Kadalavis?

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kadalavis?

Televizyonda konuşulan Türkçe'ye bitiyorum… Yeni bir dil dizayn ediliyor ki Karamanoğlu Mehmet Bey, halt etmiş… "Bundan böyle, divanda,dergâhta, pazarda yalnız Türkçe konuşulacak" diye ferman yayınlarsın ha? Al sana Türkçe… Dibine kadar…

Araba, motosiklet, kamyon yok meselâ! Araç… Otobüs değil! Toplu taşım aracı… ! Nakliye aracı… Araç aşağı, araç yukarı… Velespit de "araç"tır, Discovery de… Kay kay da…

Kadın, hanım, bacı da yok! "Bıaağyan"…

Uçak kalkmıyor! "Kalkış yapıyor"… İnmiyor! İniş yapıyor… Bir yere girilmiyor, "giriş yapılıyor"! " Bilmem saat kaç itibarıyla, başbakanın aracı, Çankaya Köşkü'ne giriş yaptı…" ! "Saat bilmem kaçta başbakan köşke geldi" desen olmuyor mu arkadaş? Olmaz… Zamanı uzatmak, lâkırdıyı esnetmek lâzım ki gösterilen VTR ile ses uyum sağlasın… Montajcı çocuklara sıkıntı verilmesin…

Bu bilmem saat kaç itibarıyla lâfı da mühimdir. Avrupa'da bazı kavramların tarihi de yazılır. Örneğin "vatan" kavramını 18.yy sonlarında, Renan'ın kullandığı bilinir. Ondan önce "patrié" diye bir kavram, yoktur. Bu" bilmem ne itibarıyla" söylemini de ben ilk defa Birinci Körfez Savaşı esnasında, televizyonda spontane tercüme yapan, Amerikalı şivesi ile Türkçe konuşan bir tercümandan duymuştum! Şimdilerde dil pelesengi oldu…

Bu cins, bir şey yemez! "Tüketir"… Ekmek tüketir, su tüketir, sebze tüketir… Sebze deyince aklıma geldi, brokoli tüketir… Lâhana, daha geri bir cinsin yiyeceğidir! Yeme içme başka bir cinsin marifetidir… Say ki bunlar Homo Sapiens, geriye kalanlar Neonderthal… Veya, öyle bir şey…

Bunlar, "fest fut" "pitza", tüketir! Kahve İstanbul'a Yemen'den geldi ya? Sonra da Venedik üstünden Paris'e, oradan Londra'ya gidip dünyaya dağıldı? Bunlar Amerika'dan geldi sandıklarından, sabah kahvelerini "Kafimeyt" ile içiyorlar, şimdilerde… On dördümden beri İngilizce ile aşinayım… Ailede birkaç İngiliz, bir de Amerikalı gelin var… Hiçbirinden duymadığım yeni bir İngilizce bilmeyen ama bunu ayıp sanıp, bilir gibi yapmaya çalışan Türkiyeli televizyon spikerkeri "eksınt"ı türedi; hafazanallah! Ona da bir ara gireriz! Anası bellendik tek başına Türkçe mi kalsın? Türk gırtlağından başka hiçbir dilde olmayan sesleri, Amerikanca diye çıkarıyorlar! Pardon! Sormazsam hatırım kalır: Neden "Emerika" değil de "Amarika"? "Lep tap" devrini aşmış, "aypet" ile nefes alırlar… Özür dilerim, "nefes alma" ne demek? Solurlar… Sakın elinden alma, boğulur… Yazık…

Konumuz Türkçe idi… Lâf lâfı açınca, sapıttık…

"Aaadeetaaa"ya ne dersiniz? Çek çekebildiğin kadar… Uzat gitsin… Geçen akşam birisi, "Montezuuuma" diyordu! Anasını sattığımın İnka'ları, Aruz vezni biliyorlarmış, işe bakın… Uzun Hece, kısa hece… Maradooona hadi İtalyan kökenlidir ama İspanyolca konuşur, belki de Endülüs'ten arakladılar… Da Montezuma'ya acaba Cortez mi öğretti, adının fa ilün, failatüm, mef'a ülün vezninde söylenmesini? Vallahi tam "tecahül-ü arifane" diyecektim, durdum… Aklıma "Muhattab" geldi… Ulusal bir Türkiye kanalında, telâffuzu bırakın, alt yazıda böyle yazıyordu. Kıaardiş, o lâkırdının kökü, "hitap"dır… "Hitap edilen" demektir. Nasıl ki "cihad" fiiliniden üretilen isim "mücahit" ise; bu da öyle… " Hitap"ın ortasına o bir tane ek "t" sesi, nerden geliyor?

Dil, yaşayan bir organizmadır. Canlıdır… Etkiler ve etkilenir… Fakat bu değişim, dilin mükemmelleşmesine, rafine olmasına, zenginleşmesine yarar…

Fakirleşmesine, müzkalitesini kaybetmesine, yanlışın doğru yerine ikame edilmesine değil. Yirminci yüzyıl başında, Türkçe sözlükte doksan küsur bin kelime vardı… Bugün otuz yedi bin "sözcük" kaldı… İngilizce'de yedi yüz bin'dir…

İnsan kendi ana dilinde düşünür… Rüyalarını kendi dilinde görür… Çocuklarını kendi dilinde terbiye eder, ninni söyler büyütür…

Hem milliyetçi geçinir, hem kendi dilini yani kültürünü katledersin… Nasıl rekabet edeceksin "bıratır"? Nasıl yarışacaksın "sistır"?

C u yu endırsıtend?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.