Siyaset ve ahlâk… 2

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Siyaset ve ahlâk… 2

Ahlâkın bir tanımını yapmadan, konuyu tartışmak da her halde eksik kalır. Siyasal ahlâk konusunda bir kitap yazacak kadar çalışan Türker Alkan, sözkonusu kitabında, der ki:

" Ahlâk, toplumsal yaşamın olanaklı, uyumlu,olumlu, verimli olabilmesi için, toplum üyelerinden beklenen davranış biçimleriyle ilgili, kurallardır."1 Devamla, "siyasi ahlâk, siyasal farklılaşmayla ilgili yapıların, kurumların, rollerin, düşüncelerin ve eylemlerin; toplumsal yaşamın olanaklı, uyumlu, olumlu, verimli sürmesini sağlayacağı düşünülen normlardır."2

Yukarıda, Engels'ten aktardığımız metnin ışığında, tarif edilenin, status quo 'yu korumak olmadığını iddia edecek bir okurun çıkıp çıkamayacağını, çok merak ediyorum doğrusu.

Ancak, genel olarak ahlâk'tan beklenen, her eylem ve düşüncenin altında beklenen bir "iyi" varsayımına dayanmak gibi bir erdemin bulunmasıdır. Nitekim Walter Benjamin, Kant'tan aktararak, "Ahlâkça iyi olanın, ahlâk yasasına uyması yetmez, ahlâk yasası uğruna da yapılmış olması gerekir" der. " Ahlâk yasası, eylemin normudur, içeriğin değil!"3 Yâni istediğiniz kadar norm koyup, denetlemeye kalkın, sonuçta kişinin eyleminin bu normlara uygun olup olmadığını inceleyebilirsiniz; niyetinin değil! Ve aslolan da niyettir…

Buna, Althusser'in Devletin İdeolojik Aygıtları ve Gramsci'nin Sivil Hegomonya kuramlarını giydirince ortaya çıkacak olan da nedir? Egemen ahlâk'ın, egemen olanın ahlâkı olduğu gerçeği! Son yüzeli yıldır hakim olan ahlâk anlayışının Kant'ın ahlâk kuramı olduğu, bilinen bir şeydir.4 Ama bunun ötesinde, o kadar bilinmesine karşın çok hatırlanmayan bir başka gerçek de Aydınlanma'nın, aristokrasiyi temsil eden Katolik Ahlâk'ın yerine konan; burjuvaziyi temsil eden, Protestan Ahlâkı olduğudur.5

" Düşün tarihi, entelektüel üretimin maddi üretimle birlikte biçim değiştirmesinden başka neyi kanıtlar ki? Her çağın egemen düşünleri, her zaman egemen sınıfın düşünleri olmuştur."6 " Komünist devrimi, geleneksel mülkiyet ilişkileriyle en kökten bir bağ koparıştır. Onun için, gelişmesi süresinde geleneksel düşünlerle de bağlantılarını tam olarak koparmasına şaşmamak gerekir."7Yâni yeni bir sistemin, farklı bir ideolojinin, eski düşünler, eski hukuk, eski ahlâk üzerine bina edilmesi, düşünülemez; her ideolojinin kendi farklı ve özgün ahlâk anlayışı vardır.

Lenin'in "eski düzenin ahlâkı"na bakışı ise, tam bir kopuştur:

" İnsanlar, her zaman siyasetin aptalca kanmış kurbanları olmuşlardır. Ahlâki, dinsel, siyasal ve toplumsal lâfların ya da bildirilerin ve söz vermelerin ardında şu ya da bu sınıfın çıkarlarının yattığını görmedikleri sürece bu böyle sürüp gidecektir. Her eski kurumun bir takım yönetici sınıfların güçleriyle yaşamını sürdürdüğünü görmedikleri sürece, reform ve yenilik isteyenler, eski düzeni koruyanlar tarafından, aldatılacaktır."8

"İnsan toplumunun dışında kalmış ahlâk, bizim ahlâkımız olamaz…"9

1 - T.Alkan age s.258

2 - Alkan age s.258

3 - Walter Benjamin. Çocuklar, Gençlik ve Eğitim Üzerine. çev.Mustafa Tüzel. s.9-10. Dost Yayınları. Ankara:2001

4 - T.Alkan age s.269

5 - Lucien Febvre. Uygarlık Kapitalizm ve Kapitalistler. s.85-108. çev. M.A.Kılıçbay. İmge Yayınları. Ankara:1995

6 - K.Marx- F. Engels. Komünist Manifesto s.50. çev.: Süleyman Arslan. Bilim ve Sosyalizm Yayınları. Ankara: 1976

7 - - K.Marx- F. Engels. Komünist Manifesto s.51. çev.: Süleyman Arslan. Bilim ve Sosyalizm Yayınları. Ankara: 1976

8 - V.İ.Lenin. Kültür ve Kültür İhtilali Üzerine s.38. Çev: Ali Özer. Ser Yayınları. Ankara:1969

9 - age s.104

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.