Yumruk gene o yumruk...

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yumruk gene o yumruk...

Geçen gün bir arkadaş, "Şu sıralar yazı yazarsam, birine söveceğim. Sövmemek için, yazmıyorum!" dedi… Aklıma Neyzen Tevfik geldi… Hazret, bir defasında şöyle demiş:

" Azizim, sövmek sinir yatıştırıcıdır. Bundan dolayı herkes için meşru bir haktır. Ben bu hususta hiçbir sınır tanımam. Bazı kimseler, bilhassa matbuat, sövmenin fena olduğundan bahsediyor. Bazıları, sövülecek kimsenin meziyetlerinden birini söyleyerek, sövmeyi men etmek istiyorlar. Meselâ, " o büyük adamdır, sövülür mü?" diyorlar. İşte buna şaşıyorum. O büyüktür, sövme. Diğeri küçüktür, sövme. Cahildir sövme, değeri yoktur sövme, çocuktur sövme, ihtiyardır sövme, o halde kime sövmeli? Sorarım size, kime sövmeli?

Bundan dolayı, sevme hürriyeti olduğu gibi, sövme eşitliği de olmalıdır. Herkes, bikaderi imkân, sövebilmelidir!"

Ne dersiniz?

Adamın düşmüş başbakan için yazdığına bakın:

"Fırka parti diye halkın boğazından sıkarak

Olmuş idi on senedir milletin mengenesi

Kazdığı câh-ı belâya (belâ kuyusu) gene kendi düştü

Örsünü, kıskacını s…min çingenesi…"

Bu, Talât Paşa'ya idi… Bu da İsmet Paşa'ya:

" Fabrika yaptı Sümerbank bez için,

Çok muazzam bir eser bu, lâf değil!

Dil işinde "ehl-i dil" tezden dedi,

Sı..tı Cafer, bez getirsin Başvekil!"

Aşağıdaki beyiti de kimi, İnönü'ye yazdığını, kimi Atatürk'e söylediğini ileri sürer. Bu günlerde bizde de gider, doğrusu:

"Türkü gene o türkü, sazlarda tel değişti;

Yumruk gene o yumruk, bir varsa el değişti!"

Gördüğünüz gibi, adamda utanma yok! Zaten birgün Hasan Ali Yücel'e de söylemiş: " Utanma hoca, utanma… Utanmayı unut, rahat edersin… Bek ben utanıyor muyum?"

Arkadaşımda henüz utanma duygusu devam etmekte olduğundan, "Yaz da istersen söv" diyerek sövme özgürlüğü bahsinde Neyzen Tevfik'i örnek gösteremedim. Yoksa hazretin, yazar Hüseyin Cahit Yalçın'a açtığı davayı kaybeden İstanbul Belediye başkanı hakkında yazdığı şu dörtlüğü de eklerdim:

" Boka düştü teresin davası.

Pezevenk bulmuş iken bin şahit.

Şu kenef mahkemede kanunen,

Valinin ağzına s…tı, Cahit!"

Ne vali bırakmış, ne mahkeme! CHP devrinde, vali ile belediye başkanı aynı kişi olur ve tayinle gelirdi! O zamanlar, Türkiye'de demokrasi vardı, ne demezsiniz? Şimdi diktatörlüğe döndü… Tüh…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.