'Ölmüş' bir plan/utanmadan söylenen yalanlar

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

'Ölmüş' bir plan/utanmadan söylenen yalanlar


"ÖLMÜŞ" BİR PLAN/ UTANMADAN SÖYLENEN YALANLAR VE GİZLİ NİYETLER ÜSTÜNE

Bizimkilerin "öldü" demelerine karşın, TC Başbakanı'ndan ABD Dışişleir Bakanı'na kadar herkesin "masada" dedikleri Annan Planı ile ilgili tartışma, sürüyor! Herhalde hepimizin hayretle izlediği tutum da koskocaman adamların, bu "öldü" dedikleri planı anlatıp neye karşı olduklarını açıklamak yerine, yalan söylemeleri... Sıfatlarına bakmadan, pozisyonlarını düşünmeden, bir köy kahvesinde konuşurmuşçasına pervasızca yalan söyleyerek, o sıfatların saygınlığını ne hale getirdikleirni, düşünmeden. Son iki günde radyo ve gazete haberlerinden dinlediğim yalanlar manzumesi, insanı sinirden gülmek noktasına getiriyor...Gülüyorum...

Bir yetkili diyor ki: "İki devletliliği, eşitliğimizi kabul etsin, anlaşalım"

Planın daha ilk şeklinin giriş bölümü de diyor ki:

"Geçmişin trajik olaylarının bir daha tekrarlanmayacağı konusunda kararlı olan, güç kullanmayı ve taraflardan herhangi birinin ötekine hükmetmesini reddeden;

"Birbirimizin kendine özgü kimlik ve bütünlüğünü; bu arada aramızdaki ilişkinin bir çoğunluk-azınlık ilişkisi değil, siyasal eşitler arası bir ilişki olduğunu kabul eden;....

"Kıbrıs, ayrılmaz bir ortaklık şeklinde kurulmuş olan, ortak devlet hükümeti ve birisi Kıbrıs Rum, öteki ise Kıbrıs Türk olan iki eşit parça devletten meydana gelmiş bağımsız bir devlettir. Kıbrıs, tek uluslararası ve yasal kişilik ile egemenliğe sahip olup Birleşmiş Milletler üyesidir. Kıbrıs kendi anayasası altında, hukukun üstünlüğü, demokrasi, temsili cumhuriyet hükümeti, siyasal eşitlik, çift bölgelilik ve parça devletlerin eşitliği statüsü üzerine kurulmuştur."

Buyrun! Reddetiğiniz, işte bu...

Bir "devletlü" esiyor ki: " Anavatanın Garantörlüğünü kabul etsinler, anlaşalım:

Planda da deniliyor ki:

"Kuruluş Antlaşması, Garanti Antlaşması ve İttifak Antlaşması yürürlükte kalarak, yeni durum içinde gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar aynen geçerliliğini sürdürecektir. Bu antlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, Kıbrıs yeni durumu ilgilendiren konulara ilişkin Yunanistan, Türkiye ve İngiltere ile varacağı yeni antlaşmalar yanında, mevcut Garanti ve İttifak antlaşmalarına ek protokoller de imzalayacaktır.

"Garanti Antlaşması, bu anlaşmanın ve Kıbrıs Anayasası'nın oluşturduğu yeni duruma göre, düzenlenmiş şekliyle, Kıbrıs'ın anayasal düzeni, toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve güvenliği yanında, ''parça devletlerin'' de toprak bütünlüğü, güvenliği ve
anayasal düzeninin korunmasını kapsamaktadır."

Bir "ülfetlü" buyuruyor ki:

"Egemenliğimizi kabul etsinler, anlaşalım..."

Annan Planı'nda da yazılı ki:

"Demokratik bir şekilde seçilmiş liderlerimizin özgür ortamda vardıkları ve Kıbrıs sorununun tüm yönlerini içeren kapsamlı uzlaşmayı (çözüm) ve bu uzlaşmanın İngiltere ile birlikte Yunanistan ve Türkiye tarafından da kabul edilmesini memnuniyetle karşılayan biz, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar, asli ve ayrılmaz haklarımız ve gücümüzü kullanarak, özgür ve demokratik bir şekilde ayrı ayrı belirttiğimiz irademiz çerçevesinde bu temel antlaşmayı kabul ediyoruz…"

"Kıbrıs Anayasası, her ''parça devletin'' kendi içinde başvuracağı oylamada, ayrı ayrı çoğunluk elde edilmesi (kabul edilmesi) halinde değiştirilebilir."

''Ortak devlet'' ile ''parça devletler'' , bir diğerinin yetki ve fonksiyonlarına saygılı davranacak ve ihlal etmeyecektir. ''Ortak devlet'' ile ''parça devletlerin'' yasaları arasında hiyerarşi söz konusu olmayacaktır."

.Buradan da yakar mısınız?

Bir "izzetlü" hükmediyor ki:

" Güneye gitmemizi de yasaklayarak, burada oturduğumuz Rum mallarını da elimizden alacaklar ve göçmen evlerine sığınmamıza neden olacaklardır, vazgeçsinler; anlaşalım"

O "ölü" planda da deniliyor ki:

"Bir malı tahliye etmesi istenen Kıbrıs yurttaşlarından bu malı hemen tahliye etmeleri beklenmeyecek, bu kişilerin kendilerine uygun bir yer bulması beklenecektir…

"Bu antlaşmanın yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylar nedeniyle mallarından olanların mal talepleri, kapsamlı bir şekilde ve uluslararası hukuk kuralları ile mallarından olan kişilerle o malları şu anda kullananların haklarına uygun bir şekilde ve iki bölgelilik prensibi de göz önünde tutularak karşılanacaktır. " Herkesin! Yalnız Rumlar'ın değil…

Bir tek de bizden atar mısınız?

Bir "haşmetlü" kükreyerek diyor ki:

" Tazminat yoluyla bu işi bitirelim…"

O planda da deniliyor ki:

"Toprak ayarlaması yapılmayacak bölgelerde ise mal edinme hakkının uygulanması, gerek iade yöntemi gerek tazminat yöntemi ile aşağıdaki esaslar çerçevesinde gerçekleştirilecektir:

a- Doğrudan tazminatı seçecek mal sahipleri veya toprak ayarlamaları çerçevesinde malını geri alamayacak olanlar, malın terk edildiği tarihteki fiyat artı enflasyon oranı tutarında bir tazminata hak kazanacaktır.

b- Sahibi tarafından terk edilen bir malın şu andaki kullanıcısı, öteki ''parça devlette'' kalan malından feragat etmeyi kabul ederse şu anda kontrolünde olan mala koçan alabilecektir.

c- Şu andaki kullanıcılar, ayrıca, yaptıkları tadilat nedeniyle o mal için koçan alabileceklerdir, şu şartla ki evin orijinal değerini ödemek koşuluyla.

d- Mal sahibinin öteki ''parça devlette'' bulunan taşınmazını satması, kiralayabilmesi vs. için özendirici kurallar getirilecektir.

e- Yukarıdaki kapsam dışında kalan taşınmazlar bu antlaşmanın yürürlüğe girmesinden beş yıl sonra yeniden tahsis edileceklerdir."


Efendim? Ne buyurdunuz?

Bir "kudretlü" durduğu yrde hikmet yumurtlayıp, buyuruyor ki:"Bizi Avrupa Birliği içine alıp eritecekler, Türkiye'yi de almayacaklar…"

O planda da belirtilmiş ki:

"AB'ye katılmayı ve Türkiye'nin de katılacağı günü bekleyen;

Kıbrıs, Avrupa Birliği'ne giriş antlaşmasını imzalayıp onaylayacaktır.

Kıbrıs, Yunanistan ve Türkiye ile olan özel dostluk bağlarını sürdürecek, Garanti ve İttifak antlaşmaları ile bu antlaşmanın oluşturduğu dengeyi dikkate alacak (koruyacak) ve bir Avrupa Birliği üyesi ülke olarak Türkiye'nin de Avrupa Birliği'ne katılmasını destekleyecektir."

Buyrun, bir tane daha yakın….

Bunlar hangi niyeti gizlemek için, bu kadar yalan söylüyorlar dersiniz?

Bu gizli niyet ne? Bu alıntılar daha o ilk "beğenilmeyen plan"dandır ha! Son şeklini bir yana bırakın!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.