Hiçbirşeyden çekmedi kurultaylardan çektiği kadar...

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Hiçbirşeyden çekmedi kurultaylardan çektiği kadar...

CTP Kurultayı'na birkaç gün kaldı…

İkide birde kavga çıkarıp, kâh atıldığım kâh ayrıldığım; kısaca egemen olan disiplin anlayışı başta olmak üzere, bugünkü zihniyeti ile "mutazaralı" olmakla beraber, CTP, benim de partimdir! Unutulmamalıdır ki hem "bıyıklı"yım ve hem de geçmişte uzun süren bir KÖGEF yöneticiliğim var…

Ancak, görüyorsunuz bugün oldu, ağzımı açıp; bir kelâm etmedim…

Gene etmeyecektim… Keşke sosyal medyada birbirleri ile kişisel çamur atışma savaşına girdiklerini görmesem de bu yazıyı da yazmasaydım.

1990'dan beri, bir yandan Sovyetler Birliği'ndeki dağılma dolayısıyla "Kâbe"siz kalma; öte yandan da zaten bir evvelden partide eğitimin ve komünist jargonla söyleyeyim, ideolojik mücadele'nin ihmal edilmiş olması, memleketimizde, sol olmanın anlamının içini de boşaltmıştır. Bu yalnız bizde böyledir sanırdım, ta ki güney Lefkoşa'da bir akşam AKEL üyesi genç bir avukatla karşılaşayım! Çocuk, "AKEL'e üyeyim ama komünist değilim! Zaten, onlar da değil!" demekteydi…

Var olana karşı olmak, öfkelenmek bağrışmak, tek başına sol olmanın kanıtı değildir. Düzenin insaniliği ile mi sorununuz var? Yoksa siz de yeterince nemalanamadığınızdan mı karşısınız? Belli değildir çünkü… Niyet önemlidir… Kaldı ki muhalefet etmek ve karşı çıkmak babında, faşistler belki de solculardan daha kararlı bir karşı duruş sergilerler! Çoğu zaman daha da cesur…

Geçenlerde, Walter Benjamin'den bir ahlâk kıstası yazmıştım: Tavırların ahlâk yasasına uyması değildir ahlâki olan… Niyet de ahlâki olmalıdır…

Karl Marx'ın Manifesto'dan önce yayınlanmış Alman İdeolojisi isimli kitabında, var olan her şeye karşı çıkabilmek için, tam bir değişim ve kopuştan söz ederek; onların yerine kendi ekonomik önerinizden çok önce, ahlâki, felsefi, kültürel önerilerinizi de oluşturmuş bulunmak koşulu, yazılıdır. "Bilinç edinme" der buna… 1968'lerde, herkesin dilinin pelesengi olan o lâfın kökü, ta buraya dayanırdı…

Lenin'in Ne Yapmalı'sına bakınız… Aşağı yukarı benzer şeyleri bulursunuz. "Kendiliğinden devrimci olunmaz" dediği, budur… "Bilinç edineceksiniz…"

Daha sonraki dönemde, İtalya'da Gramsci "Sivil Hegomonya" diye bunu tarif etmiştir! Alternatif, siyasi, ekonomik, ahlâki, kültürel değerlere sahip olmak! Ondan sonra,Almanya'da Frankfurt Okulu'nun Eleştirel Kuram'ının da özü budur… Fransa'da 1960'larda Althusser de Devlet'in İdeolojik Aygıtları'nda aynı şeyleri anlatmaktadır.

Sözün kısası, bir şeye karşı olmak yetmez! Yerine ne koyacağınızı da bilmeniz gerekir! Siyasette, ekonomide, kültürde, ahlâk'ta, dinde, dilde… Toplumu oluşturan her değerde, bilinçli, önceden düşünülmüş ve uygulanabilir önerileriniz yoksa, sadece "memnuniyetsiz"siniz… Solcu falan değil!

Yerleşik ahlâk değerlerine uygun düşüyor diye siyasi rakipleriniz ya da beğenmedikleriniz hakkında, yalana, yanlışa, çamur atmaya dayalı dedikodu kampanyalarına muhatap olmak, benim de hiç yabancısı olmadığım bir tutumdur. Çok iyi tanıyorum… Bir yandan meyhanelere yeterince gitmemekle "eleştirilirdim" geçmişte, öte yandan alkolik olduğum fısıldanırdı… Meydanda "Kahveye gitmez" diye suçlanırdım, gizlinde, kumarbaz olduğum söylenirdi… Ömrü hayatımda ilk defa bir daire edindim Lefkoşa'da, metresime ev aldığım fısıldandı arkamdan…

Belki gene ondan bahsetmem hoşa gitmeyecek ama Lenin, "Sol sapma yoktur" der…

Ekonomik görüşlerde, Ticaret Odası'na teslim olmanız çok vahim değildir be arkadaşlar… Egemen Ahlâk'a da teslim olmak üzeresiniz ki bunun hiç çaresi yoktur… Ölüp gidenleri, yalnız yıl dönümlerinde hatırlamayın… Mugalâtayı kimse yutmuyor…

Bu gidişle, ortada hiçbir şey kalmayacak…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.