CTP kurultayı

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

CTP kurultayı

Bir zamanlar, CTP mitingine gitmek, yürek işiydi. Yönetenler, katılımcıları bir bir mimler, ondan sonra hesabını görürdü. Memursa sürgün, terfilerde her zaman başarısız olmak, çocuğuna burs verilmemesi; esnaf ya da köylüyse, katiyyen kredi alamama; işsiz ise devlet katında "suret-i katiyye"de iş bulamama, ailenin yönetim yanlısı " büyüklerini" gönderip, "hizaya getirme etkilikleri" v.s. İnsan, canından bezerdi… Bu bakımdan, CTP mitinglerine katılanlar, genellikle birbirimizi tanırdık. Emniyet Genel Müdürlüğü arşivlerinde, herhalde çok filmimiz vardır… Kamera kurar, bizi çekerlerdi…

Hangi sene başladı, tarihini unuttum! Bir sene, 1 Mayıs mitinginin, gece yapılması kararlaştırıldı! Gece karanlığında, katılanları bir bir tespit etmek, herhalde daha zor olurdu. Miting, akşam karanlığında, otobüs terminalinde yapılacaktı! Konuklar da Müjdat Gezen ve Selda Bağcan… Eskiler, hatırlar.

O gece, mitinge katılanların kalabalığına, ben şok olduydum! Becerebildiğimce bir direğe tırmandım ve kalabalığı hayretle seyrettim… Onca yıldan sonra, ilk defa katılanların çoğunluğunu tanımıyorduk! Mitingin başarısı, akşam mitingi kararının doğruluğunu gösteriyordu… Bunun verdiği coşku ile kürsüde gürül gürül gürleyen bir konuşma yapan bir yoldaşımın, arkasından, pantalondan sarkan gömlek eteğini çektim… "Kısa kes" anlamında… Ara verip de bana döndüğünde, "Kalabalığı görüyor musun?" dedim… "Çoğunluğunu tanımıyoruz! Bu, birgün ansızın hükümeti kucağımızda da bulabileceğimizi gösteriyor!"… "Eya ya!" dedi, arkadaşım, "Daha nesten?"!!!

Oysa, hazırlığımız yoktu… Kıbrıs Sorunu devam ettiği müddetçe, Türkiye'nin bizim hükümetimize kattiyyen izin vermeyeceği düşüncesi ile "formatlanmıştık"… Öyle bir derdimiz, yoktu anlayacağınız… Muhalefet etmenin şehvetini, kendini muhalif kalmaya programlayanlar bilir… "Yürü partiye gidip, program yazmaya başlayalım" dediğimi hatırlarım…

Derken, bir takım olaylar gelişti, ben partiden ayrıldım… Konumuz o değil…

On iki yıl sonra, Mehmet Ali Talât beni aratarak, geri dönmemi istedi, ben de kırmadım… Talât, "parti değişti" demiş, ben de inanmıştım! İnanmak istediğimdendi, herhalde… 2005'te benim de milletvekili seçildiğim kampanya esnasında, Akçay köyünü gezerken, bir başka arkadaşıma sormak ihtiyacı duydum: " Yahu biz herkesi evet demeye çağırıyoruz. Her iki taraf evet der de sorun çözülür biz de AB üyesi olursak, evet; pek çok sorunun çözüm yolu zaten müktesebatta var! Ama Rumlar hayır derse, biz ne halt edeceğiz? Hazılığınız var mı?" Sonradan protokolun iki numarası olan o arkadaş, bana "Aman" dedi, " o ihtimali hiç hatırlatma! Sus, halk da duymasın!"

Rum komşularımız ve sözde müttefiğimiz AKEL de o duyulmak dahi istenmeyen lâfı söylediler! Ortada, bu ihtimale karşı hiçbir hazırlık olmadığından, (çünkü o ihtimalin söylenmesine dahi tahammül yoktu ki hazırlığı olsun) müesses nizam, ya da statüko veya "sürerdurum"; anası babası belli olmayan bir piç gibi kucağımızda kaldı! Biz zaten sahiplenmiyorduk, sahiplenenleri ise halk istememişti! Oysa bu durumu nasıl yöneteceğimize dair; hiçbir hazırlığımız da yoktu… Başımıza giydik! "Mehter Marşı ile gelip, İzmir Marşı" ile gittik…

Düzenin gerçek sahibi UBP geldi ve bizim yıllar önce yaptığımız doğru tespiti kanıtlayarak, kendi kurduğu düzenin, "sürdürülebilir" olmadığını kanıtladı! O da gitti…

Hadi, bunca yıldır, "bana zaten izin vermezler" diye hazırlanmamışsın! İşte 2005'ten itibaren, sana da izin verileceğini görmüşsün… Aradaki yıllarda, "onu yiyecem, bunu yiyecem" saçmalığını bir yana bırakıp, hazırlansan ya!

Hayır… Arkadaşlarım, yine hazırlıksız geldiler… Memleketin hiçbir ciddi sorunu konusunda, hiçbir farklı hazırlıkları yok! Kıbrıs Sorunu'nu sağcılar çözerse, ne alâ! Çözmezlerse, memleketin ne kuzeyi ne de güneyinde, solun bir daha esamesinin okunması için, herhalde elli yıla ihtiyaç olacak!

Yaşı şimdi otuzbeşlerde olan kuşak da doksanına doğru, bir daha ikbal yüzü görecek… O da görebilirse… CTP Kurultayı'na bir de bu gözle baksanız…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.