Plasebo CTP'cilik

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Plasebo CTP'cilik

"Etnik model" ile politik görünürlük kazanmak ... Halbuki CTP tezlerinde, modernleşerek kendi yağı ile kavrulabilecek bir toplum yaratma ideali vardı. Öyle anlıyoruz ki, bunun yerini KKTC normları arasında sıkışmaktan bunalmış birkaç kişinin arayışları aldı...

Öyle ki, psikolojideki "alan muamelesi" denilen yöntemle "homofobik devrim" yapıyorlar...

Güya eşcinselleri "kabul eden" ,"hoşgören" düzeni yaratacaklar ! Peki nedir bu alan muamelesi?

İnsanlara iyi hissetmeleri için plasebo vermek gibi bir yöntemdir...

İçinde bulundukları koşulları zerre kadar değiştirmez ama; acil isteklere çareymiş gibi benliklerini etkiler... Olmayan şeyleri "mış" gibi oldurur...

Oysa ki, kelimelere anlam kazandıran unsur kişinin bilinci ve düşüncesidir ; yasanın düşünce düzeyindeki değişimi, devingenliği nerede? Ne gerek var diyorlar...Nasılsa toplum sorgulamadan kabul edecek ve doğallaştıracak... Böyle bir kendi kendine histeriye varan bir prestij edinme de var!..

"Alışacaksınız..."

Tabi ki, yağmurlu bir günde şemsiyeli insanlar gören bir çocuk yağmurun şemsiyeler yüzünden yağdığını iddia edebilir. Bu çocuksu bir teoridir. Lâkin ispat edilmeye muhtaçtır. Kıymeti kendinden menkul "Placebo CTP'cilik" bu... CTP'yi bugünlere getirenlerin hepsi ellerine kına yaksın...
Kimler mi? Ö'cüler!"

Onlar kendilerini anladı tabii…

İki haftadır, mektuplarla yazıyoruz. Bir kısmı yazının altına blog atarak sövüp sayıyor. Bir kısmı mail atıyor. Yukarıdaki mail de geçen hafta gelmişti. Haksız mı?

Dün bir anne, "Oğlum Kıbırs'a gelemiyor. Askerlik süresi ne olacak? Sırada bu mu vardı?" diye bir blog attı… Askerlik süresini kısaltmaya yönelik yasa önerisinin taslağı, komitede hazır! Neden yukarı çıkamadığını, komite başkanına sormak lâzım! Dr. Abbas Sınay, Girne milletvekilidir. Görenler sorsun… Yasayı yazmış, duruyor! Neden?

Türk lirası belki de tarihinin en önemli bunalımlarından birini yaşıyor. 2001 yılında bunun yanında önemsiz sayılabilecek bir değer kaybı yaşandığında, zamanın UBP Hükümeti bile, bir "Kriz Masası" oluşturduydu. Tamam, bizim de kullandığımız Türk Lirası'nın değerini buradan biz belirleyemeyiz ama alınacak hiç mi yerel önlem yok! Geçen akşam, çok bilinen solcu bir sendikacı, beni aradı. "Akşam" dedi, "Eroğlu'na çıktım. Bunların yapacağı bir şey yol! Siz olsun el koyun da ne yapacaklarını bilmezler galiba! Ben, "dedi,"ben bile bunu yapmak zorunda kaldım"!

Varlık sebebleri olan Kıbrıs Sorunu'nda, Papadopulos'un Ozmozis projesi, adım adım uygulamaya konuldu… Dört tambura, beş okka… Dünya umurlarında değil sanki da…

Yaptıkları Evkaf mallarını ipotek olarak verme yasası, bu toplumu bu memlekette topraktan sökecek… Mülksüzleşeceğiz… Kime söylen?

Alacak-verecek Yasası, borcunu ödeyemeyecek 70 bin insanın, ya adadan göçmesi veya güneye geçip yerleşmesi ile sonuçlanacak! Hadi akıl edemediler, söylen… Kim dinler? O konuyu artık sonuçları görülene ve eşcinseller tam dışlanana kadar konuşmayacağım. Toplumu homo/hetero diye kendileri böldü… Sonucu da o olur… Ama bana ne? Çırpının anlatasın, sana söverler…

Retorik ile sorun çözülmez… Beş beter olur… Çözer gibi yapmakla hiç çözülmez…

Plasebo, tıpta kullanılan bir deyimdir. Kendini hasta zanneden bazı "hasta"lara, ilaçtır diye, hiçbir etkisi ve zararı da olmayan bir şey zerkedilir. Örneğin serum fizyolojik! Yani tuzlu su… Ya da nişasta'yı, haptır diye, kendini hasta zannedene verirsin. Günde üç defa yutar… Ve iyi olduğunu zanneder! Oysa, hasta da değildi…

Evet… Okurum haklı… Bu CTP, plasebo olmuş… Vallahi ne halleri varsa, görsünler…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.