Kadına şiddet uygulamanın tarihi

loading
11 Ağustos, Salı
£

9.47

8.52

$

7.24

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kadına şiddet uygulamanın tarihi

İnsanlığın çocuk oluşumunda erkeğin rolünün ne olduğunu anlaması, birkaç bin yıl sürdü, biliyor muydunuz? Daha doğrusu, insanlar, işin başında çocuk oluşmasında erkeğin hiçbir rolü olmadığını, sanıyorlardı! Analık Hukuku'nun oluşmasında bu da önemli bir etkendi! Elbette ki toplumların hukukları da dahil, kültürel değerlerini, yaşadıkları üretim ilişkileri belirler! Analıık Hukuku'nun asıl kökenini de o çağda insanların avcılık ve toplayıcılıkla geçinmesi yatmaktaydı. Avın hergün başarılı sonuçlanacağı garanti değildi ama ormanda meyve o zamanlar, zebil gibiydi! Erkekler avda, kadınlar da toplayıcılıkta çalıştıkları için, toplumun beslenmesi, kadınların elindeydi! Buna, Birinci Toplumsal İşbölümü deniliyor! Bugünkü düzen o zaman da geçerli: Ekonomiye egemen olan, aileye de, kültüre de, hukuka da egemen…

Birkaç bin yıl içinde, insanlar farketti ki erkeğin sözkonusu eylemi olmazsa, çocuk falan da olmuyor! Tek görevi, ava çıkmak değil! Bununla birlikte, farkedilen başka bir şey de var: Her gün ava çıkılacağına, bazı hayvanları ehlileştirip kullanmak, daha basit! Çoban Toplumlar, böyle ortaya çıktı… Hayvanı ehlileştiren insan, aşağı yukarı aynı dönemde, toprağı da ehlileştirmeyi, yâni Tarım'ı da keşfetti. Mezopotamya'da ilk kentlerin ortaya çıkışı da bu dönemdedir. Günümüzden 5 ilâ 7 bin yıl önce, tarım yapan toplumlar, göçebe çoban toplumların tacizinden kurtulmak için, yaşadıkları alanları, kerpiç duvarlarla çevirdiler ve ilk kentler ortaya çıktı. Ortaya çıkan, sadece kentler değildi! Bugün bile hayatımıza yön veren pek çok kültürel değerin ortaya çıkması da Mezopotamya'da başladı… Din, devlet, günümüzde her kutsal kitapta bulunan Nuh Tufanı efsanesi, ve: Erkek Egemen Toplum…

Çünkü artık üretim faaliyeti, yâni toplumun karnını doyurma görevi, daha fazla kas gücü istediğinden dolayı, yavaşça erkeklerin eline geçmişti! Başlangıcında kadın rahibelerin elinde olan dinsel egemenlik bile erkeklerin eline geçti! Çocuklar da, hukuk da, kültür de namus da… Özel mülkiyet de, miras kavramı da aile de… Hepsi erkeklerin… Hatta bizatihi kadının kendi de… Buna da İkinci Büyük Toplumsal İş Bölümü, deniliyor…

Okura şimdi mesel gibi gelebilir ama toplumların gelişim tarihi eşitsiz olduğu için, herşey hepberaber, heryerde yaşanmış olmadığından, bazı toplumlarda sözkonusu değişimler, zamanımızda hatırlanabilecek yıllara kadar sürmüştür. Örneği tarıma hiç geçememiş Asya bozkırlarında, çoban toplum hep sürdüğünden, Çoban Toplum'un kadın erenleri Kam adıyla belki de bin yıl öncesine kadar geldiler. Halâ da Yakutistan'da yöresel Kam'ların bulunduğu bilinir. Din aynı dindi; Şamanizm ama dinde erkek egemenliğine geçip, Kam'ı Şaman'a tahvil etme süreci, daha sürüyor. Veya Anaerkil dönemden kalma, eve gelen misafirden "döl" alma geleneği, yakın yüzyıllarda bile bazı ilkel topluluklarda devam etti… Oysa 3 bin yıl önce, Trodos'taki Afrodit Tapınağı'nda, yılın belli zamanlarında anlı şanlı festivaller düzenlenir, Kortezan denilen kutsal fahişelere, millet "döl vermeye" koşardı… Anaerkil hukukun üstünlüğü çağında! Alenen ve resmen… Grup seks ve lezbiyenliğin tarihinden bahsediyorum… Titreyin ve kendinize gelin… Erkek homoseksüelliğini de yazarım bir gün… Tarihini…

Kadınların toplumun ikinci sınıfı cinsi olması kültürü, 5 bin yıl devam etti…

20.yy başından beri de bunun hiç de adil olmadığını özür dilerim ama önce erkek aktivistler dile getirmeye başladı. Sonra da Rosa Lüxemburg gibi, Clara Zetkin gibi, Alexandra Kollantai gibi, Nadya Krupskaya gibi devrimci kadınlar, kendi göbeklerini kesmekte erkeklere ihtiyaçlar olmadığını kanıtladılar insanlığa…

Bugünün bilgi çağında, artık üretime egemen olmanın gerek şartı kas değil de beyin olduğu için, erkekler egemenliklerini önce üretimde yitirdiler. Şimdi de kültürde yitirecekler… Hiç yolu yok!

Zaten yarısı esir olan bir toplumda özgürlükten bahsetmenin de anlamı yoktu…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.