Küçük, Kâşif, yasallık, meşruiyet ve gelenekler hakkında 2

loading
2 Haziran, Salı
£

8.51

7.57

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Küçük, Kâşif, yasallık, meşruiyet ve gelenekler hakkında 2

Dün kaldığımız yerden devam edelim…

"Halkın geniş kitlelerinin inandığı" dediğimiz şey, yani gelenek ve tabii ki onun üzerine oturan hukuk, hiç de "halkın geniş kesimlerinin yaşam içinde kendi ürettiği" demek değildir! Ama ne çare ki inanan, sahiplenir! Yönetme Hakkı'nı teslim eden iradenin bu yapısını da gözden uzak tutmamak gerek…

Şimdi bu çerçevede ele alınca, anlaşılır ki "meşruiyet" de zaman ve zemine göredir! Daha 19.yy'da bizim adamızda, devlete isyan edenler, "kazığa oturtularak" infaz edilmişlerdir! 1804 İsyanı'na bakın… Meşru mudur? Evet, yasaldır, gelenekseldir ve meşrudur o şeraitte… Bugün düşünülemez bile…

Çünkü bugün dünya, büyük bir köydür ve herkes, herkese karışabilmektedir! Bugün yapamazsınız, zira daha hukukunu yaparken, önce kendi halkınız buna karşı çıkar, sonra da dünya! Sizi engeller…

Oysa, Evrensel Hukuk dediğimiz şey de onu yazanların kendi gelenek ve görenekleri üzerinde oturur… Açıkça bilinir ki Aydınlanma Felsefesi, çöken ve o günün batı dünyasına artık hitap etmeyen Katolik Ahlâk'a karşı bir başkaldırı olan, Protestan Ahlâk'ın ürünüdür! Geçerliğini kaybetmiş gelenekler, Reform ve Rönesans tarafından geçersiz ilân edilip, yerlerine yeni gelenekler ikame edilmiştir! Weber, "Tanrı kilisenin elinden alındı, insanların içine yerleştirildi" der, Aydınlanma için… Ve ekler, " Ne yazık ki alternatifi, barbarlıktan başka bir şey, değildir"! Bugünkü modern hukuk'un temelinde olan ilkeleri yazanların tümünün de Püriten Protestan olmaları, rastlantı değildir! Ekonomiye egemen olan, üst yapıyı da belirler genel ilkesi dolayısıyla, önce İngiltere ve sonra da ABD aracılığıyla, dünyaya egemen olan güç, kendi değerlerini de dayatmıştır!

Bu kötü müdür? Toplumsal ilerleme olduğu için, kötüdür diyemeyiz!

Ama öte yandan da bambaşka gelenekleri ve tarihi olan toplumların, neden bu geleneklerin moda mod takipçisi ve uygulayıcısı olmadığına kahretmeden önce, bu tarihsel süreci de kavramaya çalışmalıyız!

Önemli olan, onlar ve "ötekiler" arasında, Aydınlanma'nın başladığı 17.yy'da ne gibi farklar bulunduğudur! İşin püf noktası ise "ötekiler"in, 17.yy'daki haliyle, bugünkü halleri arasındaki farkı görmekten geçer…

"Gelenek" yalnız genel değil, özel hukukun da zeminini döşer! Demek istediğim, bütün toplumda olduğu gibi, siyasi partilerde de tavır ve davranışları parti içi ve genel hukuktan önce, gelenekler belirler! Örneğin CTP 10. Kurultayı'nda, PM'ye seçildiğim halde, ayak oyunu ile seçilmemiş ilân edildiğimden, son derecede emindim! İtirazlarıma, arkadaşlarım "beğenmiyorsan, işte mahkeme" diye yanıt vermekten çekinmediler! CTP kitlesinin geleneğinde, kendi partisini mahkemeye veren adam, o saat gönüllerde mahkûm olur! Oyuna gelmedim… İki gelenek arasındaki fark…

UBP Kurultayı'nda, İrsen Bey'in "Siz beni başkan ilan edin, o mahkemeye gitsin" anlamında konuştuğunu duyan, çokmuş! Demek istediği buydu ama gideni mahkûm edecek bir gelenekleri, yok!

Kâşif taraftarı arkadaşlarla, konuşuyorum… Yasada, " başka bir düzenleme yoksa" ibaresinin olduğunu hatırlatıp, tüzüklerinin 28. Maddesinin, işte o "başka düzenleme" olduğunu ileri sürüyorlar!

Siyasi sorunlara, hukuksal çözümlemeler bulunamaz! Siyaseten çözülür! Bu sorunu da UBP'liler çözebilir… UBP içinde… Mahkeme ne karar verirse, versin…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.