Türk var mıdır? Yoksa uydurma bir sentez midir?

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Türk var mıdır? Yoksa uydurma bir sentez midir?

Farkında mısınız, bilmem! Son günlerde, Türkiye'de yer yerinden oynuyor! Adamın biri (kendisi Prof. titri de taşıyor) " Türk diye bir şey yoktur, o bir sentez" demiş! Yandı gülüm keten helva… Ellerinden gelse, rahmetli Nihal Atsız'ı mezardan çıkarıp, eline pergeli verecekler gene… Kafamızı ölç diyerek…

Şeyh Sait İsyanı'ndan beri "Kürt yoktur" diye diye, elbette ki maçın ikinci yarısı da oynanacaktı…

Bir köşe yazısı konunun bütün veçhelerini ortaya koymaya yetmez ama… Efendim, Türk vardır… Altıncı yüzyıldan beri hep oldu… Ve hatta en çok Osmanlı'da oldu… Sadece Anadolu tarihi ile ilgili söylersek, olmasaydı Karamanoğlu Mehmet Bey, "Bundan sonra sadece Türkçe konuşulacaktır" diye ferman yayınlamazdı, daha 14.yy'da… Zaten bir yüzyıl önce Anadolu'ya gelen İbn Batuta da "neden sebep", buraya Turkiya demiş bulunsundu ki? Türk olmasa? 2. Bayezit'in, "Bundan sonra Türk'ten vezir olmayacak" diye ferman yayınlayamayacağı gibi. O da 16.yy… Bizim Lefke'de adına camii bulunan defterdar Piri Bey'i paşa yapıca Yavuz, yeniçeriler "Türk'ten vezir olur muydu?" diye ayaklanamazlardı, Amasya'da… Bizi Kıbrıs'a sürdükten sonra, bilmem kaç numaralı Mevkufat Defteri'ne de " Sürülenlerin tümü de Türk ve müslümandır" yazamazdı, Osmanlı kâtibi… Bu da 16.yy…

Türk, 6.yy'da Araplar'ın Maveraün nehir'de yaşayan göçebe Oğuzlara verdiği isimdir! O zamandan beri de Oğuz anlamında kullanılıyor. Ne kadar müslümanlaşmış oldukları da ayrı bir bahistir! Ama 1832'de "Neden Türkçe dua ediyorsunuz?" diye mahkemeye çıkarılan Bektaşi Dergâhı şeyhi, Hamdullah Çelebi'nin "Bizim Oğuzlarımız başka dil bilmez ki!" demesine bakarsak, 12.yy'dan 19.yy'a kadar, Anadolu'da Türk vardır! 2. Abdülhamit'in resmi geçitte önünden Karakeçili Oymağı geçerken, 2.Wilhelm'e "İşte benim akrabalarım geçiyor" demesine bakarsak, 20.yy başında da vardır… Bakü'de bana boşuna sorulmamıştır: " Siz Şimali Sipır'da Türkçe mi danışırsınız? Istanbul ağzı mı?" diye…

Olmayan nedir, bilir misiniz? Daha doğrusu, yok derekesinde olan?

Ulusal Kimliği, etnik kimliğin uzantısı sanan paradigma! Ulus, bir kavim değildir… Etnos'un uzantısı değildir… Modern Ulus kavramı, bir ulus devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olanların tümünü, o ulusun bireyleri sayar! Doğru da eder… Ama bunun için, ülkedeki bütün etnik kimliklerin, bir tanesi adına kendini unutmasını koşul zannederseniz, gele gele bugüne gelirsiniz işte… Örneğin Britanya'da herkes British'dir ama Angıl da bilir soyunu, Saxon da Jut da Norman da Bröton da…. Welsh ve Scottish'den vaz geçtim… Kimse, hepsine "Siz Angıl'sınız, English" diye şart koşmuyor…

Türk Ulusçuluğu'nu dizayn eden "master mind", etnos ile ulus'u aynı şey zannettiğinden, ki biri üç tekerlekli bisiklet ise öteki rokettir, Anadolu'da bu iş fena karıştı… Kürtler hariç herkes, etnik kimliğini bildi, unutmadı ama gizledi… Yakında meydana çıkacak ki hepsi kendi içinde dayanışırken, arada zavallı Türkler kaynıyor… O da ayrı bahis…

Şimdi Kürtler sayesinde meselenin tartışılması gün yüzüne çıkınca, ifrattan tefrite, bu defa da "Türk yoktur" diyenler ortaya çıktı ki muhtemelen kendisi de Türk etnosundan gelmiyor. Bu da ne bir zul, ne de kusur… Ama kafayı karıştırıyor bu düşünsel sefaletin içinde…

Bir sentez olan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının tarif ettiği "ulus"a verilen Türk sıfatıdır… Çünkü, Boşnak'ına, Çerkez'ine, Arnavut'una, Kürd'üne, Arap'ına; daha yetmiş iki milletine Türk diyorsun… Her biri de susup, kendi farklı tarihsel birikimini, dayatıp, egemen kılmak için gizli gizli çırpınıyor… Gizli bir kimlik bölünmesi, için için işlemeye devam ediyor... İş gele gele Etnik olarak da Türk olanları inkâr etmeye dayanacaktı! Bu belliydi…

Bizim yüz yıldır kullandığımız "Türkiyeli" sıfatını hazmedebilseler, mesele kalmayacak… Etnos başka, ulus başka bir şeydir…

Yoksa, Türk vardır… Mikrasya'yı Türkiyya yapacak kadar da etkilidir… Arabayı atların önüne koymayalım… Saçmalamayalım da… Sentez olan, hükmün sahibinin bizzat kendisidir…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.