Bugün de geyik yapacam izninizle
Yayın Tarihi: 01/12/11 07:00
okuma süresi: 3 dak.
Günler öyle bir hızla geçiyor ki insan, bazen ayaklarının birbirine dolandığını hissediyor
Örneğin, Salı günleri tv programımın çekimi var
Çarşamba'ları ise hem günlük yazımı ve hem de hafta sonu dergi yazısını yazıp, gönderiyorum.
İyi ama günün Çarşamba olduğu akşam üzeri aklınıza gelirse ne olacak?
Evet
Dün başıma böyle bir şey geldi
Akşam üzeri evde oturmuş, yeni aldığım kitapları keyifle okumaya girişmiştim ki birden aklıma takıldı:
"Ben bugün yazımı attım mı?"
Çünkü bazı gün sabahın köründe atarım, bazı gün ise akşamüzeri! Atmış mıyım?
Çare yok!
Gazeteyi arayıp, sordum
Gülmeyin!
Atmamışım
Bazen, yazılarımı, kitaplarımı okuyanlar, ya da bir tv programında esip gürlerken beni izleyenler, karşılaştığımız zaman, "bu kadar şeyi, aklında nasıl tutuyorsun?" diye sorarlar!
Mohaç Savaşı'nın, Küçük Kaynarca Andlaşması'nın, Tanzimat veya Islahat Fermanları'nın ya da Westfalya Barışı'nın tarihleri aklımda durur ama örneğin kendi arabamın plâka numarasını unuttuğum, çok olur
Hanımların çok önem verdiği özel tarihler de hiç aklımda kalmaz örneğin
Bu konuda yemediğim sılgıç kalmadı ama beceremiyorum işte
Oysa, Semptom'dan Teşhise'deki hipertansiyon, ödem, atrial fibrilasyon nedenleri,gibi konular, madde madde, kırık senedir ezbere aklımda!
Bu ne iştir arkadaş?
Biliyorsunuzdur, bunamanın belirtisi, eskileri olduğu gibi hatırlama ama yeni olayları unutmadır!
Bizim Lefke'de o hale düşmeden ölen de pek yok ama seksenlerine doğru!
Bizde erken
Belki bazıları maraz edecekler ama değil
Allaha şükür daha o hale gelmedik de ya yoğunluk alıyor aklımızı başımızdan.
Örneğin yayınevi bir kitap daha sipariş etti
Çok eski bir kitabımın ikinci baskısı
Daha birini bitirmeye çalışıyorum oysa, şimdi bir de eski kitabı yeni baskıya hazırlama
En az üç tane de tezgâhta, ellenmeyi bekliyor
Veya; ki sanırım asıl doğrusu budur: İnsan beyninin kapasitesi, aşağı yukarı eşittir
Onu neyle doldurduğunuza bakar
Hayatım boyunca, araba plâkalarını, telefon numaralarını, hiç aklımda tutmadım meselâ
Hard disk gibi, dolunca, başka tarafı "delete" ediyor mübarek!
Boşluk da bırakmamız lâzım galiba!
Bilgisayar gibi "defragmente" edemiyorsun ki!
Doldur doldur, ansızın "tilt" oluyor işte
Sabah yaptığınızı, akşam unutuveriyorsunuz
Yoksa diyorum, olmaya ki bu kadar lâfı boşuna ediyorum!
Dün sabah, dişçimle randevum vardı!
Kendim Operatör doktorum ama dişçiden korkarım ben
Delikanlılığımızda, bizim Lefke'de uzun yıllar diş hekimi yoktu
En sonunda gelen de dişi ayakçalı bir ariya ile oyar, o sanatını icra ederken, ağzınızdan yanık kokuları yükselirdi
O zamandan kalmadır herhalde
Dt. Hakan Kuntay'dan korkumdandır bu akıl karışıklığı, kesin
Ben de boşuna kendimi suçluyorum
Örneğin, Salı günleri tv programımın çekimi var
Çarşamba'ları ise hem günlük yazımı ve hem de hafta sonu dergi yazısını yazıp, gönderiyorum.
İyi ama günün Çarşamba olduğu akşam üzeri aklınıza gelirse ne olacak?
Evet
Dün başıma böyle bir şey geldi
Akşam üzeri evde oturmuş, yeni aldığım kitapları keyifle okumaya girişmiştim ki birden aklıma takıldı:
"Ben bugün yazımı attım mı?"
Çünkü bazı gün sabahın köründe atarım, bazı gün ise akşamüzeri! Atmış mıyım?
Çare yok!
Gazeteyi arayıp, sordum
Gülmeyin!
Atmamışım
Bazen, yazılarımı, kitaplarımı okuyanlar, ya da bir tv programında esip gürlerken beni izleyenler, karşılaştığımız zaman, "bu kadar şeyi, aklında nasıl tutuyorsun?" diye sorarlar!
Mohaç Savaşı'nın, Küçük Kaynarca Andlaşması'nın, Tanzimat veya Islahat Fermanları'nın ya da Westfalya Barışı'nın tarihleri aklımda durur ama örneğin kendi arabamın plâka numarasını unuttuğum, çok olur
Hanımların çok önem verdiği özel tarihler de hiç aklımda kalmaz örneğin
Bu konuda yemediğim sılgıç kalmadı ama beceremiyorum işte
Oysa, Semptom'dan Teşhise'deki hipertansiyon, ödem, atrial fibrilasyon nedenleri,gibi konular, madde madde, kırık senedir ezbere aklımda!
Bu ne iştir arkadaş?
Biliyorsunuzdur, bunamanın belirtisi, eskileri olduğu gibi hatırlama ama yeni olayları unutmadır!
Bizim Lefke'de o hale düşmeden ölen de pek yok ama seksenlerine doğru!
Bizde erken
Belki bazıları maraz edecekler ama değil
Allaha şükür daha o hale gelmedik de ya yoğunluk alıyor aklımızı başımızdan.
Örneğin yayınevi bir kitap daha sipariş etti
Çok eski bir kitabımın ikinci baskısı
Daha birini bitirmeye çalışıyorum oysa, şimdi bir de eski kitabı yeni baskıya hazırlama
En az üç tane de tezgâhta, ellenmeyi bekliyor
Veya; ki sanırım asıl doğrusu budur: İnsan beyninin kapasitesi, aşağı yukarı eşittir
Onu neyle doldurduğunuza bakar
Hayatım boyunca, araba plâkalarını, telefon numaralarını, hiç aklımda tutmadım meselâ
Hard disk gibi, dolunca, başka tarafı "delete" ediyor mübarek!
Boşluk da bırakmamız lâzım galiba!
Bilgisayar gibi "defragmente" edemiyorsun ki!
Doldur doldur, ansızın "tilt" oluyor işte
Sabah yaptığınızı, akşam unutuveriyorsunuz
Yoksa diyorum, olmaya ki bu kadar lâfı boşuna ediyorum!
Dün sabah, dişçimle randevum vardı!
Kendim Operatör doktorum ama dişçiden korkarım ben
Delikanlılığımızda, bizim Lefke'de uzun yıllar diş hekimi yoktu
En sonunda gelen de dişi ayakçalı bir ariya ile oyar, o sanatını icra ederken, ağzınızdan yanık kokuları yükselirdi
O zamandan kalmadır herhalde
Dt. Hakan Kuntay'dan korkumdandır bu akıl karışıklığı, kesin
Ben de boşuna kendimi suçluyorum
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvarGözden Kaçmadı
#gozdenkacmadiDiğer Doç. Dr. N. BERATLI yazıları
09/10/22
31/08/22
06/08/22
03/08/22
01/08/22
01/08/22
31/07/22
30/07/22
17/07/22
28/06/22
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.