Sadece umut etmek

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.55

$

6.81

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Sadece umut etmek

"Kapitalizm koşullarında bir sosyalist parti hükümete geldiğinde, nasıl bir ekonomi politikası uygulamalıdır?

"Sol" insanlığın özgürlükten ve refahtan eşit pay talep etme hayalidir!

Sol bir parti, ekonominin yasalarının insan iradesinden bağımsız olduğunu bilir! Ama bu yasaları, refahın eşit paylaşılması hedefine ulaşmak için, bütün insanlığın yararına kullanmak marifetini geliştirir.

Bu olur mu? Olur! Yer çekimi yasası, insanlığın aya gitmesine engel olabildi mi?

Pazar Ekonomisi, aslında "Ekonominin insan iradesinden bağımsız yasalarının önünü açın, altında kalanın da boynu koparsa kopacaktır, ne yapalım?" ana fikrine dayanır. Düşüncenin derinliğinde, gider gider ta Doğal Seleksiyon teorisine varır.

Bu kimin görüşü idi temelde? Adam Smith ve takipçilerinin! Das Kapital'deki birçok tespit, onun görüşlerine karşıdır! Şimdi o haklı çıktı diyeceksek, Marx yanıldıydı da dememiz lâzım. Bu bir hak tabii… Ancak nerede yanıldığını da ortaya koymak gerekiyor. Değer Teorisi mi yanlıştı, Ücret Teorisi mi, Artı Değer Teorisi mi?

Şimdi soruyorum: Sosyal bir Pazar Ekonomisi olur mu? Teorinin sahipleri açısından bakarsanız, olmaz! Sosyal düzenleme diye pazara yapacağınız her müdahale, pazarı "bozar"!

Burada ayraç, tercihtir… Yer çekimi yasasına karşın, siz uçmayı mı tercih ediyorsunuz, yoksa onu bahane edip, yürümeyi mi? O bahane ile hangi çıkarlara yarar sağlıyorsunuz?

Politika'nın kendisi, tercihtir…

Doğru, bir tek mutlak gerçekten ibaret, değildir. Çeşitli sınıf ve katmanların, üretim süreci içinde oynadıkları rollere bağlı olarak, her birinin kendi "gerçeği" vardır!

Hangisini tercih etmektesiniz? Politik varlığınızı da bu belirler, hangi tanımla tanımlanacağınızı da! Adı her neye çıkmış olursa olsun, sizin ne olduğunuzu, üyesi olduğunuz herhangi bir kurum değil, tercihiniz belirler.

"Bütün toplumun, hepsinin birden çıkarlarını savunuyorum" diyemezsiniz! Çünkü toplum, üretim sürecinde çıkarları birbirine antagonist sınıflardan oluşur. Belki iyi bir benzetme değil ama hem katilin, hem de maktülün çıkarları aynı anda savunulamaz.

Bu koşullarda, politika yapmanın, üç yolu vardır: Ya, "biz yanıldıydık" deyip, müesses nizama yamalanacaksınız! Ya, marjinal gruplar halinde, bir köşede memnuniyetsizliğinizi dile getiren bir çevre olacaksınız! Veya zaman zaman hükümete de gelerek, hem genel hedefinize ve hem de güncel iyileştirmelere de hizmet ederek, topluma katkınızı vereceksiniz. İlkini ele almaya da değmez… Ben üçüncü yolu tercih eder, ikincinin pasifizm olduğuna inanırım. Bu mesele, kapitalizm koşullarında uygulanacak sol politikalar, ta yirminci yüzyılın başında, "Asgari Program" diye literatüre girmiştir.

Kapitalizm koşullarında, nasıl bir ekonomik program uygulayacaksınız ki hem bütün toplumu yönetebilesiniz ve hem de "sol" kalabilesiniz?

Sorun budur…

Geçen bir hafta boyunca yazdıklarımız da ne kadar malûmatfuruş olduğumuzu değil, bunu anlatmaya yönelikti! Çünkü, sadece umut etmek, hiçbir şeyin çaresi değildir!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.