Bevval...

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Bevval...

Vakıf, herhangi bir insanın, malını mülkünü Allaha emanet etmesidir! Bir malın "vakıf" olabilmesi için, mal sahibinin onunla ilgili bir "vakfıye " yazdırması icap eder. Vakfiye'de, vakfeden kendi öldükten sonra malının nasıl yönetileceğini, gelirinin nereye harcanacağını, vakıf malı kimin yöneteceğini belirtip, bu "vasiyeti" Allah'a emanet eder! Yalnız bizde değil, bütün dinlerde de bu böyledir! "Vasiyeti" adam öldükten sonra değiştirmek, değil hükümetlerin, benim bildiğim halifenin bile yetkisi dâhilinde değildir. Vakıflar, Osmanlı döneminde ki devlet başkanı halife de idi; hükmü karakuşi yönetilmez, Şeyh ül İslâm'ın da katılımı ile düzenlenen, Ahkâm-ül Evkaf'a göre yönetilirdi! İngiliz Yönetimi bile bu gerçeği inkâr edememişti!

1960 Kıbrıs Anayasası'nın 110. Maddesi de açıkça adadaki Müslüman evkafın, Ahkâm-ül Evkaf'a göre yönetileceğini yazdığı için, uluslar arası bir anlaşma niteliğindeki o anayasayı veya herhangi bir maddesini yok farzedebilmek için, imzacı tarafların tümünün, rızası gerekir! KKTC Anayasası'nın 131. Maddesi de buna atıf yaparak, vakıf işlerinin, Ahkâm-ül Evkaf'a göre yönetileceğini, kabul eder…

Ahkâm-ül Evkaf'ın çağdaş yorumu, KKTC Meclisi'nin yaptığı "Vakıflarla İlgili İSLAM KUTSAL YASASI VE DİNSEL MÜSLÜMAN MALLARININ İDARESİ İle İlgili Yasanın Değiştirilmesini ve Konsolide edilmesini Öngören Yasa'dır… (1991/73)" İlk defa 1959 yılında İngiliz Yönetimi tarafından yapılmış, 1960'ta Türk Cemaat Meclisi ve 1991'de KKTC Meclisi tarafından tadil edilmiştir.

Bu yasada, bir vakfa mütevelli olabilmek için, Müslüman olmak gerektiği, açıkça yazılıdır. (Madde 29/3-e)

Çok daha önemlisi, bu yasa, kendi alanında "yasadışı" denmesinin, anlamını, "İslâm'a aykırı olmak" diye tanımlamaktadır. ( Madde 27/2)"

Zaten din olmazsa, vakıf da olmazdı… Bir nebze Kıbrıs tarihine ilgi duyan herkes, adadaki en büyük kavganın, Hristiyan Evkafı eskiden olduğu gibi kilise tarafından yönetilirken, Müslüman evkafının biri Hristiyan iki memura bırakılmış olmasından kaynaklandığını, bilir… Dolayısıyla herhangi biri, "ben dinden imandan çıktım, istediğim gibi yöneteceğim" dese bile, bu elinden gelmez. Çünkü bu konu 1878'den beri uluslar arası anlaşmalara bağlıdır. 1960'da da bağlanmıştır. Değiştirmek için, önce 1960 Kıbrıs Kuruluş Andlaşmaları ve Anayasası'nı ortadan kaldırmak gerekir. Seçim kazanmış olmak, yetmez… Uluslar arası hukuk, iç hukukun önünde gelir…

Vakıflar Yasası'na dönersek, " Madde 22 : Vakıf yoluyla hapsetme ebediyen süreklilik arz eder. Ancak, bir vakfın süre bakımından sınırlı olduğu açıkça ifade edilmediği veya sınırlı olduğu gösterilmediği durumlarda, ebediyen kalıcı olarak yapılmış sayılır ve o şekilde etkili olur.

Madde 23: Vakfiyenin 9. madde uyarınca tescili üzerine, vakıf konusu mal bu Yasa kurallarına bağlı kalınması koşuluyla, ondan sonra, ne vakfeden ne de mütevelli tarafından ferağ veya devredilebilir ve ne de bunların varisleri vakıf malı miras yolu ile alabilirler."

Yani bir vakıf malı ne birine devredebilirsiniz! Ne satabilirsiniz! Ne de kullanımına verdiğiniz birine, onu ipotek olarak verme yetkisi verebilirsiniz! Dinden imandan vaz geçtim, Anayasa'ya da aykırıdır, Kıbrıs Kuruluş Andlaşmaları'na da… Ayrıca, eminim bilmezsiniz ama bu konuda her bir vatandaşın Anayasa Mahkemesi'ne başvurma hakkı vardır… Helal süt emmiş biri çıkar, elbet…

İngiliz dönemi başlarında uzun süre evkafı yöneten Papaz Newham bile, Vakıflar Hukuku hakkında bu kadar derin bir cehalet içinde çırpınmamıştı. Tabi papaz da olsa, Allah'ı bilir…

Bu halkın tamamıyla topraksızlaştırılmasına yönelik aymaz tutumlarıyla, birileri tarihe geçecek! Bevval-i çeh-i zemzem, gibi… Ne mi demek? Google'da "search" yapsınlar! Öğrenirler…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.