Toprak satmak

loading
24 Kasım, Salı
£

10.60

9.44

$

7.95

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Toprak satmak

Dünkü Kıbrıslı gazetesi, bir muhabiri ile yaptığım söyleşiyi, manşet yaptı…

Ancak herhalde çok fazla şey söylemişim ki dediklerim özetlenirken, bazı yerlerde anlam kaymaları olmuş!

Biz hükümetteyken, iş talepleri karşısında her kaynak yok dediğimizde, "ne yani devlet batar mı?" sorusu ile karşılaşıyorduk!

Devlet, batar mı?

Batar…

Bunun en güncel örneği Yunanistan'dır ki çıkış için bazı adalarını "satabileceğini" bile açıkladı!

Milliyetçi söylemde, üç kavram kutsaldır:

Tarih, Bayrak ve Vatan…

Adam öyle bir ekonomik sıkıntıya düşmüş ki "vatan"ın bir kısmını "satmaya" kalkıyor.

Öyle gizli saklı, entrika dolapla falan değil! "Parayı verene, terkederim…" demiş…

Bir başka batan devlet örneği, 1.Dünya Savaşı sonrası Almanya'dır…

Mark öyle bir değer yitirmekteydi ki insanlar yumurta almaya, bir valiz dolusu parayla gitmekteydiler.

Bunun sonucu, Hitler oldu…

Güya Alman devletini ayağa kaldıracaktı!

Hem Doğu Almanya'nın, hem Alsas'ın, hem de Polpnya ve Çakoslavakya'daki Alman topraklarının elden çıkmasına razı olmak noktasına gelindi…

Ondan sonra Amerikan yardımı ve ekonominin gereklerini hamaset dışında yerine getiren, Adeneur ve Erhart sayesinde Almanya düze çıktı ama elli yıl bölünmüş yaşamak bir yana, Polonya ve bugün Çek Cumhuriyeti'ne kalan topraklar, gitti gider…

Tarih boyunca Volga boyunda yaşayan, Balkanlar'ın çeşitli bölgelerini mesken tutmuş Alman azınlıkların da artık yerlerinde yeller esiyor…

Yalnız "vatan" gitmedi elden, ne bayrak kaldı ne de tarih! Devlet batarsa, böyle batar…

Manifaturacı dükkânı değil ya bu?

Çok daha bizden bir örnek daha vereyim: Osmanlı İmparatorluğu!

Osmanlı'nın bunalımı, ekonomik değil; mali bunalımdı biliyor musunuz?

Çünkü dünya Amerika'dan gelen altın sikke üzerinden ticaret yaparken, Osmanlı gümüş sikkeyi esas almaktan vaz geçmemişti.

Altın karşısında sürekli değer kaybeden gümüş yüzünden sıkıştı sıkıştı, en sonunda Abdülmecit döneminde, ilk defa "istikraz"a yani dış borçlanmaya gitti…

Sanıldığı gibi bir padişahın saray yaptırma sevdası yüzünden değil, altın/gümüş dengesinin hep zararına işlemesi yüzünden, borçlarını ödeyemedi!

Gümüş üzerinden vergi toplayıp, altın üzerinden borç ödemeye kalkınca, arada altın hep değer kazandığı için, faizi bile ödeyemez hale düştü.

Ne oldu?

Alacaklılar gelip, gümrüklerine el koydular…

Tütün, kuru incir, buğday va daha bir yığın ihracat mallarının gelirleri ve gümrük vergileri, alacaklılar tarafından kurulan Duyun-u Umumiye tarafından tahsil edilmeye başlandı!

Egemenlik hakları elden gitti…

Devlet battı…

Borçlarını ödeyemedi…

1. Dünya Savaşı'na giriş sebeplerinden biridir.

Kaybetme sebeplerinden de biridir.

Sonunda o devlet "dismis" oldu!

Yerine kurulan TC de, 1951 yılına kadar, Osmanlı borçlarını ödedi…

1930'a kadar, eski Osmanlı tebaaları olarak, biz de ödedik…

Kavanin Meclisi tutanaklarına bakınız…

Devlet, batar…

Battığı zaman da ne bayrak dinleyen olur, ne vatan, ne de egemenlik…

Gelin toprağımızı satalım dersiniz de kendinizi de üstünden promosyon vermezseniz, alıcı da bulunmaz…

Koca Osmanlı batmış!

KKTC kim oluyor allah aşkınıza?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.