Bu defa niçin olacak?

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.44

7.59

$

6.81

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Bu defa niçin olacak?

Birkaç ay önce Sabah gazetesinden aldığım rakamlarla bir yazı yazmıştım. Bir bölümü şöyle:

Güney Kıbrıs'taki bütün mevduatların toplamı, 26 milyar Euro… Bunun 15.4 milyar'ı Rus parası… Güney'de yaşayan 60 bin İngiliz emeklinin payı ne kadar? Henüz bilmiyoruz… Bu bizimkiler Yunanistan'ı kurtaracaklar diye, kendi bankacılık sistemlerindeki 50 milyar Euro'yu körçar etmeselerdi, mesele yoktu… Ama şimdi çarkı çevirmek için, 16-17 milyar Euro'ya ihtiyaçları var! Çünkü, devlet bu parayı garanti edemiyor! Niçin,? Bütün mevduat, üretilen GSYİH'nın altı katı da ondan! Dıştan gelen parayla şişen sistem, yerel kaynaklardan büyümediği için, devletin garanti edebileceği boyutun üstünde… Oysa bunlar, AB'ne uyum sağlamak için önlem alırken, 40 milyar Euro da yatırım yapmışlardı… Düşünün 40+50= 90 milyarı harcadılar… Şimdi 16'ya ihtiyaçları var… Güvenlik duvarı diye girdikleri AB'nin patronu, Almanya bu fırsatı kullanarak, "10 milyarı verelim, 6 milyarı da mevduatlardan vergi olarak kesin" diyor… Yüzbin euro'nun üstündeki mevduatın büyük çoğonluğu, Rus parası… Yani, Almanya; güney Kıbrıs'tan başlayarak, Rus parasını AB dışına atmaya çalışıyor… Sözkonusu taze para gelmezse, sistem çökecek…"

Bir başka yazıda da şuna dikkat çekilmiş:

Kolay anlaşılması için rakkamları küçültelim… Diyelim ki sizin bir yılda ürettiğiniz bütün değerlerin toplamı, 3! Hep beraber çalışıp çabalıyorsunuz, turist geliyor, üç-beş kuruş dışarı birşeyler satıyorsunuz, elinize 3 geçiyor… Ve gene diyelim ki sizin bankalarınız da gerçek ya da yaratılmış, 30 birim mevduatı, bir yerden uydurmuş, kasasında tutuyor… Tabii banka parayı kasada tutmak için yaratmaz! Bir daha diyelim ki bu 30'un 27'sini, kredi olarak vermiş olsun… Faiz oranı da bizdeki gibi değil, bütün dünyadaki ölçüden %9! Mutlak olarak kaç yapar? 3! Yani mevduatın aşırı şişmesi, kredi oranını yükseltir… Vermese banka batacak… Ama siz küçücük bir memleket iseniz, mevduatın GSYIH'nın örneğin 10 katına çıkması, sizi bitirir… Zannedildiği gibi zenginleştirmez…

Bütün ürettiğiniz, sadece yıllık faizi ödemeye gider ve piyasanızda başka hiçbir iş için nakit kalmaz! Güney'de olan, budur… Piyasayı döndürecek nakit kalmayınca, gidip bu parayı (17 milyar euro) Brüksel'den istediler… Onlar da 10 verip, "7 de siz yaratın" dedi! Nasıl yaratacaklar? Mevduatı ve borcu kısıp, makul bir ölçüye getirerek! Yoksa, iki sene sonra bu defa ihtiyaçları 30'a çıkar ve kimse de kimsenin hesap bilmezliğini sonsuza kadar ödemez!!! Reddettiler! Bir koşu, gidip Rusya'ya kapılarda bekletilip aşağılanarak, "Rus parası" şu bu edebiyatı yaparak, memleketin bir limanını satmaya bile kalkıştılar!...

Mesele mutlak değerler değil, oranlardır. Onun için Almanya neden kısmaz? İsviçre neden batmaz? Gibi acaip sorular sormanın da anlamı yoktur! "Borç GSYİH'nın %40'ını geçemez" demek, "mevdıaut da %50-55'i oranında olmalıdır" demenin bir başka biçimidir! Yoksa, para denilen yaratılmış bir değere, bütün ekonomi tutsak olur ve hep beraber batarlar!

3 üretirken, 30 paranız olamaz! Olursa, başınızı yer… "Zurnanın zırt dediği yere" geldik… Bir süre içinde kriz yatıştı ama Rusya'nın "cebellezi" edilen 50 milyar Euro'su ne olacak? O alacak duruyor!AB de öte taraftan, " Ödeyin adamları kapatın bu Rus meselesini" diye baskı yapıp, bunları ve hatta Yunanistan'ı bile, Euro alanı dışına atmakla tehdit ediyor!

Nolacak? Eskiden olsa, "denizde petrol bulmazsa, kurtulamaz" der, gülerdik…

Komşularımız, onu da buldu…

Ancaaak… Çıkarıp satabilmeleri için, bir ufak mesele var karşılarında, "Kıbrıs Sorunu'nu çözmek"! Onu yapmadan çıkarmaya kalkışınca, Türkiye icabında savaş gemisi gönderip; geleni defediyor… İstediğiniz kadar protesto edin… Yapıyor… Çıkaramıyorlar… Güya haklıdırlar ama alacakları yok! Ruslar da adamları değil! Almanlar, hiç değil…

Laiki Bank, kiliseye aittir! Asıl batıp, hepsini batıran da odur… Şimdi anladınız mı neden Başpiskopos Hrisostomos da "ikna" oldu?

BU saatten sonra EDEK ile DİKO'nun kükremesi, artık "davulcu yellenmesi" gibidir… Duyan olmaz!

Bir ara bizim tarafta da neden "mecburiyet" olduğunu yazarım…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.