Maraş'ı değil; Mağusa'yı verelim gitsin… ama…

loading
2 Haziran, Salı
£

8.51

7.58

$

6.81

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Maraş'ı değil; Mağusa'yı verelim gitsin… ama…

Bir kısmını yakından tanıdığım bir grup var: Mağusa İnsiyatifi!

Bu arkadaşlar, temennilerle gerçeği birbirine karıştırarak, tutturdular: "Maraş'ı iyi niyet gösterisi olarak, görüşmelere başlamadan geri verelim, onlar da Ercan'a uygulanan ambargoyu kaldırsın!"

Güzel lâf… Keşge da olsa… Ama Ercan'a resmi havaalanı muamelesi yapmak, bugünkü hukuk içinde imkânsızdır. Neden?

16.07.2012'den başlayarak bu sütunda bunun nedeni üç gün süren bir dizi yazı ile anlatmıştım. Çok merak eden, o makaleleri de okur ama bir özetini vereyim… Belki yarına da kalır, kusura bakmayın…

"Elimde, bir İngiliz akademisyenin yazdığı bir rapor var. Başlığı: Tanınmayan Devletlerde Hava Trafiği- Bir örnek olarak Kuzey Kıbrıs… Adını ve çalıştığı üniversiteyi yazmayacağım, çünkü özel olarak paylaşılmış bir çalışma!

…Söz konusu yazının zemininde, uluslararası hava trafiğini düzenleyen, 1944 tarihli Chicago Konvansiyonu vardır. Kıbrıs Cumhuriyeti, henüz Türkler de devlette temsil edilmekteyken, Chicago Konvansiyonu'na taraf olmuş, sonradan da buna itiraz eden, olmamıştır. Söz konusu konvansiyon, devletlerin egemenliklerinin, ülke üstündeki hava sahalarına da etkin olduğunu ve bu alanlardan geçmek ya da bu bölgelere sefer yapabilmek için, ilgili devletin izninin gerektiğini, karar altına alır… Dolayısıyla, KKTC tanınmadığı sürece, Kıbrıs Hava sahası veya toprağına sefer yapmak ya da bu sahadan geçmek için, "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin, izni gerekir! De facto egemenliğin, hukuk açısından bir anlamı, yoktur. Chicago Konvansiyonu, "savaş halinde bile bu kuralların geçerli olduğunu" karar altına almış, "askeri işgal"in bile bunu değiştirmeyeceğini vurgulamıştır! Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu (ICAO) bu kurallarla çalışmaktadır… Chicago'nun tamamlayıcısı olan Viyana Konvansiyonu'nda da bu gibi durumlara çare üreten bir düzenleme, yoktur.

Bu çerçevede, Kuzey Kıbrıs'tan yapılan bütün uçuşlar, Türkiye iç hatlarında, charter seferi muamelesi görmüşlerdir… Hiçbir uluslar arası havayolu şirketi, kuzey Kıbrıs'a tarifeli veya charter sefer yapamamaktadır, çünkü Kuzey Kıbrıs'taki fiili yerel otorite, dünya sivil havacılık trafiğini düzenleyen Chicago Konvansiyonu'na taraf, değildir. Taraf olan "Kıbrıs Cumhuriyeti" ise buna izin vermemektedir.


Ancak, bir "devlet"in tanınmamış olması, o "devlet"in hava trafiği dışında tutulması anlamına gelmez! … Bunun için, Karşılıklı (Bilateral) Anlaşmalar yapmak, gerekir. Kaldı ki Asmara örneğinde, bu bile yoktur. Bu konudaki en önemli örnek ise Çin Cumhuriyeti'dir! Bildiğiniz adıyla, Taiwan… Tanınmış bir devlet değildir ama ikili anlaşmalar aracılığı ile hava trafiğini düzenlemektedir!

… Bu nasıl olur? IATA (Uluslar arası Hava Trafiği Birliği) aracılığıyla… IATA, 1945'te Montreal'de kurulmuş bir NGO'dur! Sivil Toplum Örgütü… Üyeleri, devletler değil, havacılık şirketleridir… Görevleri de uçuşların güvenliğini, şirketler arası ve ICAO ile ilişkileri, düzenlemektir. IATA'nın üyelerine "kuzey Kıbrıs'a sefer yapın" demek yetkisi yoktur ama Avrupa'dan Türkiye'ye touch down yaparak Ercan'a ulaşan seferleri mümkün kılan, THY'nın IATA ile yaptığı anlaşmalardır…

Bu bakımdan, bakılması gereken örnek, Taiwan'dır…

Almanya, Çin Halk Cumhuriyeti'ni tanıyınca, Taiwan denilen Çin Cumhuriyeti'ni tanımaktan vaz geçer ve Lufthansa da Taipei'ye yaptığı seferleri durdurur. Çünkü Çin Halk Cumhuriyeti, Formoza (Taiwan) adasının, kendisinin işgal edilmiş bir parçası olduğu iddiasını halâ sürdürmektedir! Ve Almanya'nın kıta Çin'inde paha biçilmez çıkarları vardır. Ne var ki Lufthansa, 20 yıl uçmadığı Taipei'ye 1993'te tekrar sefer yapmaya başlar! Mandarin Air Lines da 20 yıl sonra tekrar Frankfurt havaalanına iner… O zamandan beri, yirmiden fazla ülke, tanımadıkları Taiwan ile tarifeli hava trafiğini sürdürüyorlar. Chicago Konvansiyonuna göre, bu uçuşların Çin Halk Cumhuriyeti izni ile yapılması gerekir. Biejing Hükümeti ise 1993'te yayınladığı bir bildiri ile buna izin vermediğini, ilân etmiştir. Ne var ki koca Çin, Taiwan'a uluslar arası tarifeli uçuş yapılmasına engel olamamaktadır. Her ülke aynı yolu izlemese de herkes, Taiwan hava sahasının, Çin'in egemenlik sahası olduğunu kabul ettiğini söyleye söyleye, Taipei'ye tarifeli sefer yapmaya, 1993'ten beri devam ediyor. Çin de utangacça "iznim yok" demeye…

Nasıl?

O da yarın…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.