Nardugan

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Nardugan

Geçen hafta yayınlanan bir yazıda, yılbaşlarında eve çam dikme geleneğinin, eski Frigya'da Attis Rahiplerinin "fallik tapınma" ayinlerinden eski Yunan'a, ondan da hristiyanlığa geçtiğini yazmıştık, malûm! Köşenin devamlı takipçilerinden bir okurum, itiraz ederek, bunun belki de bütün animist dinlere özgü bir gelenek olduğunu anlatan bir yazı gönderdi. Mektubunun bir kısmını sizinle paylaşmazsam, bencillik etmiş olacağımı düşünüyorum. Beraber okuyalım:

"Ağaç kültü birçok doğa inançlarının barındırdığı animizimde, ağaçların saygı gösterilmesi gereken bir ruha sahib oldukları, ve ağaçlara gösterilen saygı, bereketi etkilediğine inanmaktan kaynaklanan bir kült'dür. Eski Türklerin ve Moğolların inancı Tengricilikte, ve Kuzey Amerika'nın yerli inançlarında, dünyanın merkezinde durduğuna, ve yer ile gök alemini birleştirdiğine inanılan bir "Dünyalar ağacı" vardır. Ağaca tapınmanin izleri Oğuzlara kadar muhafaza edilmişdir: "Bay Terek", "Temir Kavak" , veya "Hayat Ağacı" denilen kutsal "Evliya Ağaç" inanışına benzer inançlara sadece Türk mitolojisinde değil tüm dünya mitolojilerinde rastlanabilir.

Hıristiyanların İsa'nın doğuşu olarak kutladığı Noel bayramı, eski Türklerin yeniden doğuş bayramıdır. Türklerin, tek Tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yeryüzünün tam ortasında bir akçam ağacı bulunuyordu. Hayat ağacı denen, bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde görebiliriz. (Şamanizm'de) güneş çok önemliydi. Gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık'ta gece gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyor. Güneşin zaferi, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle akçam ağacı altında kutlarlardı. Bu bir yeni doğum olarak algılanırdı.

Güneşi geri verdi diye Tanrı Ülgen'e dualar edilir, duaları Tanrıya gitsin diye ağacın altına hediyeler konulur, dallarına bantlar bağlayarak, Tanrı'dan o yıl için dilekler dilenirdi. Bu bayram için, evler temizlenir, Güzel giysiler giyilir, ağacın etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynanırdı. Yaşlılar,büyük babalar, nineler ziyaret edilir, aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içer, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömrün çoğalacağına, uğur geleceğine inanılırdı. Bu bayram'a NARDUGAN denilirdi. (Nar=güneş "ateş", tugan, dugan=doğan) Doğan güneş. Akçam ağacı yalnız Orta Asya'da yetişiyormuş. Filistin'de bu ağacı bilmezlermiş, bu yüzden olayın ; Türklerden Hıristiyanlara geçtiği ve bunu da Hunların Avrupa'ya gelişlerinden sonra onlardan görerek aldıkları söyleniyor." (Teşekkürler Mustafa.NB)

Geçen gün de yazdım: 25 Aralık, MS 274 yılına kadar, Roma'da "Sol İnvictus" diye bir pagan bayramı olarak kutlanmaktaydı. "Sonsuz Güneş Günü" ! Ayni şey… O yıl Papa, bu günü Hz. İsa'nın doğum günü ilân etti. Bayram kutlanmaya devam etti ama adı değişti! Hunlar'a gelince, Roma ile temasları, MS 450 dolaylarındadır! Bayramın Roma'daki tarihi, Hunlar'dan çok daha eski… Atilla getirmiş, olamaz… Ancak putperestlikten başlayarak, pek çok kültürde ve Şamanizm dönemi dahil bizde, Ulu Ağaçlara tapınma bir gerçektir. Ama NOEL'de eve çam dikme adetinin, eski Frigya'dan kaldığı hakkındaki tespitimde ısrarlıyım. Çünkü Orta Asya kabilelerinin yakın doğuda görünmesinden yüz yıllar önce de var olan bir gelenektir…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.