Adil kalıcı ve "işlevsel" çözüm!

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.58

7.65

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Adil kalıcı ve "işlevsel" çözüm!

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, geçen akşam Mağusa'da yaptığı konuşmada, Güney'deki başkanlık seçiminden sonra, Kıbrıs'ın bütün ilericilerinin, "adil, kalıcı ve İŞLEVSEL" bir çözüm için çalışması gerektiğini söylemiş!

Önümüzdeki seçimi, AKEL'in desteklediği adayın kazanmayacağı, nerdeyse kesin bir gerçektir ancak, insanın sorası geliyor: "Adil, kalıcı ve işlevsel" bir çözüm için, kuzeyde bunu yapmaya can atan bir başkan ve güneyde de sizin genel sekreteriniz varken, neden hep beraber çalışmadık sevgili yoldaş?

Bir takım söylemlerin tarihini ve ona bağlı anlamını bilmeden, söylenenleri anlamak bazen güçleşiyor! Nitekim bu söylemin tarihi de altmış yılı buluyor! "ADİL ve İŞLEVSEL"!

Bu, AKEL'in 1959'dan beri kullandığı bir tamlamadır… Çünkü, yoldaşlarımız vakti zamanında, Londra ve Zürih Anlaşmaları'na karşı çıkarken, bu tamlamayı, gerekçe olarak kullanmışlardı!

"Adil değil"! Çünkü, nüfusun %18'ini oluşturan Türkler'e, devlette %30 kontenjan veriyor!

"İşlevsel değil"! Çünkü, ayrı belediyeler, iki ayrı cemaat meclisi, mecliste ayrı çoğunluk ilkesi, cumhurbaşkanı muavininin veto yetkisi, orduda %18'lik Türkler'e %40 kontenjan verilmesi gibi haklarla, çok karmaşık olduğu için, bunu çalıştırmak, olası değil!

İşlevsel olması için, bu hakları ortadan kaldırmak lâzım! Normal bir üniter devlette, her şey daha kolay olacaktır! İşlevsel bir devlet olsun!

Bu, yalnız AKEL'in değil; Rumca konuşan her Kıbrıslı'nın da görüşü idi… 1960 Anlaşmaları'nı, kendilerine yapılan bir haksızlık olarak görüyorlardı! Devlet'in kurulmasının üzerinden iki yıl geçmeden, Başkan Makarios, bu görüşleri açıkça dile getirerek, "ADİL ve İŞLEVSEL" bir yapı kurmak için, ikna etmek üzere, Ankara'ya gitti…

"Adil ve işlevsel olsun!"

"Nasıl?"

" Türkler'e verilen bu lûzumsuz hakları kaldıralım!"

Glafkos Kliridis, " Makarios bu hakları ortadan kaldırsa, bu durumu üniter bir devleti ilerletmek için mi kullanacaktı, yoksa bunu ENOSİS'e doğru, bir adım olarak mı kullanacaktı?" sorusuna, "Emin değilim…" diye karşılık vermektedir! Onun için Makarios'un dile getirdiği bu görüşler, Ankara'da reddedildi! Ertesi yıl da bu ip çekişme, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin fiilen yıkılması ile sonuçlandı!

Bilmek lâzım: "İşlevsel", "Adil" demek, ne demektir? Altını doldurun… Yetkili bir görevde olsam, yoldaş Kiprianu'dan bunu açıklamasını isterdim! Hiç de hoş çağrışımlar yaratmıyor çünkü… Kimsenin karşı çıkamayacağı, yuvarlak sloganlarla, pratik sorunlara çare bulamazsınız!

Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün kültürü vardır! Her iki taraftaki ulusalcı kanatlar, yalnız Türk ve Helenler; kendilerinden başka hiç kimseyle birlikte yaşamaya izin verecek ideolojiler taşımazlar ve nerde ise bir asırı bulan bu anlaşmazlıkta, o iki ideoloji, kendi kültürlerini yaratmıştır!

Oysa, "Bu adada birlikte de yaşayabiliriz" diyenlerin, ortak bir çözüm kültürü, yoktur! "Çözüm" lâfı, körün fil tarifi gibidir! Herkes, bulunduğu yerden, gözü kapalı, tuttuğu yeri tarif ediyor! Ve işin garip tarafı, her biri de kendi ulusçuluğunun verileri ile konuşuyor!

Hiçbir federasyon, "Mutlak adalet" ilkesine göre kurulamaz! AB Konsey'inde, 70 milyonluk Almanya'nın da 1 oyu var; 700 bin kişilik "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin de… Bu "adil" mi? Evet, öyledir… Federasyon'un anlamı zaten bu…

Ortak bir "çözüm kültürü" olmadan, bu sorun çözülmeyecektir!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.