Ekonomiyi yönetmek ve Timurlenk

loading
27 Eylül, Pazar
£

9.77

8.92

$

7.66

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Ekonomiyi yönetmek ve Timurlenk

Geçen günlerde bu köşede iki fıkra yayınladım. İki ayrı gündelik gazeteden iktibas edildi o yazı! Demek ki basınımızda eksikliği var dedim kendime… Arada bir yapmalı! Hele böyle bayram günlerinde… Timur'un Anadolu günleri, bilindiği gibi fıkra tadında pek çok olaya sahne olmuştur.

Yıldırım Bayezit esir olarak karşısına getirildiğinde gülmesinden bahsedecek değilim! Hani Bayezit çok bozulmuş ve "Düşene gülmek ayıptır" demişti de Timur da "Ben ona gülmem, Allah dünyayı senin gibi bir kör ile benim gibi bir topala bıraktı da ona gülerim" demişti ya!

Yıldırım'ın bir gözü görmez, Timur'un da bir kolunun çolaklığı bir yana, gençliğinde attan düşüp kalçasını kırdığı için, bir bacağı da aksardı! Bize uymaz! Uyan hikâye şu: Timur, bir ara bütçe sıkışınca, verdiği bir emirle, her şeye vergi koymuş! Sonra da adamlarına bir emir vermiş: "Çıkın bakın bakalım, çarşıda pazarda halk hakkımızda ne der?" Adamları, kentlerin köylerin yolunu tutmuşlar.

Halkın nabzına bakıp, geri gelmişler. "Sultan'ım, herkes işinde gücünde! Ses seda yok! Herhalde için için kızmaktadırlar ama…" Özbek sultanı, "Yok" demiş, "siz halkı bilmezsiniz! Vergileri katlayın…" Aman, zaman ama kim Timur'un emrine karşı gelecek? Adam hemen teslim olmayıp, birikaç gün direndiler diye, bütün Sivas ahalisini canlı canlı gömmüş bir adam! Vergiler katlanmış! Timurlenk, adamlarını bir daha köylere salmış.

"Gidin bakın bakalım, şimdi ne derler?" Gidenler dönmüşler… Demişler ki "Sultan'ım, bu defa canları çok yandı herhalde… Gene bir şey söyleyen yok ama insanların ağzı burnu oynar! Kavga çıkarmaya sanki bahane ararlar… Bize bir şey söylemezler tabii ama belli ki kendi aralarında çok iyi şeyler konuşamazlar!" Timur dinlemiş dinlemiş de "

Halkın ne zaman ne yapacağını bilseniz, sultan ben değil de siz olurdunuz" demiş, " vergileri bir daha katladım…" Bre aman! Sonra da "hadi yallah" demiş, "yürüyün köylere, kent meydanlarına, bakın bakalım ne yapar bu ahali?" Saray erkânı, gene düşmüş yollara… Birkaç gün sonra geri gelenler: "Sultanım " demişler, "vallahi halkı siz bilirmişsiniz! Hiçbir şikâyetleri yok!

Tam tersine, herkeste bir keyif, bir neşe! Aklı durur insanın! Zil taktılar, oynuyorlar… Her tarafta, bir yeme içme, bir âlem kıyamet, sazlar çalıyor, davullar ötüyor… Zurnalar bir gayde tutturmuş gidiyor… Mangallar yanmış… Su kabakları şarap dolu… Millet sokaklarda yeyip, içip, gerdan kırmakta ki bu kadar olur! Kullarınız çok memnun…

Çok mesut…" Timur, "Yok yahu" demiş… Adamları, "Evet Han'ım" demişler… "Halk çok mesut, keyiflerinden uçuyorlar!" "Siz öyle sanın… Bu, artık zıvanadan çıkıyorlar demektir! Son zammı geri alın! Bize sövdükleri kararda kalsın! Tahammüller oraya kadardı demek, bunun arkası, isyandır…"

Anadolu'dan döndü, gidip Çin'i de işgal etti, bilirsiniz… Demek ki bir bildiği vardı… Ne zaman "uçtuğunu" ne zaman "ota gömüldüğünü" fark edecek kadar aklı vardı, hiç değilse…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.