Afrika gazetesi ve bir vedanın hüznü
Afrika gazetesi, şimdiye kadar hiç uğradığım bir yer değildi.
Pek çok fikirlerine katılmadığım gibi, geçmişte gerek Şener Levent, gerekse de Faize Özdemirciler ile günler süren polemikler de yaşadım.
Bir birimize, demediğimizi bırakmadık.
Hakkımda haftalar süren "eleştiriler" yayınlayıp, cevap hakkımı da iki gün ile sınırladılar.
Yâni insani ilişkinin ötesinde, Afrika gazetesi ile hiçbir ubudiyetim yok!
Biri hariç: Ali Osman Tabak, yeğenim, can dostumdur ama fikirlerimiz de uyuşmuyor
Hayatımda ilk defa, geçen cumartesi günü merdivenleri tırmandım ve kurşunun yandan girip, boydan boya çizdiği kapıyı çaldım
Kapıyı Ali açtı
"Geçmiş olsun be arkadaşlar" deyip, içeri girdim.
Şener yoktu
Yorgunmuş...
Gece çok geç yatmış haliyle
Kapıda bir kamera var ama kayıt yapmıyor.
Dolayısıyla, bu saldırıyı yapanın görüntüsü, ellerinde yok.
Kayıt sistemini kurduracak paraları olsaydı, şimdiye olayın faili, çoktan tespit edilmiş olurdu
"Rumlar'dan aldıkları" paraları, kumara basıyorlar galiba!
Canlarını koruyacak önlemleri bile alacak para kalmadığına göre
Mehmet Levent odasındaydı, ona da uğrayıp geçmiş olsun dileklerimi ilettim, Ali ile birer kahve içip, çıktım.
Kapının önünde durdum
Karşıya baktım, cumhurbaşkanlığı
Sağa baktım, Mücahitler Derneği
Sola baktım: Meclis
Sol karşıya baktım: Türkiye Büyükelçiliği
Alt katta Vestel
Şimdi memleketin en iyi korunan noktasında, o saatte o apartmandan çıkanı tespit edecek hiçbir kamera kaydı bulunamadı denirse, ben buna inanmam
O binanın tepesine çıksanız, saldıramayacağınız makam yok!
Cumhurbaşkanlığı, meclis, elçilik
Eğer o binanın giriş çıkışını kontrol eden bir kamera yoksa oralarda, demek ki bizim güvenlik meselemiz, Allaha emanettir!
Kimse de esip gürlemesin bundan sonra
Yarın biri çıkar tepesine, meclise bir el bombası sallarsa ne olacak?
İnip elini kolunu sallayarak, ara sokaklarda kaybolup, Ercan'dan mı Lidra Palas kapısından mı terk edecek memleketi?
Dediğim gibi, Afrika gazetesi ile nerdeyse hiçbir konuda anlaşmam
Ama fikirlerin bu tipten ilkel yöntemlerle susturulmaya çalışılmasına da göz yummak mümkün değil
Yabancılar belki hatırlamazlar ama geçmişte bu memlekette gazeteci vurmak, hiç de bilmediğimiz bir yöntem değil
Suçları: "Camii'yi bizimkiler bombaladı" demekti
Kırk yıl sonra bombalatan itiraf da etti üstelik
"Biz Kıbrıs'ta camii de yaktık"!
Memleketin en iyi korunan meydanındaki bu saldırı eğer "faili meçhul" kalırsa, ben inanmayacağım.
İşte buradan şimdiden ilân ediyorum.
Sevgili okurlar, her şeyin başlangıcı güzel ve heyecan verici olduğu gibi, sonu da hüzün vericidir.
Ne yazık ki bu yazım, Star Kıbrıs'ta okuyacağınız, son yazımdır.
Yarından itibaren, köşe yazarlığı maceram, başka bir gazete ve internet sayfalarında devam edecektir.
Bu ayrılış ile ilgili olarak, hiçbir tevatüre gerek yok
Anlaşmazlık, kırgınlık, öfke gibi duygular söz konusu değil.
Sadece, benim çok geç öğrendiğim, basında profesyonellikle ilgili bir seçim söz konusu.
BU son yazının, yukarıdaki tatsız konu ile ilgili olmasını, hiç istemezdim.
Hele Kıbrıs tarihinin en büyük mitingine hazırlandığımız bu günlerde
Ama ne yaparsınız ki hayat devam ediyor
Ve ben de bunca yıldır yazdığım yazıların, köşe yazısı niteliği ile daha büyük tirajlara hitap etmesini beklemek gibi insani bir zaafa sahibim.
Ayrılık nedeni, sadece bu
Ayrılırken, gerek patrona, gerek yöneticilere ve gerekse başta sevgili kızım Ayşemden olmak üzere gazeteci arkadaşlara, daha mutlu, daha güzel günler ve başarılar dilemek, boynumun borcu
Gerek çalışanlar ve gerekse okurlara, en iyi dileklerimi sunarak, hoşçakalın diyorum
Tehditlerle uğraşmak zorunda kalmayan bir basın için
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.