Gittiğin yerde hayır görmeyesin Vali...

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Gittiğin yerde hayır görmeyesin Vali...

1930'larda, Kıbrıs Köylülüğü borç içinde yüzüyordu! Köylülüğün %70'i, tefecilere borçluydu! Kurak geçen ilk yıl, borçlunun iflası, mülksüzleşmesi demekti! Çünkü faizin faizi, borcu ödenemeyecek düzeye getiriyor ve tarla elden gidiyordu. O dönemde, Topraksız Köylü oranı, %125 artmıştır!

Bu, İngiltere'ye dert oldu! Kıbrıs'a vali olarak, çok ünlü bir diplomatını Sir Ronald Storrs'u gönderdi… Storss, 1. Dünya Savaşı esnasında, Kahire'deki Arap Bürosu'nun başındaydı! Bütün Arap topraklarını, Osmanlı'nın elinden alan adamdır! Çok iyi Arapça ve Helence bilen, ünlü bir "Helenofill"di! Görevi bittikten sonra, anılarını yayınladı! Yanılabilirim, çünkü kitap şu anda elimde değil ama sanırım tefecilerin uyguladığı faiz oranı da çok tanıdıktı: %30… Ve elbette ki "Bileşik"!

Halkı bunların insafından kurtarmak görevi ile adaya gelen Storrs, anılarında anlatıyor ki, hiçbir şey yapamadı. "Çünkü, Kavanin meclisi üyeleri ya bizzat tefeciler veya onların avukatlarından ibaretti!"

Dış müdahalelere fena halde karşı çıkarız ama Storrs, meseleyi "Dış müdahale" ile çözdü! Demokrasiyi kuran İngiltere'de "demokratik" olduğuna kuşku duyulmayan bir yöntemi kullandı! Order in Councill denilen, bir Kraliyet Emirnamesi çıkarttırdı… Yasa yapmıyorsanız, alın size "Kral emrediyor"! Hadi giyin cübbeyi de sarayı basın da göreyim! Ertesi gün avukatlık ruhsatınız iptal edilsin, daha ertesi günü de Birmanya'da oturmaya memur edilesiniz! Tabii İngiliz demokrasiyi bilmediğinden, böyle yasaları vardır!"Rahatsızlık edene mecburi ikamet mahalli" emreder!

Storrs bu terbiyesizliği yapınca, ortada ne %30 faiz kaldı, ne birleştirip ulayarak, halka ödeyemeyeceği borçların davalarını açaraktan mallarına el koyan tefeci! Tefecilerin avukatları da battılar, yazık! Çok ayıp… "Akit yaptık, akde göre, ödesin!" İngiliz'de terbiye yok! Bunu söylemeye cüret edene, rahmetli Arif Hoca'nın lisanından cevap verdi! "Ananız güzel mi?" de dedi mi, orası Royal terbiyeye kalmış, ben bilmem… Adamları da değil, "Mafya" falan lâfı da edemediler…

Köylü, sermayeyi nerden bulup da tarlayı ekecek? Storrs, ona da çare buldu: Kooperatifçilik! Her köye bir kooperatif kredi şirketi kurulmasına, tohumluk, kimyevi gübre v.s. ithal edip, köylüye düşük kârla satmasına, mevduatın %6, kredinin yıllık %9 faizle çalışmasına önayak oldu, mülevves! Sanki da komünist, şerefsiz!

Türkiye'den gelenlerin "Köy dediğiniz bu mu?" dedikleri köyler, böyle ortaya çıktı… Bizim şimdi başımıza giydiğimiz kooperatifler de o zaman kuruldu! Yönetimini, sahipleri olan köylüler yaptığı sürece; bunlar kredi ihtiyacını da karşıladı, tohumluk, kimyevi gübre, sulama ekipmanı v.s. gibi ihtiyaçları da! %6 mevdaut, %9 kredi faizi ile… Ne zaman ki bizim demokratik idaremiz geldi, devlet gidip elalemin kurduğu şirketlerin yönetimine el koydu, devran döndü! Bunlar o eski ve meşhur %30 bileşik faizle bile batıyorlar! Rusya bile bu kadarını beceremediydi! Kimse de "verin herkese malının yönetimini geri" demiyor!

Storrs, sebep oldu, biz zaman kaybettik! Dürtmese idi biz "%30 bileşik" ile zaten şimdiye biter, kimsenin başına da belâ olamazdık!

Nalet olsun yüzüne suratına… Seksen sene boşuna gitti, döndük geldik ayni yere… Geçen zamanımıza yazık! Kahrolsun ilahim…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.