Biraz sosyal tarih konuşalım

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.51

7.66

$

6.76

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Biraz sosyal tarih konuşalım

"Tüm sıracaları kurutur, gazları çıkarır, karaciğeri güçlendirir, saflaştırma niteliğinden ötürü su toplamaları yok eder, uyuz ve kan bozulmasına karşı ayni biçimde iyi gelir, kalbi ve onun hayati atışlarını tazeler, karın ağrıları ve iştahsızlık çekenleri rahatlatır, soğuk nemli, ağır basan beyin düzensizliklerine iyi gelir. Ondan çıkan duman, göz kamaşması ve kulak uğultusu için iyidir. Tıknefesliğe, ciğere oturan nezleye ve dalak ağrılarına, kurtlara iyi gelir, çok yeyip içtikten sonra olağanüstü rahatlık sağlar. Çok meyva yiyenler için bundan iyi bir şey yoktur."

Yukarıdaki satırlar, 17.yy'da Fransa'da yazılmış bir kitaptan alıntıdır. Ben Fernand Braudel'in yalancısıyım. (Maddi Uygarlık c.1 s.220) Anlatılan bu can ilacı ne peki?

Kahve… Eşim, "kahve yapayım mı?" deyince aklıma geldi…

Üstad, bazı başka hekimlerin de bu "ilacın", cinsel gücü yok ettiğini, erkekleri hadım ettiğini ileri sürdüklerini kaydetmiş ama kaynak vermemiş! Şimdi hiç de sırası değil üstelik…

Braudel'e göre kahve, kahve olamanın tadını, Paris'e ulaştıktan sonra yaşamıştır. 1450 yılına kadar, dünyada kahve diye bir şeyin varlığından kimse haberdar değildi, biliyor musunuz? İlk defa o yıl Aden'de içildiği bildiriliyor. Oradan Mekke'ye geçmiş ama 1511'de içimi yasaklanmış… 1524'te bir daha yasaklanmış! Demek ki arada yasak hükmünü sürdürememiş. 1510'da Kahire'de görülüyor… 1555'te İstanbul'dadır… Oradan bütün İslâm âlemine dağılıyor… Ta, Cezayir'e kadar…

İtalyan seyyah Alpini, 1615'te İstanbul'da kahvenin sohbet eşliğinde içildiğini yazar. Gidin sabahları Büyük Han'a… Bugün de ne eşliğinde içildiğini görürsünüz… O yıl kahve, Venedik'te de görülmüş… … Ancak Paris'te ortaya çıkması: 1643… 1644'te Roque isimli bir tüccar, kahveyi Marsilya'ya götürmüş 1651'de Londra'da görülmüş…

Braudel, "Türk elçisi" Süleyman Mustafa Paşa'nın 1669'da Paris ziyaretinde kahve sunduğunu ve elçilik görevi başarısız geçse bile, kahveyi Paris'te moda etmekte çok başarılı olduğunu yazıyor. Yazının girişindeki alıntı da kahve hakkında Fransa başkentinde 1671'de yayınlanan bir kitaptan alındı. Paris'te Türk usulü ilk kahve dükkânını da Hatariyun isimli bir Ermeni açmış… 1672! Başarılı olamayınca, Londra'ya göçmüş. Paris'te bir başka Ermeni, Maliban ondan sonra da Hatiriyun'un garsonu olan, Sicilyalı Coltelli; birer kahve dükkânı açmışlar. Coltelli'nin kahvehanesi Procobe hâlâ açıktır. 1688'den beri, Comedié Française'nin tam karşısındadır. Sonradan Academié Française'nin genel sekreteri olan Charles Duflos, oradan hiç çıkmazmış vakti zamanında…

1782'den beri de Fransızlar sabah kahvaltısında sütlü kahve içerler… O yıl kahve tüketimi birden üç katına çıkmış… Ve o yıldan sonra, alternatif üretim alanları da sökün etmeye başlamışlar… Bourbon Adası, Cayenne Adası, Martinik, Jamaica, Santa Domingo… Buralarda 1730'larda başlayan kahve tarımı, 18.yy sonlarında Arap kahvesinin yerini almaya başlamış…

Kahve'nin Atlantik'i aşıp Amerika'ya varmasının da aşağı yukarı 1722'lerde olduğu sanılıyor. Amerika sömürgelerinin Britanya'ya isyanını nedeni, çaya yapılan vergi zamlarıdır ya? Çay zaten boykotlu, kahve içen birileri yardıma gelmiş…

Paris'te Coltelli'nin açtığı kahvehane halâ açık… Peki, İstanbul'da o zamandan kalma kahvehane var mı?

Hayır!

Neden?

Çünkü, Osmanlı her aklına estiğinde kahvehanelerde halk toplanıp zararlı şeyler konuşuyor diye, hem oraları kapatmış ve hem de kahve içimini yasaklamıştır da ondan…Defalarca… Sürekliliği olan kurumsallaşabilen kahvehane yok, İstanbul'da… Mahalle kahveleri kahve yapmayı bilmediğinden, (Rahmetli Ecevit zamanında döviz yok diye uzun yıllar kahve ithalatı da mümkün değildi ya! Unutmuşlar…) Starbucks'da içiliyor şimdi kahve… Ayran budalası gibi, sırıtaraktan… Memnun ve dahi mes'ud…

Sosyal tarih, aslında siyasi tarih kadar öğreticidir.

Siyasete de geçecem ama, az durun bir nefes alayım…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.