Entrika'nın mektebi

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Entrika'nın mektebi

Hafta sonunda Yeşilırmak'taydım… Eşimin çocukluğunun geçtiği köyü… Hava bir başka kokuyor! Canı, mersin çekti… Gittik bir mersin ağacının başına, dallardan sıyırıp naylon bir poşete mersin "gokkosu" dolduruyor! Birden aklıma geldi: Mersin dalı bizde neden kutsanır?

Zamanın birinde, Kıbrıs Kralı Kinyras'ın bir kızı olur. Kıza, Mirina adı verilir. Mirina büyüyüp serpildikçe, güzelleşmeye başlar. Sonunda o kadar hoş ve güzel bir genç kız olur ki Annesi Kıbrıs Kraliçesi sağda solda, kızının Afrodit'ten bile güzel olduğunu söyleyip, övünmeye başlar. Afrodit, bu söylentiye çok bozulur ve kızı görmek ister, kızın gerçekten çok güzel olduğunu fark edince, hırsı kıskançlığa dönüşür. Öyle bir şey yapmaya karar verir ki Mirina Kıbrıs'ta yaşamaya devam edemesin ve adanın en güzel kadını sıfatı, kendisinden başkasına lâyık görülemesin.

Plânı, haincedir:

Mirina'yı, babası Kral Kinyras'a aşık eder. Kendi babasına. Böylece, kraliçeye " kızın o kadar güzel ki kocan seni onunla aldattı" mesajı verilecektir. Zavallı Kral Kinyras, olup bitenin farkında değildir ama Miryna, kendi babası için, yanıp tutuşmaktadır. Sonunda, bir gece Mirina nedimesi ile anlaşarak, kralın koynuna girmek için, bir oyun yapar. Nedime, akşam yemeğinde krala o kadar çok şarap içirir ki, sonunda Kinyras, sarhoşluktan ne yaptığını bilemez hale düşer. Şaraptan sızan kral yatağına kaldırıldığında, o ne yaptığını bilemez halde uyurken, Miryna da soyunup silkinerek, yatağa kralın koynuna girer. Kinyras, kim olduğunu bilmeden kızıyla sevişir ve uyuyakalır.

Sabah uyanıp da yanındaki güzelin yüzünü görmeye davranan Kral Kinyras, kadının kendi kızı olduğunu görünce, beyninden vurulmuşa dönerek, kılıcına davranır. Kızı, öldürecektir. Bu esnada uyanan Mirina, yataktan fırlayarak çırılçıplak kaçmaya başlar. Ardında da elinde kocaman kılıcı ile babası kral... Bu kaçma kovalama, kral kızı yakalayıncaya kadar, sürer. Mirina'yı yakalayan Kinyras, onu öldürmek üzere, tam da kılıcını kaldırdığı sırada, kız aniden bir Mersin Ağacı'na döner ve böylece canı kurtulur.

Mirina masumiyetin sembolü olup, Afrodit'in komplosuna kurban gittiği için, onun canını kurtaran Mersin Ağacı, o zamandan sonra, kutsal kabul edilmeye başlanır. Kız ise artık adada barınamayacağından, buradan ayrılıp, Ege Denizi kıyısında yaşayabileceği bir yer aramaya başlar. Sonunda, bir koyda yerleşmeye karar verir. Burada yerleşir ve etrafına toplananlar, orada bir kent kurulmasına neden olurlar. Kent, önceleri Mirina'nın adıyla anılır. Zaman içinde, "Stin Miryna" "Miryna'dan geliyorum" deyimi, "Smirina" ya, Türk ağzında ise İzmir'e döner.

Mirina, ayni zamanda Mersin ağacı da demektir. Kıbrıs ve Doğu Akdeniz ülkelerinde bu ağaca kutsal bazı işlevler atfedilmesinin altında, Yunan mitolojisinin, bu eski söylencesi yatmaktadır.

Bitti mi? Hayır…

Mirina, babası ile kurduğu ilişkiden, bir erkek çocuğu doğurur: Adonis… Mitolojide, erkek güzelliğinin sembolüdür. O da tutup, kime âşık olsa beğenirsiniz? Afrodit'e… Buluştukları aşk yuvaları da Kıbrıs! Dali köyü… Zaten köyün adı Adonis'e adanmış!

Entrika yapacaksan, Afrodit gibi yap! Beş bin sene sonra da adın söylensin… Üç gün sonra unutulacak işlerle uğraşma, demesi var!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.