Mitoslar ne anlama gelir?

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.44

7.59

$

6.84

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Mitoslar ne anlama gelir?

Louis Althousser, Devletin İdeolojik Aygıtları isimli kitabında, devletlerin satatükoları nasıl kurduğunu da anlatır. Bütün o alt yapı meselelerinin yanında, aslolan devletlerin ideolojik olarak kendilerini halkın gönlünde meşruu kılmak için yarattıkları paradigmaların hükmedici özelliğini anlatır. Bir takım kavramlar yaratılıp icat ederek, bunların dokunulmaz, ezelden beri var olan ve ebede kadar da var olacak olan düşünce biçimleri, somut veriler olduğua inanılması, statüko yaratmanın baş koşuludur. İdeolojiler, mitoslarla yaşarlar. Yaratılmış tabularla…

19.yy ortalarına kadar, Türkçe'de "vatan" diye bir kelime olmadığını biliyor muydunuz? Daha doğrusu, 19.yy ortalarına kadar, Türkçe'ye Arapça'dan geçmiş olan bu kelime, "ev/bark" anlamında kullanılıyordu. O yüzyılın başlarında, Mısır'da Tahtavî isimli bir düşünür, 1 bu kelimeyi Fransızca'daki "patrié" anlamında kullanmaya başladı ve Fransızlar'a bu kelimeyi öğreten Renan'ın "le amore de le patrié" deyimi karşılığı olarak da "Hubb-ül vatan" demeye başladı...

Osmanlı'da ise bu kelime, ilk defa Kırım Savaşı esnasında, Tercüme Odası'nda bir memur olarak çalışan Halis Efendi'nin bir şiirinde görüldü! Daha önce böyle bir kelime kullanıldığına dair bir kayıt, yok! Halis Efendi'nin yakın bir arkadaşı olan Mehmet Mansur Efendi de bir süre sonra, "Vatan" diye bir gazete çıkarır... 2 Birazcık moralinizi bozmak üzere, eklemeliyim ki bu zat, yetişkin yaşta müslüman olan bir Makedon! Derken efendim, Tercüme Odası'na genç bir memur gelir: Sarayın müneccimbaşısı'nın yani falcısının oğlu, Namık Kemal Efendi... Bu Mehmet Mansur Bey isimli Makedon, Kemal'e Fransızca dersi vermek üzere görevlendirilir. Bir süre sonra, Mehmet Efendi'nin genç Kemal'e sadece Fransızca öğretmediği ortaya çıkacaktır... 3

Namık Kemal'in 19.yy ortalarından itibaren Türkçe'ye soktuğu "vatan" kavramını, batılı düşünürlerden almış olmakla birlikte, kendisinin islamcı yapısı dolayısıyla, Tahtavi'den de etkilendiği görülür, zira onun "Hubb-ül vatan" deyimini aynen kullanır:

"Hubb-ül vatan, min-el iman"! Bu Kemal'in ünlü bir sloganıydı! Yâni: "Vatan muhabbeti imanın gereğidir!" Bu da Renan'dan bire bir kopya edilmiş bir slogandır. "Le amore de le patrié"

Ne var ki Şerif Mardin'e göre, Namık Kemal, henüz bu imanın gereği olarak sevilmesinin şart olduğu şeyin ne olduğu hakkında tam bir karar vermiş de değildir. Kâh, vatanın Kanuni döneminde elde olan topraklar olduğunu ileri sürer; kâh Hz. Ömer dönemindeki islâm imparatorluğunun elindeki toprakların, bizim vatanımız olduğunu iddia eder... 4 Nitekim, İttihat Terakki de 1912'de başka bir "vatan"dan söz ederken (Rumeli de dahil Osmanlı toprakları), 1916'da bir başka vatan öngörür (Turan)... 1918'de ise vatan, Misak-ı Milli sınırları içine çekilir!

"Vatan mı?" Hangisi?

Namık Kemal'inkiler mi? Enver'inkiler mi? Misak-ı Milli, onları sattı mı?

"Nation" kelimesi, 18.yy sonlarında ortaya çıkmış bir kelimedir. "Eşit, özgür, kardeşler topluluğu" diye Napolyon Bonapart zamanında ortaya atılan bu kavram, 5 varolan birşeyi tanımlamak üzere formüle edilmiş değil; olması gereken bir şeyi ifade etmek için kullanılmıştır. Garibalsi'nin ünlü "İtalya'yı kurduk, şimdi sıra İtalyan Ulusu'nu kurmakta!" özdeyişi bunu anlatıyor… Bugün anladığımız manada Tarih de 19.yy ortalarında Alman ulus devletini kurmaya çalışan Bismarck'a yardım niyetini hiç gizlemeyen Leopold von Ranke tarafından, bir "bilim" diye ortaya sürülmüştür. Ondan önce edebiyatın bir dalı idi…

Bu mitosların üçü de "tasarlanmış" kavramlardırlar.

Ancak, ideolojiler; maddi gerçeklikler üretebiliyor… Yeterince uzun sürer, maddi hayata uygulanır ve kendini yeniden üretebilirse… Maddi gerçek haline geliyorlar…

"Gerçek" de böyle bir şeydir…

1 - N. Kızılyürek, age s. 146

2 - Şerif Mardin, age s.

3 - age s. 237-238

4 - age s. 364

5 - Prof. Şeyhmus Güzel. Devlet Ulus . Alan Yayıncılık, İstanbul: 1995

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.