Lefke'nin taşları bize neler fısıldıyor?

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.44

7.59

$

6.81

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Lefke'nin taşları bize neler fısıldıyor?

Ünlü Yunanlı coğrafyacı Strabo, MS 29 yılında Kıbrıs'a yaptığı bir ziyarette, bugün Lefke'nin olduğu yerde, Strasanor isimli bir kasabanın bulunduğunu anlatır.

Aslına bakarsanız, ta bronz çağından beri, buradaki bakır madeni dolayısıyla, bir yerleşimin olduğu bilinmektedir.

Roma Çağı'nda ünlü hekim Galenus, Karadağ madeninde kölelerin havasızlıktan boğulduklarını yazmaktadır.

Ayni Roma Döneminde, buradaki bakır madeninin işletilmesine, Filistin'deki Kral Herod'un da ortak alındığı biliniyor…

Bu, İncil'de de adı geçen, Berthelem'deki yedi yaşından küçük bütün çocukların katledilmesini emreden, zalim kralın ta kendisidir…

Kasabadaki hurma ağaçlarının, Mısır Dönemi'nde, maden galerilerden yukarıya maden cevherini çekmek için gerekli zembillerin yapılması için getirilip üretildiğine dair de bir efsane var!

Geriye doğru gidersek, Lefke'nin tarihini ta Truva Savaşları'na kadar uzatmak mümkün!

Gene efsane, Truva Savaşları sonrası, Atinalı Prens Domephon'un, bakır madenine tamah edip, bu bölgeye gelip yerleştiği ve dağlar arasında Aepeon isimli bir tür kale/kent inşaa ettirerek, Karadağ Madeni'nden çıkan madeni Atina'ya taşıttığı söylenir.

Bakır o dönem silah yapımında kullanılan önemli bir madendir!

Aepeon'un devamı, Soli şehridir.

Büyük İskender'in kumandanlarından bir olan Strasanor'un adına kurulmuş şehrin devamı ise Lefke'dir…

Büyük İskender'in ölümünden sonra, bilindiği gibi imparatorluğu, kumandanları arasında bölüşülür.

Mısır ve oraya bağlı olarak Kıbrıs da General Ptolemy'ye kalır.

Mısır'daki bu döneme Ptolemy'ler Dönemi denilir çünkü, hanedanın kurucusunun adı karallık anlamında bir ünvana döner!

Ve tahta her çıkan Ptolemy ünvanını kullanır.

İlk Ptolemy'nin oğlu Lefcos, Sia adlı bir kıza aşık olup da evlenmeye karar verdiği zaman, babası ona Kıbrıs Adası'nı hediye eder.

O da "adasına" gelip, evlilği şerefine burada bazı şehirler kurar.

Eski Ledra şehrinin yerine kurulan adanın başkentine de aşkından galat, Lefkossia adını verir…

Eski Strasanor da bu dönemde, Lefkcos adını alır…

Büyük İskender'in bir kumandanından, ötekine isim değişikliği…

Ve sonra, Romalılar gelirler…

Romalı kumandan Gento, adayı fethedip, bütün zenginliklerini Roma'ya taşır…

Bu arada Lefke'ye de bir çeşme yaptırır…

Aqua Gento! Gento'nun suyu…

Son yıllara kadar suyu akan çeşme, halâ ayaktadır…

Halk ağzında adı "Acendu Çeşmesi"'ne dönüşmüş, çevresindeki mahalleye de adını vermiştir…

Kasabanın bir başka ilginç binası, Piri Paşa Camii'dir.

Burada bulunan ve Lâtin Dönemi'nde harap hale gelmiş olan Bizans döneminden kalma Ay Nikola Kilisesi kalıntıları üzerine, fetih kumandanlarından Baf Sancak Beyi, Ebubekir Bey tarafından yaptırılan camii, dedesi büyük sadrazam Piri Paşa adına vakfedilmiş, yanında kurulan Piri Paşa Medresesi ve Piri Paşa Sıbyan Mektebi ile bir külliye haline dönüştürülmüştür.

Yıl 1572-1580 arasında…

Medrese 1913, Sıbyan mektebi 1930 yılına kadar yaşadı…

1930'dan sonra İstiklal İlkokulu'na dönüşen Lefke'deki ilkokul, bundan dolayı kuruluş tarihi olarak 1580'i kabul ediyor ve çok haklı…

Orada yaşayan başka bir şey daha var ki camii'nin tarihsel kökünü ele veriyor:

Piri Paşa Camii'nin hemen arkasındaki su bendi'nin adı, halâ Ay Nikola Bendi'dir…

Bizans zamanından beri varlığını sürdürüyor, demek ki!

Camii avlusunda bulunan Neo Klâsik bir lâhidle örtülü mezar ise 1839'da, adaya Tanzimat Fermanı'nı getirip, Lefke'de vefat eden Mir-i Miran Osman Paşa'ya ait…

Camii ile hiçbir alâkası yok! Tesadüfen, Lefke'de ölmüş, zamanın Lefke Serdarı Binbaşı Hakkı Efendi tarafından buraya defnedilmesi emredilmiş!

O kadar…

Allahtan çevredeki mezarlığın herhangi bir yerine defnedilmemiş, yoksa 1963-74 arasında, dedelerimizin mezarları gibi, dozerle sürülüp, çevre temizliği yapılırdı…

Camii ile bir ilgisi yok!

Allah bilir, o camiide namaz kılmışlığı bile yok!

Cehalet, camiinin adını Piri Osman Paşa Camisi yapıyor ve evkafın da gıkı çıkmıyor da, not edelim dedik…

Kendine emanet edilen vakfın adını bile korumaktan aciz!

İngiliz döneminde biz, ilkokuldan topluca çıkar, o camiide Cuma namazına giderdik! Sonra devran döndü, bir yandan her köye bir minare dikerek Türkleşeceğini sanan anlayış, öte yandan da toplu Cuma namazını, laikliğe aykırı buldu, kurtulduk allaha şükür…

Mısır, Roma, Bizans, Osmanlı derken; galiba yerimiz doldu…

Daha anlatacak çok şey var ama genel yayın yönetmeni Lefke'li…

Yazarı Lefke'li olunca, dergiyi Lefke'ye tahsis etmeyelim…

Uygun bir zamanda, geriye kalanlara da değinmek üzere, konuyu şimdilik kapatalım…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.