Bir garip öldü diyeler soğuk su ile yuyalar...

loading
2 Haziran, Salı
£

8.49

7.56

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Bir garip öldü diyeler soğuk su ile yuyalar...

"Önceki gün hayatını kaybeden Türk Halk müziği sanatçısı ve söz yazarı Neşet Ertaş için, dün Kırşehir'in Ahi Evran Camisinde, cenaze namazı düzenlendi!"

Vallahi de billahi de cümle buydu… Bir yerel TV'mizin ilk haberi! Sabahın köründe, asabım bozuldu… Neresini düzelteyim?

Sondan başlayalım: Efendim, bin dört yüz yıldır, kendisine dini sorulduğunda, "elhamdülillah müslümanım" diyen her fani öldüğünde, gömülmeden önce cenaze namazı "kılınır"! Son bin yıldır, cenazesinde namaz kılınmayan tek Türk, benim bildiğim Aziz Nesin'dir… Müsamere mi bu, "düzenlenecek"? "Namaz düzenlemişler"! Vallahi bunlar her gün beş defa "düzenlerler" o namaz dediğiniz şeyi…

Müslüman'ların namaz kılmak için toplandıkları yerin adına da "camii" derler! Cem olmaktan, toplanmaktan gelir… "Camisi" denmez, "camii" denir! Rahmetli ünlü bir Alevi olmakla, cenazesinin nerden kalkacağı da tartışma konusu olmuştur, zaten! Alevi/Bektaşi ileri gelenlerinden bir kesim, Cemevi'ni, ailesi ise camii'yi öne sürmüşler ve elbette ki ailenin dediği olmuştur! Ahi Evran Camii de rastgele seçilmiş değildir!

"Türk Halk müziği sanatçısı, söz yazarı, bestecisi"! Pes…

Neşet Ertaş, konservatuar mı okudu? Âşık bu! Deyiş söyler… Nefes söyler… Bozlak "çığırır"! Ta şamanizmden kalma, müzikle trans haline girip, "Göktengri" ile temas kurma geleneğinin, devamı… Anadolu'ya gelince, kopuzu bıraktı, bağlamayı aldı eline! Yunus Emre de mi "Türk halk müziği bestecisi, söz yazarı"? Şeyh Hatayi, Pir Sultan Abdal, Nesimi, Kaygusuz Abdal, Fuzuli, Yemini, Virani, Kul Himmet de "besteci ve söz yazarı" idiler demek! Yazık! Bilmiyordu garipler…

Neşet Ertaş için geçen gün bir yazı yazmayı kuruyordum, araya başka konular girdi, kaldı… Keşke yazsaymışım… Rahmetli söz konusu olduğunda, "aşık" demek bile az gelir! Çünkü kendisi, "Abdallar" diye bilinen bir Türkmen oymağının mensubudur. Çarıklı aşiretinden gelirler! Bu aşiret bütün Osmanlı zamanını, köy köy gezip, çalıp söyleyerek geçirmiştir! Bu geleneği, Asya'dan beri sürdüren bir topluluğun çocuğudur yâni… Belki de bin senedir, bu işi yaparlar… Beşuş çehreli tv haber spikerleri, hayret ve hayranlıkla babasının da "sanatçı" olduğunu keşfediyorlar ya! Dedesi de "sanatçı" idi bu adamın, onun babası da onunki de…

El insaf yani! Kendi edebiyatınızı bilmezsiniz! Kendi tarihinizden haberiniz yok! Kendi sosyolojinizden bihabersiniz! Havanız da "bir milyon"! Yazıklar olsun… "Söz yazarı ölmüş"! Daha ne deyim? Şeyh Hatayi ile kapatıyorum yazıyı…

Gel gönül yeyip içelim
Bu güzellik geçer birgün
Alem param param olmuş
Alim sırrın açar birgün

Yeyip yedirmesi hoştur
Dert çekmeyen yürek taştır
Can dediğin huma kuştur
Kuş kafesten uçar birgün

Dal başında yeşil yaprak
Yeraltında kefen yırtmak
Gezdiğimiz kara toprak
Boyumuzdan aşar birgün

Hatayi'm gördüm düşümde
Hiç hilaf yoktur işimde
Baykuş mezarın taşında
Garip garip öter birgün

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.