Aslolan, metoddur!

loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Aslolan, metoddur!

Uzun yıllar süren Kıbrıs Sorunu yüzünden, bizim anlayışımıza göre, Kıbrıs'ta barış, çözüm, halklar arası uyum yaratılmasını istemekle ilerici olmak, solcu olmak özdeşleştirilmektedir. Kıbrıslılık, adeta solculuğun alâmeti farikası haline getirilmekte, yalnız bu alanda değil ama yaşamın her alanında olduğu gibi, kavramlar tersyüz edilmektedir. Entellektüel sohbetlerde bu durum biraz da burun kıvrılarak konuşulmakta, ama kamuoyunun gündemine getirmek, her nedense, bir türlü mümkün olmamaktadır.

Genel anlamda sol, hem göreceli bir kavramdır ve hem de politik olmanın öncesinde düşünsel bir faaliyettir. Karl Marx'a gelene kadar, sosyalist düşüncenin öncüleri olan Robert Owen, De Fourier gibi düşünürler veya İngiliz sendikalistleri Chartistler, politikacı değillerdirler. Ya ütopik düşünce adamları ya da ekonomik mücadele yürüten sendikalistlerdir. Sol düşüncenin politika alanına egemen olması, Karl Marx ve çağdaşlarının döneminde gerçekleşmiştir. Sol politika, genel olarak, evrenin gelişimi ile ilgili bir saptamanın (durağan hiçbirşey yoktur, herşey sürekli bir devinim ve gelişim içerisindedir) topluma uygulanması için ortaya atılan bir iddia ve eylemdir.

Kıbrıs Sorunu'nun çözümünü talep etmek, tek başına solcu, ilerici şu bu olunmasına yetmez… Bugün, örneğin DİSİ gibi bir hareket, bu hedefi savunarak sağ kalmaya, başka bazı hareketler de tam tersini savunarak sol kalmaya devam ediyorlar. Kıbrıslılık da olsa olsa "patriotizm" yani vatanseverlik diye tanımlanabilir ki hiçbir biçimde solun tekelinde olan bir duygu değildir bu! Ve hatta "vatan", "patrié" anlamında, ulusçuluğun bir göstergesi olup, felsefi ve tarihsel anlamda, sol değil, sağ ile ilişkili bir kavramdır. Çünkü, klâsik söylemle," Ulusal sorun, burjuva demokratik bir sorundur."

Kıbrıs Türk Solu'nun, hem bu kavramlarla haşır neşir olup, hem de "sol" olarak kalabilmesinin altında, başka nedenler yatmaktaydı. "Sol göreceli bir kavramdır"… Örneğin Fransız İhtilali döneminde, mecliste kralın seçtiği vekiller sağda, halkın seçtikleri ise solda otururlardı. Sağ-sol kavramları da oradan gelişti. Ne var ki o solda oturan milletvekilleri, burjuvalardı… Yani, ilk "solcular" burjuvalardı! Zaman ve zemine göre, sürekli gelişim, her koşul altında gelişimden yana olanları "solcu" ona karşı olanları da "sağcı" diye belirler. Aristokrasi'ye karşı gelişimi savunan burjuvazi, solcu idi… Emperyalizm çağında artık kendine ait bir düzeni olan ve onın değişmemesi için çırpınan burjuvazi ise sağcı olmuştur. Post mdern çağda, kime ne denileceğine tarih karar verecektir.

Toplumun bir adım daha ileri gidebilmesi için düşünsel, ekonomik ve siyasal faaliyet sürdürmek… Çare olarak, geriye dönmeyi değil, ileriye gitmeyi, sistematik olarak benimsemiş olmak… Metodik olarak, geçmişe ait düşüncelerden değil, ileriye yönelik gelişmekte olan kavramlardan, argümanlar geliştirmek. Solu sol, sağı da sağ yapan şeyler, savundukları politik hedefler değil, insanı, toplumu, doğayı ve özetle evreni tanımlamada kullandıkları, metottur! Tarihsel koşullar, zaman zaman sağ bir hareketle, sol bir hareketin ayni politik hedefi savunmalarını, sağlayabilir. Kuruluş aşamasındaki Türkiye Komünist Partisi'nin Turancı olması ya da güncel olarak hem DİSİ hem de Kıbrıs Türk Solu'nun, çözüm ve barışı birlikte savunmaları gibi… Eğer sağcı ya da solcu olmayı, güncel politik hedefler ile karıştırırsanız, aklınız karışabilir…

Evrenin sürekli bir değişim içinde olduğunu bilmek, evrende herşeyin sürekli bir proçesin o andaki halinden başka birşey olmadığının farkında olmak, herşeyin içinde kendi karşıtını barındırdığını anlamış olmak; doğum anının, ölümün başlangıç noktası olduğunun bilincinde bulunmak ve birikim olmadan değişim olamayacağının ayırdında olmak… Kriter, budur…

Kendi başına herhangi bir politika, bir şeyin kanıtı, değildir.

Aslolan, metoddur!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.