Nuri Şahin, Real'de
Dünkü internet haberlerinde en çok ilgimi çeken, Almanya'nın Dorthmount takımında oynayan Türkiye asıllı Nuri Şahin'in, Real Madrit tarafından transferi oldu.
Real kadrosunda, ikinci Türk!
İlginç bir durum
Tam da bu günlerde bizim burada futboldan kimin anladığı kimin anlamadığı tartışılırken, doğrusu haber çok hoşuma gitti.
Bilindiği gibi bu Nuri Şahin, Türkiye milli takımına bazen çağrılır, bazen çağrılmaz; çağrıldığında da bazen oynar, genellikle yedek beklerdi.
Demek ki banko oynayacak kadar yeterli görülmezdi!
Oysa bir ara genç takımlarda gol kralı olmuşluğu da var, yanlış hatırlamıyorsam.
Son zamanlarda birkaç maçtır oynadı galiba...
İlk on birde miydi, yoksa oyuna sonradan mı girdi?
Farkında değilim
Ama Türkiye milli takımının, olmazsa olmaz yıldızlarından olmadığını da biliyorum
Real gibi bir yıldızlar topluluğunun yedeği bile olacak olsa, bu kalitede bir sporcuya, bizde gösterilmesi gereken dikkatin, Türkiye takımlarında oynayan "yıldız"ların, çok ötesinde olması gerekmez mi?
Hangi "yıldız"ınız, Real'in kapısından geçebilir ki?
Hagi'den tutun, (ki o bir ara orada bulundu) Alex'e, Cevat Prekazi'den tutun, Sergen Yalçın'a; Türkiye liginin "yıldızları"nın dillerine pelesenk ettikleri bir lâf değil midir: "Koşacak olsaydım, gider Real'de oynardım "
Arada düzey farkı olduğunun peşin kabulü değilse bu, başka nedir?
Milyon dolarla transfer yapan Türkiye takımları, Real'in bir kenara koyduğu Raul'e bile ulaşamıyorlar örneğin
Demek ki Mesut gibi Nuri de bizim futbol algımızın bir gömlek üstünde adamlar!
Geçenlerde bir yerde, Mesut'un bir açıklamasını okumuştum: "Di Stefano'nun 10 numaralı formasını giyiyorum. Bir futbolcu başka ne isteyebilir ki?"
Nuri de artık, Puşkaş'ın mı formasını giyer?
Burada dikkati çekmeye çalıştığım şey, dünya futbolunun amiral gemisinin kadrosuna aldığı adamı, Türkiye milli futbol takımını seçenlerin, takıma koymaktaki isteksizlikleri ve "futboldan anlamak"! Ya Morinho "anlamıyor" demek ki veya Türkiye milli takımını seçenler!
Veya bir üçüncü seçenek: Her biri de anlıyor anlamasına ama kendilerine göre anlıyorlar! Madrit'te dünya şampiyonu olmak üzere düşünmekle, Türkiye'de "mahallenin horozu" olmak üzere düşünmenin, farklı olması, doğal!
Oysa futbol, ruh bakımından, üç korner bir penaltı kuralıyla oynanırken de ayni oyundur; Barnebau, Maracana veya Wembley'de bir sanayi haline getirildiğinde de
Ama aklı "oyun çocuğu" seviyesinde takılıp kalanlardır ki bu işi berbat ediyorlar
Bunlar, yenilen takıma kupa vermek için dolap çevirir, oyunun asıl sermayesi olan seyirciyi kaçırır, şike yapar, hakem satın alır; aslında çocukların oynaması için ortaya çıkmış bir oyunun, ırzına geçer; sonra da o sanayi haline gelmiş düşüncenin söylediği lâfları terennüm ederek, aslında kendi mahallesinde, "çuluna" oyun oynayan çocuğun aklı kadar akıl taşıdığını ilan etmek için, kafayı jöle çanağına sokup, ortalığa atılırlar.
Uzay fiziğidir sanki mübarek!
Çocukların da anlayıp oynadığı, lingiri'den biraz daha gelişmiş bir oyun
Oyun çocuğu yaşına gelen anlıyor; hep orda kalanlar da adam sırasına girmek için, hakkında menkıbeler yazıyor
Gerçek spor "adamları"nı, tenzih ederim tabii...
Neyi anlıyorsunuz yahu?
Dünyanın en basit oyunu bu
Mesele, niyettir
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.