Baklava sever misiniz? Ya da Suriye meselesi...

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.45

7.58

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Baklava sever misiniz? Ya da Suriye meselesi...

Sosyal Tarih, çoğu zaman siyasi tarihten de önemlidir, ekonomik tarihten de… Çünkü en sonunda her ikisini de belirleyen, sıradan insanların gündelik yaşam içindeki halleri, tavırları, alışkanlıklarıdır. Savaşlar, tarihin ayrıntılarıdırlar. Son günlerde, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkiler, BOP'dan tutun da mezhep çatışmasına kadar bir yığın komplo teorisi ile izah edilmeye çalışılıyor ya? Ben başka bir açıyı hatırlatmayı daha yararlı buldum!

Baklava Mes'elesi, bence "Esed Mes'elesi"nden daha güzel bir ortak konu… Yoksa Nurettin'den girip, Selahaddin'i Eyyübi'den çıkmak, çok kolay… İkisi de birbirini takip eden Suriye hakimleridirler! Ama Nurettin Türk, tahtını bıraktığı Selahattin ise Kürt… Gelin tatlı konuşalım…

Doğan Avcıoğlu, Türkler'in Tarihi'nde, Tuğrul Bey'in ilk tatlısının, Bağdat sarayında yediği sütlaç (sütlü aş) olduğunu anlatır. Tarih, 11.yy'dır… İbn-i Batuta, 14.yy'da kaleme aldığı ünlü Seyahatname'sinde, Türkler'in tatlı yemeği ayıp tuttuklarını yazar. O kadar ki Altınordu sultanı, sülalesi köle olan bir Türk'e "Tatlı yersen, hepinizi özgür kılarım" demiş de bizim Türk, "Haşa" demiş, yememiş… Türk kültüründe, tatlı yemekle "yumuşaklık" arasında, bugün bile bir tür bağlantı kurulduğu, bir gerçek değil mi?

Beri yandan, Fernand Braudel, ilk defa Çin'de üretilen şekerin, Mısır'a ancak 10.yy'da geldiğini anlatır, Maddi Uygarlık, 1.cildde… Şeker, Mısır'dan Suriye'ye de iki yüz yılda gitmiş ve Batı Avrupalılar, bu nesne ile ilk defa Haçlı Seferleri sırasında, karşılaşmışlar. Braudel, şekerin Avrupa'da yaygın kullanımının, 16.yy ortaları olduğunu yazıyor, önceden eczanelerde hastalar için ilaç niyetine satılırmış!

Stefanos Yerasimos ise, Osmanlı Saray Mutfağını ele aldığı bir çalışmasında, "Eski Yunan, Roma, Bizans mutfaklarının temeli, ekmek, zeytin yağı ve şaraptır" der… "Osmanlı mutfağının temeli ise pirinç, şeker ve katı yağ…" Osmanlı, zeytin yağını kandilde yakmaktan başka bir işte kullanmıyor… Yerasimos, "Türkler ile Araplar, belki göçebe geçmişlerinden dolayı, sütten elde edilen tereyağ, içyağı ve kuyruk yağı kullanır, ille de sıvı yağ gerekirse, susam yağını tercih ederlerdi." "… şekeri batıya Türkler getirdi" der… Yerasimos'un tespiti, mutfakta kullanma anlamındadır… Yoksa, Haçlı Seferleri'nin başarısızlığından sonra, Suriye'de bu tada alışan Haçlılar, şeker kamışı plantasyonlarını Kıbrıs'a getirmişlerdir. Batı dünyasına şeker, Kıbrıs'ın Osmanlı'nın eline geçmesinden sonra, buradan yayıldı… Fas'a 17, Karayipler ve Güney Amerika'ya 18. yy'da gidebildi… Avrupa'da rahatça tüketilebilecek üretim seviyesine de 19.yy başlarında ulaşabildi…

Şimdi, bütün bu anlatılanların ışığında, baklavaya bakalım:

Un, tereyağ, Şam fıstığı ve şeker…

Nerde var bu bileşim? Suriye'de değil mi? Coğrafyadan bahsediyorum… Siyasi sınırlardan değil!

Ama gene Stefanos Yerasimos, Topkapı Sarayı, Mutfak Defterleri'nde, Fatih zamanında saray avlusunda yeniçerilere verilen bayram yemeklerinde, tatlı olarak baklava ikram edildiğini tespit etmiştir. Tarih, 15.yy'dır… Daha Suriye Osmanlı'nın değil… Demek ki Osmanlı Suriye'yi almadan, baklava sarayı fethetmiş, biliniyor. Türkler, yüz yılda tatlının adamı yumuşatmadığını anlamışlar! IV. Mehmet'in kendi menüsünde baklava var…

Altı yüzyıldan bahsediyorum…

"Osmanlı'nın Suriye ile ne ilişkisi var?" diyenlere duyurulur…

Ama öte yandan, kendi kültürel ekseninizde zaten var olan bir ülke ile ilişkiyi, vur-kır düzeyinin ötesinde düşünemeyenlere de daha çok duyurulur… Halep'in yarısının, Lâzkiye'nin yarıdan çoğunun Türk olduğu hadi yeni aklımıza geldi; baklava da mı yemediniz hayatınız boyunca?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.