terimdir.

Bir burjuvazinin bulunduğu ve Pazar ihtiyacının duyulduğu batı Avrupa'da bu terim, siyasete burjuvazi marifetiyle egemen olurken; üretim ilişkilerinin böyle bir ihtiyaç doğurmadığı Osmanlı topraklarında ve doğuda ayni terim, siyasete, Avrupa'dan etkilenen küçük burjuva aydınlarınca sokuldu.

O bakımdan rasyonalist değil; irrasyoneldir.

Buralarda hiç bitmeyen acıların yaşanmasına neden olduğu gibi bugüne kadar Osmanlı toprağında, doğru dürüst ve kendinden emin bir tek "ulus devlet" doğmasını da sağlayamamıştır.

Zira bu toprağa yabancıdır.

Bugün bizim ulusçularımızın konuşmaktan hiç hazzetmedikleri bir konu, Türk ulusçuluğu ve Turan fikrinin, bizden önce Macar Şarkiyatçılar tarafından ileri sürülmüş olmasıdır.

Türkçülük konusunu ele ilk alan yazar, bir Fransız Şarkiyatçı olan Joseph de Guignes'tir.

Hunların, Türkler'in, Moğolların ve Tatarlar'ın Genel Tarihi diye çevrilebilecek olan kitabını, 18.yy ortalarında yazmıştır!

Bir Macar Yahudisi olan, Türkolog ve antropolog Vambery (1852-1913) ise Türkçülük ve Turan meselesini kurcalayan ilk yazardır!

Vambery, dünyada ilk defa bir Turan derneği kurarak, bu yolda mücadele başlatan kişidir! İstanbul'da değil! Budapeşte'de...

Macarlar dahil, Türk soyundan gelen bütün halkların birleşmesini ve önderliğin de (elbette ki) Macarlar'a verilmesini savunmaktaydı!

Günümüzde pek hoşa gitmeyecek bir gerçek olsa da bir Fransız Yahudisi Şarkiyatçı olan Leon Cahun da (1841-1900) Türkler'in uygarlıktaki rollerini ele alan ilk yazardır.

1867'de "Antik ve Modern Türkler diye çevirebileceğimiz bir kitap yazmış olan Mustafa Celalettin Paşa ise Polonyalı olup, gerçek adı Konstantin Borzscki'dir.

Yani ulusçuluk fikri bize doğal olarak kaynağından, batı Avrupa'dan gelmiş ama nerede ise bir asır, kabul görmemiştir.

Bu benim iddiam değildir.

Bizzat Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları'nda, Leon Cahun, de Guigne ve A.L.Davit'in Osmanlı aydınları arasında en çok okunan Türkçü yazarlar olduğunu yazar.

XX. yy başlarında, Türk Ulusçuluğu fikri, Osmanlı imparatorluğu dışında, bambaşka bir yerde filizlenmeye başlamıştır: Rusya'da...

Ulusçuluğu yaratıp, Osmanlı imparatorluğuna sokanlar, "dış" Türkler'dir, deyim yerinde ise...

Bunu da herkesten önce yine Ziya Gökalp yazar, ayni eserinde:

"Rusya'dan gelen Hüseyinzade Ali Bey, Tıbbıyede Türkçülük esaslarını yayıyordu. 'Turan ' adlı şiiri, Turancılık ülküsünün ilk ortaya konuluşu idi."

Turancılık çok daha eskiden 1904'te Yusuf Akçura tarafından ortaya konulmuştu ama Gökalp demek ki ilk defa Hüseyinzade Ali'den duymuş!

Aslına bakarsanız, 1913'ten itibaren Ziya Gökalp'in ağzına pelesenk olan "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muassırlaşmak" formülü de kendisine ait olmayıp, daha 1907'de Bakü'de yayınlanan Füyuzat dergisi'nde ilk defa Hüseyinzade Ali tarafından ileri sürülmüştür.

(Devam edecek)

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.