Güneşe sıcaktır diye kızmak…

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.53

7.67

$

6.75

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Güneşe sıcaktır diye kızmak…

Bugün de Doğuş Derya'yı yazacağım… Çünkü, gün boyu o tartışıldı…

Doğuş'un söylediklerini ilk duyduğumda, yanımdaki birisi "Bu da Leyla Zana gibi abi" dedi… "Kürtçü müdür, nedir?" Oysa Lefkoşa milletvekili, tam aksine, "insan onurunun, tüm ayırımcılıkların önünde olduğunu" söylemekteydi.

Bizim kültürümüzde, "dinleme" diye bir gelenek yoktur henüz ve biz öte yandan okuma alışkanlığımızın olmamasından yakınırız! Her birimizin kafasında, beş on tane rol modeli vardır. "Kürsüde kim maraza çıkarır? Leyla Zana… Necidir da bu şamatayı yapar? Kürtçüdür… Şudur, budur…" Onların da çoğu yakıştırma ya! Neyse…

" Demek ki kürsüde yemin esnasında bir 'yaramazlık' yapanlara, Kürtçü denir…" Doğuş Derya'nın yemine itirazı mı var? Demek ki Kürtçü…

Ortalama algı durumumuz budur…

Hürriyet'e haberi yazan Ömer kardeşimiz de baktı ki "Kürtçülük" çok absürd kaçacak, "federasyoncu" üzerinden, "Rumcu" demiş oluyor, kalemine sağlık! Yoksa kafasındaki rol modellerine sığmayacak! Yeni bir model yaratmak da zor iş… Bir günde yetişmez… Ama yazılı yemin metnini okumadığı için, Doğuş'a içerlerken, o anayasanın başlangıç bölümünde, Kıbrıs'ta federal bir çözümün bir görev olarak yazılı olduğunu da bilmiyor, belli ki… Yemine uymamış ama başlangıç bölümüne uyuyor kız… Bu da "karışık" bir durum, algılanması çok kolay değil… En iyisi sayın milletvekilinin söylediklerine ve tavrına değil, biz kendi kafamızdaki goncolozlara cevap verelim…

Dinleyip anlama, zor mesele…

İngiliz üniversitelerinin ilk sınıflarında bir "dinleme" dersi vardır… İnsanlara konuşmadan önce, dinleyip anlama öğretilir… Bizim ihtiyacımız yok, allaha şükür… "Ben zaten bunun babasını da sevmezdim! Bir de bu mu çıktı başımıza?" Salla gitsin… Çıksın, kendi anlatsın derdini anlatabilirse… Söyleyeceklerine de "haber değeri yok" der, yayınlamam… Keyfimin kâhyası mısınız?

Doğuş Derya, ezberi bozdu…

Odur bütün mesele… Bir yerden rüşvet, borç, kredi mredi alıp da yeşil yeşil dolarları kürsüde sallasaydı, hiç mesele yoktu! Çünkü o ezberde var! "Siyasidir, yemiş! Afferin kadına" der, kızsak kızsak, bizimle paylaşmadığına kızardık…

Hayır, söyledikleri çok önemli ama asıl yaptığı, "vicdanım bana bunu emrediyor" demesi…

U lâ havle… Eski köye yeni adet mi? Başımıza bir de "vicdan" mı çıkaracak? Siyasette vicdan da mı vardı?

Bu kız, kim olduğunu, ne düşündüğünü bir gün bile gizlemiş bir insan değildir! Şimdi bana da erkek egemen bir söylem kullandım diye kızabilir, kızsın; helâl olsun… Çıkıp kürsüde, zaten karşı olduğunu şu kadar yıldır ilân ederek seçildiği metne karşı kendi alternatif metnini okuyarak, "vicdanımın emridir" dedi ya! BU kavramı unutanlara onu hatırlattı, siyasette tartışılacak yeni ve doğru bir kapı açtı.

Ona kızıyorlar aslında… Bu feveranın sebebi o…" Kral çıplaktır" dedi çünkü…

Güneş sıcaktır diye, buz soğuktur diye kızılabilirse, Doğuş Derya'ya da zaten benimsemediğini ilân ede ede geldiği bu düzenin en önemli kürsüsünde, bu düzene karşı çıktığı için kızılabilir…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.