Son günlerde olanlar

loading
2 Haziran, Salı
£

8.51

7.58

$

6.81

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Son günlerde olanlar


Son günlerde olanlar, galiba bazı gerçeklerin kafamıza dank etmesine sebep oldu… Geçen gün küçük Mustafa ile ilgili yazdığım yazı, olumlu ve olumsuz tepkiler aldı. Olumsuz tepki, " duygusal yazıyı bırak Gökhan,yazsın; sen analiz yaz" şeklindeydi. Bunu "Gökhan senden daha iyi duygusal yazılar yazabiliyor şeklinde algılamayı" tercih ettim…

Ancak, duygu olmadan ne yazı yazmanın anlamı var, ne de analiz yapmanın… Çünkü insanı diğer bütün hayvanlardan ayıran özelliklerinden biri de duygularını dışa vurabilmesidir. Duygularından insanı soyutlayın, geriye çok bir şey kalmaz… e hele Mustafa'cık olayında ilk anda insanın aklını başına devşirip, analiz yazması da çok kolay değil…

Bu duygusal kriz dönemini analiz etmek söz konusu olduğunda, öteden beri anlattığım bir anekdotu tekrarlayacağım izninizle…

Prof. Halil Güven'den dinlediğime göre, Kıbrıs'taki duygusal ortamdan sitem ettiğinde, Prof. Vamık Volkan, kendisine demiş ki:

" Halil'ciğim, bir adam düşün… Bir cezaya çarptırılmış, dünyadan izole bir biçimde yaşıyor. Ama ne suçunu biliyor, ne de cezasının ne kadar süreceğini! Sonra bir gün biri geliyor, ona diyor ki: ' Yahu uzatma… Gel bu işi bitirelim… Suçlu olduğunu kabul et, cezana son verilsin! Adam da dünyayla karışırım ümidiyle, kalkıp, bilmediği suçu işlediğini kabul ediyor! Ancak ne ceza bitiyor, ne de ne zaman biteceğine dair bir lâf söyleniyor kendisine! Bu adam ne olur? İşte Kıbrıslı Türkler'in durumu da bu durumun aynısıdır. İyi bile ayakta dururlar…"

Şimdi meydana çıktı ki meğer dünyanın önemli psikiatrlarından bir olan Prof. Vamık Volkan bile, fazla iyimsermiş! Öyle zannetiği gibi ayakta durduğumuz falan, yokmuş!

Bütün bu olup bitenler, aslında bizim üzerine titrediğimiz lokal kültürün de sarsılmakta olduğunun, göstergeleridir.

Ustanın bir şöyle demiş:

" Tarihimizi biz kendimiz yaparız ama her şeyden önce çok belirlenmiş öncüllerle ve koşullar içinde… İnsanların beyinlerine musallat olan gelenekler bile, kesin belirleyici olmasalar da, bir rol oynarlar… " Bununla birlikte ikinci olarak tarih öyle bir biçimde ilerler ki, sonal sonuç, her zaman birçok bireysel istenç arasındaki çelişkilerden çıkar. Bu bileşkenin kendisi bir bütün olarak bilinçsiz ve istençsiz işleyen bir gücün ürünü olarak görülebilir. Çünkü her bireyin istencini, başka herkes engeller, ve sonuçta ortaya çıkan, kimsenin istemiş olduğu şey değildir. Ne var ki bireylerin istençlerinin… istediklerini sağlayamamaları, ama hepsinin de (ortak istençte) , ortak bileşkede kaynaşmış olmaları olgusundan, (bireysel iradelerin NB) sıfıra eşit oldukları sonucu çıkarılmamalıdır. Tam tersine! Her biri bileşkeye katkıda bulunur, ve o ölçüde de onda içerilir' (K.Marx- F.Engels. Seçme Yazışmalar. Sol Yayınları Ankara 1996. Bloch'a mektup. 22 Eylül 1890. s.236-237 )

Kültür, beraber yaşayan bütün bireylerin iradelerinin, ortak bileşkesidir.

Bu adamın yaptığı, o bileşkenin çok dışında olduğu için, kabulü gayri-kaabil…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.