Andreas'ın sofrasında bir cumartesi öğlen...
Rahmetli dedem, Kudrafa'lı idi
Dağdan tutun, ta denize kadar, o bölgede sevilen biriydi.
Sofraya, sıcak, dumanı tüten yemek konulmasından, nefret ederdi.
O da rahmet isteyen ninem, masaya içecek bir şey içecek bir şey koymayı unutursa da küplere biner, "Ahhh " derdi "Cıraları görecen, bir tayikada trabezi nasıl döşer "
Elbette ninem, bu sataşmanın altında kalmaz, "Be Goronya tilkisi" diye başlayıp, madem ki Rum kadınları bu kadar becerikli, neden vaftiz olup da bir Rum kızı ile evlenmediğinin, hesabını sorardı
Goronya Tepesi, şimdi Taşpınar, Taşköy ve Kudrafa arasında sınırdır
Ayrellileri meşhurdur ama 1974'ten beri üzerine çıkabilen yok!
Tepede Etniki Furra'nın bir mevzisi var, söylentiye göre, arazi de mayınlı!
Dedemin o kadar övdüğü bir Rum sofrasına, ben ilk defa elli yaşımda oturdum
Aklımın kesmediği yaşlarda komşu evlerinde bulunmuşluğum hariç!
Herhalde Bizans'tan kalma, çok gelişmiş bir sofra kültürleri var komşularımızın
Ama elbette ki "Bizantium" yâni çağdaş İstanbul'a yetişmesi, söz konusu değil
Kapıların açılmasından sonra, bizim Yedidalga'daki evin, arada bir gelen, konuk bir çifti var
Lulla ile Andreas
Her geldiklerinde, eşimle beni davet ederler
Hiç uydurup gidemememi de politik bir tavır olarak algılarlar.
"Doktor, bir kahve içmeye dahi mi zamanın yok?"
Israrlarının altında yatan neden ise Kıbrıs'ı tanımıyanların anlayamayacağı bir ayrıntı
Ben Gönyeli Çemberi'nde oturuyorum; onlarsa Kermia'da
Komşuyuz yani
Ama iki komşunun arasında, bir sınır, üç ordu ve beş bayrak var
Dün tatil günü! Evde otururken, ansızın aklımıza esti
"Şu Lulla'ya gidip, bir sürpriz yapalım mı?"
Yapmasına yapalım da evi nasıl bulacağız?
Telefonu açıp, "Sana bir kahve içmeye geliyoruz, evi tarif eder misin?" dedi eşim
Çok da kolaymış meğer
Kontrol noktasını geçince sola dönüyorsun, ilk eczanenin karşısındaki sokakta, okulu geçince, soldaki ev
Gittik
Lulla, ırkının bütün özelliğini gösterdi
On beş dakikada, sofrayı kurmuş
Andreas bir şişe Femous Graus'u açmış, mutfak televizyonunda bizim Kanal T!
Türkçe konuşuluyor
Onu bile düşünmüşler
Epey zamandır içince, ritim bozukluğu başlamasını da boş verip, iki tek de ben attım
Lulla, habersiz gittiğimiz için, sofranın istenen zenginlikte olmadığından sözü açıp, özür diliyor
Ben şaşkın
Eşim, hayretler içinde! "Yahu biz bir kahve dediydik "
Ayrelli'li, taze baklalı, birkaç çeşit peynirli,bol zeytinyağı gezdirilmiş salatalı, samarellalı tam bir Kıbrıs Sofrasıydı
Et cinsi olarak, yalnız tavuk!
Anlamını her Kıbrıslı bilir.
Üstüne de Samsı!
Bir ara, sigara içmeye avluya çıktım.
Yılın ilk turunç çiçeklerini de Andreas'ın evinde gördüm bu sene
Andreas, DİKO'yu destekliyor
Milliyetçi
Zaten Makatiotate'nin köyü, Panaya'lı
"İlk defa bir komünisti seçtik ama hiç de umduğuz gibi olmadı " dedi bana
Sanki de bu lâfı daha önce de duyduydum
"Adios Andreas" dediğimde, "Stogalo" dedi, "spidimu, spidissu "
Dedem haklıymış!
Nasıl bir memleket bu?
Biz ne biçim insanlarız?
"Evi, evimmiş "
Biz neden savaştık?
Hey büyük Allah
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.