Yüksel ki yerin bu değildir…

loading
2 Haziran, Salı
£

8.46

7.54

$

6.73

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yüksel ki yerin bu değildir…

Bizim zamanımızda okullar 15 Eylül'de açılır, Şubat'taki on beş günlük arayı da hesaba katmak üzere, 15 Haziran'da kapanırdı. 15 Eylül günü, yedi yaşını doldurmamış çocuklar, bir sonraki yıla kalırlardı! Bu sanki de Allah kelâmı imiş gibi, hiç değişmez, okul sabah sekizde başlar, bir saat öğle yemeği arasından sonra, akşam saat dörtte biterdi. Sefertası ile okula öğle yemeği götürdüğümüzü hatırlarım… Cumartesi günleri de öğleye kadar, okul vardı… Sosyal kol falan değil, basbayağı ders yapılırdı öğleden sonraları da! Aslına barksanız, cumartesi öğleye kadar ders, benim Tıp Fakültesi'ne gittiğim, 1971-72 ders yılında da devam etmekteydi! Türkiye'de hafta sonu tatilinin iki güne çıkması, 72-73 ders yılındadır…


Tabii bizim okula başladığımız 1958 yılında Kıbrıs, henüz İngiliz yönetiminde olduğu için, kimse de bu ders saatleri ve okul süresi ile oynamaya, cüret edemezdi! Geçen yıl gittiğim İngiltere'de gördüm ki onların sistemi aynen devam ediyor! Biz tabii, çok nazenin, ileri ve akıllı olduğumuzdan, "kazanılmış hak"lar ile bunu da suratımıza çevirdik! Sınıf geçme yönetmeliğini de yaptığımız gibi…


Yağmur Adsız, ikidir yazıyor:


Bizde bir ders yılı 180 günden, Batı'da ve Çin ile Japonya'da artı/eksi 220'günden teşekkül eder. Onun için bir Türk çocuğu, 12 yıllık eğitim sonunda toplam 5.400 saat, onlarda ise, 1.200 fazlasıyla, 6.600 saat ders görür.
Bizde daha da az olduğunu herhalde teslim edersiniz! Artık dünyayı yönetme aşamasına geldiğimizden, senenin nerdeyse dört ayı zaten bayram! Haftaları ular, üç günlük dini bayramları sekiz on güne ulaştırır, hem Türkiye'nin hem kendimizin (icat ettiğimiz) "milli" günlerimizi "coşku içinde" kutlar, Kandil mandil ne bulursak bayram eder, günümüzü neşe içinde geçiririz biz! Zaten kudretten her birimiz her bir şeyi bildiğimizden, öyle uzun uzun mektebe gitmeye ihtiyacımız yoktur! Uzay seferinin nasıl yapılacağını da biliriz biz, hangi ameliyatın hangi aşamasında, kaç numaralı katgüt kullanılacağını da! Ne işimiz var mektep, medrese ile? Zaten "biliyoruz"! Bilmediğimiz yok Allaha şükür!


Orta okul son sınıf bilgilerinin sorulduğu üniversite giriş sınavlarında dökülmenin hiçbir kıymeti harbiyesi, yoktur! Çocuk üniversiteye gidemiyorsa, üniversite çocuğa gelir! Doğru dürüst okuma yazma bilmeden de çocuğa bir diplomacık uydurmanın, yolunu buluruz nasılsa! Biz çektik! Çocuklarımız da mı çeksin? Yazık, günah değil mi keratacıklara? Üniversite diploması almak için, okuma yazma mı bilmek gerekir? Üstüme iyilik sağlık… İngiliz, Amerikan, Japon, Alman, Fransız ilh. çocukları 6.600 saat ders görür de ne oldu? Başları gök yüzüne mi erdi? Bütün icatları biz yapmıyor muyuz? Bizden iyi bilgisayar, otomobil, uçak, ne bileyim, roket yapan mı var? Dünyayı biz yönetmiyor muyuz? Hepsi de bizim sömürgemiz değiller mi? Türk çocuğu, akıllıdır efendi, mekteplerde canını ezmeye gerek yok! Muhtaç olduğu kudret, zaten damarlarındaki asil kanda yok mu? Daha ne?


Dün, Zafer Bayramı'nı idrak ettik! Ortalığı Atatürk resmi doldurduk… Aziz Nesin ne güzel yazmış!


Evet, doğru söylemişsin:
'Türk milleti çalışkandır! '
Biz de senin tezindeyiz!
Dinlenmekten yorulduk da,
Onun için izindeyiz!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.